Okula dönüş yolculuğunda ebeveynler neler yapmalı?

yeni eğitim modeli

Dört gözle beklenen okulların açılma süreci ve yeni eğitim modeli, eğitimciler ve aileler arasında kimi zaman tartışmalara sebep olabiliyor.

Kendilerini alışık olmadıkları bir dijital eğitim döngüsünün içinde bulan aileler ve öğretmenler, eğitimin kalitesinin düşeceğine, çocukların öz disiplin sağlayamayacağına, öğretmenlerin harmanlanmış ve seyreltilmiş öğrenim modeline yeteri kadar hakim olamadıklarına kadar birçok soru akıllarını kurcalıyor. Bunun yanında üstün potansiyelli çocukların seyreltilmiş müfredat ile karşı karşıya kalması, yeterli desteği göremeyen tanılı çocukların akademik ve sosyal gelişimlerinin nasıl geliştirileceği ise yeni nesil çözümler gerektiren bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bilindiği üzere okulların çevrimiçi eğitim ile başlaması ardından kademeli olarak, öncelikli seçili sınıflar ile yüz yüze eğitim modeline geçilmesi, ardından ara sınıfların yarı yarıya bir sayı ile eğitime başlaması önümüzdeki en olası senaryoyu oluşturmaktadır. Mart ayı itibariyle okullarından kopan öğrencilerin geçen onca zaman içerisindeki öğrenme kayıpları, EBA ve öğrencilerin kendi öğretmenleri ile gerçekleştireceği dersler sayesinde telafi edilebileceği yönünde.

Senaryonun bu şekilde olması ihtimali, Mart ayında yaşanan sorunların sonbaharda okulların açılması ile tekrardan gündeme geleceğine ihtimal vermemize sebep oluyor. Nedeni ise; başta yeterli altyapıya sahip olamayan aileler (internet olsa dahi, maddi olarak güçsüzlük), öğrencilerin öz disiplinlerindeki eksiklikler, ebeveynlerin bu süreçte nasıl hareket edeceğini bilememesi, aile içi huzursuzluklar, çocukların ve ailelerin kaygı sorunları ve korkuları, kalabalık sınıflardan dolayı online eğitimde yeterli disiplin ve istikrarın sağlanamaması, çevrimiçi öğretim esnasında sınıf kontrolünün sağlanamaması gibi durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fakat diğer yandan özellikle, özel okullarda güçlü teknolojik alt yapı desteği, her öğrenciye ulaşabilme imkanı, öğretmenin az sayıdaki öğrenciler ile etkin sınıf kontrolü, öğrencinin derse katılımlarında destekleyici tutum, istikrar, geri bildirimler ve disiplin politikaları, gelecek dönem için ve belirli bir kesim için umut vericidir.

Her iki durumda da üzerinde sıklıkla durduğum bir konu var ki, o da ebeveynlerin bu süreci nasıl takip edecekleri konusunda yeterli bilgi ve beceri ile donatılmaları gerektiğidir. İnternet sayfalarında bolca hizmet içi öğretmen eğitimlerine tanık olurken, ne yazık ki sıkça iş birliği içerisinde bulunacakları ve en büyük destekçileri olacak olan aileler, bilgilendirilme sürecinin gerisinde kalmaktadır. Üzerine ise, eğitim uzmanlarının yenilikçi ve çözüm üretici olmayan, eleştirel tavırları aileleri bir hayli tedirginliğe itmektedir.

Ünlü İran şairi Sadi’nin de dediği gibi“İki şey ruhumuzu karartır, biri konuşacakken susmak, diğeri susacakken konuşmak.” Bu söz, gündemimizdeki sorunları ve tedirginlikleri görmezden gelerek, aileler ve öğretmenler ile empati kuramayan, kültürel etkinin öneminin farkına varamayan eğitim uzmanları için hatırlatıcı olmalıdır.

Biz öğretmenler her mecrada eğitimin temeli dediğimiz, ilk mentörler dediğimiz ailelerin yanında, destekleyici ve yol gösterici bireyler olmakla sorumluyuz. Öğretmenler şu sıralar çevrimiçi eğitim planlaması ile meşgulken, aileler ise okula dönüş yolunda çocukları için atacakları adımlar konusunda sayısız senaryolar ile uğraşmakta. Ailelere bu sistem içerisinde nasıl davranacaklarını, çocuklarının akademik ve öz disiplin sorunları ile nasıl başa çıkacaklarını ayrıntılı ve uygulamalı bir biçimde anlatmak öncelikli tutumlarımızdan biri olmalıdır.

Öğrenme kayıplarının bir hayli yaşandığı pandemi sürecindeki eğitim boşluğunda, aileler online eğitim sisteminde çocuklarına nasıl yardımcı olabilir ve evde öğrenmeyi nasıl destekleyebilirler?

Öncelikle, aileler uzaktan eğitim süreci başladığında, hibrit ve seyreltilmiş modele geçildiğinde çocuklarının öğrenme sorumluluklarının daha da çok artacağını, otonom öğrenme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini bilmelidir. Pandemi süreci başındaki ani değişen eğitim sistemi ve yaz döneminde oluşan disiplin boşlukları, aileler olarak elimizi taşın altına daha fazla sokmamıza sebep olacaktır. Kendi çocuklarım ve öğrencilerim ile deneyimlemediğim uygulamaları sizinle paylaşmadığımı tekrar belirtmek isterim, yaşadığımız sorunların ortak oluşu, sizleri daha da iyi anlamamı sağlıyor. İşte 10 maddelik tavsiyeler:

– Ebeveynler olarak ilk ve en acil işimiz, çocuklarımızın nasıl öğrendiğini ve çalışma stilinin ne olduğunu keşfetmek. Bunun için internet sitelerinden veya okul rehberlik biriminizden destek alabilirsiniz. Çocuklarınızın nasıl öğrendiğini keşfederseniz, onların dilinden konuşmanız daha kolay olacaktır.

– Yeni eğitim döneminde notlara asla takılmayın. Çocuklarınız sizin kadar veya sizin ifade tarzınız ile endişelerini belli edemiyor olabilir. Hem fiziki hem de ruhsal sağlıkları her şeyden önce geliyor.

– Müfredat seyreltmesi gibi ev ödevi standartlarının da değişeceğine inanmaktayım. Bu sebeple proje çalışmaları, kişiselleştirilmiş veya farklılaştırılmış öğrenme tekniklerine uygun ödevlendirme süreçleri gündemimizde yer edinecek. Bu da öğrencilerin bireysel ve sorumluluk alabilen, araştıran ve yorum katabilen bireylere dönüşmelerine sebep olacaktır, kısacası otonom öğrenme becerileri hiç olmadığı kadar önem kazanacaktır. Çocuklarınızın çoklu zeka türlerinden hangi zeka stiline sahip olduğunu daha doğrusu hangi zeka türünün ağır bastığını öğrenirseniz evde o alana yönelik çalışmalarda bulunabilirsiniz.

– Sınıf öğretmenleri, evde öğrenme sürecini planlamaktan, takip ve destek olmaktan sorumludur. Öğretmeniniz ile diyaloğunuzu sıklaştırmanız ve yardım gerektiren durumlarda iletişime geçmeniz faydalı olacaktır.

– Pandemi sürecinin ilk haftalarında üzerinde sıklıkla durduğum bir konu da “rutin oluşturmak” olmuştu. Fakat o zamanlar için rutin planımız haftalık tamamlamalar şeklinde, esnek, beceri ve öz disiplin tabanlı bir modeldi. Okula dönüş yolculuğunda çocukların günlük planlara ihtiyaçları olacaktır. Bu sebeple “günlük rutin” içerisinde akademik, öz disiplin ve beceri barındıran etkinlikler yer almalıdır.

– Bazı okullar veya öğretmenler yeterli çevrimiçi öğrenim kaynağı sağlama konusunda eksik kalabilir. Bu sebeple okul açılmadan evvel kullanabileceğiniz ücretsiz çevrimiçi öğrenim kaynaklarını arşivlemenizde fayda var.

– Çocuklarınız için, eğer imkanınız varsa mutlaka bir eğitim köşesi oluşturmalısınız. Bol ışık almasını, rahat etmesini ve yaratıcılığını kullanabileceği özgün bir alan olmasını göz önünde bulundurun.

– Çalışan bir ebeveynseniz veya çocuklarınızın akademik, duygusal gelişimi için gerekli destek ve takip konularında yardıma ihtiyacınız var ise evde eğitim danışmanlığı yapan mentörler ile çalışabilirsiniz. Fakat bu kişilerin, uygulamadan gelen, saha deneyimi olan, YÖK tarafından tanınan diplomaya sahip olma, daha önce bu işi etik değerleriyle içselleştirmiş ve hayatının bir parçası haline getirmiş kişiler olmasına dikkat edin.

– Özellikle anaokulu ve 1. sınıf öğrencileri için faydalı olacağını düşündüğüm kapsül eğitim veya nano okul modellerini kullanmaları konusunda ebeveynlerin artı ve eksilerini dikkatle araştırmalarını tavsiye ederim.

– Çocuklarımız yaklaşık 6 aydır sürekli bir değişim içerisindeler. Okullar açıldığı zaman ise farklı bir değişim sürecinin içinde dahil olacaklar. Sık sık alışılmış durumun ve hayat tarzının sınırları dışına çıkmak onlarda davranış değişikliğine sebep olabilir, bu tip durumlara hazırlıklı olun. Sık sık çocuklarınız ile konuşun ve duygularını size açmasına müsaade edin. Cevap vermek veya akıl vermek için değil, sohbet etmek için dileyin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin