Yaşlanmaya Yönelik Yeni Gelecek

Yüzyıllardır herkesin aklında olan ” Neden Yaşlanıyoruz ? ” sorusunun 100’den fazla öne sürülen teorisi bulunmaktadır. Tamamen bir sonuca ulaşılmasa bile bu konuda fikirlerin olması daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmemiz için önemli olacaktır. Bu noktada özellikle son 30 yılda gelişen genetik bilimi karşımıza çıkıyor. Zaten yapılan çalışmalar son yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle birlikte daha ümit verici sonuçlar karşımıza çıkarabilir. Şimdi biraz detaylandırarak bu çalışmalardan  bahsedelim.

Massachussets Teknoloji Enstitüsü profesörlerinden Leonard Guarente, ilk olarak ucuz ve kolay bulunabilmesi sebebiyle ekmek mayasıyla bir çalışma yaptı. 2 hafta yaşam yaşam süresi olan bu mayanın bölünmeye devam etme sebebini bulursa yaşlanma mekanizmasında önemli bir adım atmış olacaktı. Yaklaşık 8 yıl sonra bu maya hücrelerini izole ettiler ve işte o geni keşfettiler. Sirtuinler… Çeşitli formları olan bu geninin SIRT2 genini maya hücresinde ekspresyonu sağlandığında mayanın ömrü %50 daha fazla oldu. Daha sonra Kaliforniya Üniversitesinde Caenorhabditis elegans adı verilen ve insanlara çok benzeyen organ sistemleri olan aynı zamanda dışarıdan bakıldığında iç organlarının görülmesi sayesinde bu çalışmalar için harika bir organizma olması nedeniyle çalışmada kullanılmıştır. Bu çalışmada DAF2 geninin ekspres edilmemesi organizmanın ömrünü iki katına çıkarmıştır. Bu gen aynı zamanda hücrenin DNA’sına zarar veren radikallerin ortaya çıkışını engellemiştir. Aynı genin benzerine farelerde ve insanlarda da rastlanmıştır ama asıl insan ömrü için önemli gen SIRT3 geni olarak belirlenmiştir. Sirtuin aktive edici molekülerin sentetik formları geliştirilmiş ve şuan birkaç sirtuin aktivatörü klinik çalışmalardan geçmektedir.

Yeni geleceğin çok da uzak olmadığına her geçen gün şahitlik ettiğimiz şu zamanlarda, daha ilerisine dair fikirleri aklımıza getirmemek pek de mümkün görünmüyor.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin