
Gençlik aslında insan hayatının en güzel dönemi. Enerjinin en yüksek olduğu, hayallerin büyük olduğu, planların kafada uçuştuğu zamanlar. Ama nedense en çok yorulan, en çok uykusuz kalan, en dengesiz beslenen de gençler oluyor. Ben hem hastalarımda görüyorum hem çevremdeki öğrencilerde. Günün yarısı telefonda, sosyal medyada, bilgisayarda geçiyor. Dersler, sınav stresi, arkadaş ilişkileri derken sağlığa sıra gelmiyor. Ve en çok yapılan hata şu: “Ben gencim, bana bir şey olmaz.”
İnanın bana gençler, olur. O an fark etmiyorsunuz ama yıllar sonra ortaya çıkıyor. Bugün 20 yaşında yaptığınız bir alışkanlık, 40 yaşında karşınıza çıkıyor.
Uyku: En Çok İhmal Edilen Ama En Önemli İhtiyaç
Gençlerde uykusuzluk bir yaşam tarzı haline gelmiş. Gece 2-3’e kadar telefonda vakit geçiriliyor. Netflix, oyun, sosyal medya derken sabah kalkmak işkenceye dönüşüyor. Sonra da derslerde konsantrasyon bozukluğu, sürekli yorgunluk, hatta sinirlilik hali.
Benim çok gördüğüm bir şey şu: Gençler “ben az uykuya alıştım” diyor. Aslında alışmak diye bir şey yok. Vücut bir şekilde idare ediyor ama arka planda zarar görüyor. Beyin yeterince dinlenmiyor, bağışıklık sistemi düşüyor, hatta uzun vadede kalp sağlığı bile etkileniyor.
Şunu bilin; uyku bir lüks değil. Uykuyu önemsemek, kendinize yatırım yapmak demektir. Günde 7-8 saat uyuyan gençler, sadece derslerinde değil, sporlarında, ilişkilerinde bile daha başarılı oluyor. Daha sabırlı, daha üretken, daha mutlu hissediyor. Kısacası uyku, hayatınızı düzene sokan en önemli alışkanlıklardan biri.
Beslenme: Gerçekten Ne Yersen O’sun
Gençler arasında fast food kültürü çok yaygın. Hamburger, pizza, cips, enerji içecekleri… Kısa vadede keyif veriyor ama uzun vadede bedeninizi yoruyor. Hele enerji içecekleri, kahveler… sınav zamanı adeta su gibi tüketiliyor. Bu içecekler geçici bir enerji sağlıyor ama birkaç saat sonra sizi daha yorgun hale getiriyor.
Şekerli yiyecekler de aynı. Kan şekerini bir anda yükseltiyor, sonra hızla düşürüyor. Bir bakıyorsunuz çok enerjiksiniz, bir saat sonra gözünüz kapanıyor. Bu iniş çıkışlar beyninizi de yoruyor.
Sağlıklı beslenmek için mucize diyetlere gerek yok. Basit şeyler yeterli: Sabah mutlaka kahvaltı yapmak, bol su içmek, abur cuburu azaltmak, sebze ve meyvelere yer vermek. Bugün bunları düzenli yapmaya başlarsanız, gelecekte çok büyük faydasını göreceksiniz. Unutmayın, gençlikte kazanılan sağlıklı alışkanlıklar ömür boyu sizinle kalır.
Hareket: Sadece Spor Değil, Bir Yaşam Tarzı
Gençler “hareket” deyince sadece spor salonunu düşünüyor. Ama hareket bu kadarla sınırlı değil. Günlük yaşamda yaptığınız küçük seçimler bile hareket demek. Otobüsten bir durak önce inip yürümek, asansör yerine merdiven kullanmak, hafta sonları arkadaşlarla halı saha oynamak… Bunların hepsi hareket.
Benim mesleğim gereği çok net gördüğüm bir şey var: Hareketsiz yaşam, hastalıkların en büyük sebebi. Obezite, şeker hastalığı, kalp sorunları… Hepsi temelde hareketsizlikten kaynaklanıyor.
Gençken kaslarınız güçlü, enerjiniz yüksek. Bu avantajı kullanın. Basketbol, futbol, yüzme, koşu, dans… neyi seviyorsanız onu yapın. Yeter ki bedeninizi hareketsiz bırakmayın. Çünkü hareket sadece kilo vermek için değil, ruh sağlığınız için de çok önemli. Spor yapan gençlerin özgüveni daha yüksek oluyor, stresi daha kolay atlatıyor.
Sağlık, Disiplin ve Gelecek
Burada unutmamanız gereken bir şey var gençler: Sağlıklı yaşam demek sadece bedene iyi bakmak değil. Sağlıklı yaşam disiplin kazandırır. Erken yatıp erken kalkmak sizi daha planlı yapar. Düzenli beslenmek, hayatta istikrarı öğretir. Spor yapmak size sabrı, mücadeleyi, azmi öğretir.
Benim gözlemim şu; sağlıklı yaşam aslında sizi sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da güçlü yapıyor. Yani derslerde daha başarılı oluyorsunuz, sınav stresini daha kolay atlatıyorsunuz, hayata daha pozitif bakıyorsunuz.
Küçük Adımların Büyük Etkisi
Sevgili gençler, şunu unutmayın: Sağlıklı yaşam bir anda büyük kararlarla başlamaz. Kimse bir günde hayatını tamamen değiştirmez. Küçük adımlar çok önemlidir. Her gün biraz daha erken yatmak, biraz daha fazla su içmek, biraz daha çok hareket etmek. Bu küçük adımlar birleştiğinde hayatınız değişir.
Bugün sağlığınıza önem verirseniz, yarın çok daha güçlü, çok daha mutlu, çok daha başarılı olursunuz. Bilim bize hep şunu söylüyor: Sağlık gençken kazanılır, yaşlanınca korunur.
Kısacası gençliğinizi boşa harcamayın. Uykunuza, beslenmenize, hareketinize dikkat edin. Çünkü bu alışkanlıklar gelecekte sizin en büyük servetiniz olacak. Sağlıklı ve uzun yaşamak herkesin hayallerini süslemektedir… İsterseniz sağlıklı ve uzun yaşam hakkında yazdığım yazıya da göz atabilirsiniz. Unutmayın, her şeyin başı sağlık.








