Uçurtmayı vurmasınlar “Barış ve inci”

blog
Gülşen Ekin Budak

Cezaevin de” büyüyen “çocuk olmak ,bu çocukları koruyacak ne bir mevzuat var ne ihtiyaçlarını karşılayacak ve sağlıklı  büyümelerini  sağlayacak  bir ortam var.

                                                                 Türkiye’de  900 den fazla annesiyle hapis hayatı yaşamak zorunda olan çocuklar var .Bir yazı  okumuştum  annenin  çocuğuyla hapisteki hayatını ek gıdaya  geçmesi gereken dönemde çocuğuna bunu verememenin eksikliğini yaşamış beslenme yetersizliğinden dolayı vitamin ve demir eksikliği olduğunu, doktorun ise onlara “çocuğun ek gıdalarına dikkat etmesi” gerektiğini söylemesini ve şaşkınlıkla doktora bakmasını, ne kadar çocuğuna iyi bakabilirdi ki öyle bir ortamda çünkü orası “kreş değil cezaevi ” oldugunu soylenlere rağmen iyi bakmaya çalışıyor , her sabah sayım için  düdük  sesiyle uyanmasını anlatıyor,  cocugun hem beslenme hem de saglikli buyumesi icin ihtiyaclari karşılanmıyor .”Cezaevinde anne olmak”, üç  yaşına kadar anneyle kalmak zorunda  ,üç yaşından sonra kreşe veriliyor oda her cezaevinde yok . Suça sürüklenen çocuklar, annesi babası cezaevinde olan çocuklar ve cezaevinde büyüyen çocuklarla ilgili çalışmalar ne durumda.  Devletin bu konu da çalışmaları var mı? son dönemlerde Adalet Bakanlığı’nın bu konuda bazı çalışmalar yürüttüğünü, fakat bunların yetersiz olduğu aşikar, beslenmenin yanında fiziksel koşulların da elverişsiz olduğunu, hatta çocuğun/bebeğin ayrı bir yatağı olmadığı için anneyle birlikte aynı yatakta “ranza “yatmak zorunda kaldığını biliyoruz ,aslında hapis cezalarının düzenleniş biçiminin işlevsel olmadığı kanaatindeyim özellikle doğu da  ki ceza evleri çok sıcak ve sağlıksız,. Bu çocukların hayatları ile kumar oynanıyor. Çocuklar güneş ışığı görmeden, uçurtma uçuramadan, akranlarıyla vakit geçirmeden ne kadar sağlıklı bir gelişim sağlayabilirler ki                                                                 uçurtmayı vurmasınlar filmi aklıma geliyor İnci’nin Barış’a 

 “Burada uçmaz Barış’cığım, çok küçük gelir bu avlu ona.
-Küçük uçurtma uçururuz.
-Yine uçmaz. kocaman çayırlarda uçurmak gerekir.
-Kocaman çayır nasıl olur İnci ?   Filmin sonu hepimizi ağlatmıştı yabancı dilde akademi aday adayi ödüllü  bir flim  1989 dan beri bir sey degisti mi diye soruyor insan ,cezaevinde ki  gençlerin, çocukların sesini duyun eğitim hakları ,sağlıklı gelişim  ve yaşama hakları  var .Bu haklarını  yerine getirin ki cezaevinden çıktıktan  sonra bir yerlere gelebilsinler , onlarda başka  hayatlara dokunsunlar.   Güzel günler göreceğiz ,beraber uçurtma uçuracağız Sözdar’a itafen 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin