Geçtiğimiz Kasım ayının son haftasını Türkiye İnovasyon Haftası olarak ikinci kez kutladık. İlki 2012 yılında düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası artık önemli gün ve haftalar arasında yerini almaya başladı. Bu haftanın takvime yerleştirilme amaçları teknolojide AR-GE ye teşvik etmek, inovasyonun ekonomi ve ihracattaki yeri ve önemini vurgulamak, inovasyona toplumsal farkındalık yaratmak, sanayi ve üniversiteler arası iş birliğini geliştirmek şeklinde sıralanabilir.
Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız bu sihirli sözcük nedir, niçin bu kadar önem verilmektedir, biraz sorgulama, biraz da bu konuda yaşadığım tecrübeleri siz okurlarımızla paylaşmak istedim.
İnovasyon ingilizce “innovation” kelimesinden dilimize giren yenilikçilik, yenileşim anlamına gelen bir terimdir. Temel olarak yeni faydalı ürünler ve modeller geliştirmek olarak tanımlayabiliriz.
İstanbul’da geçtiğimiz hafta, “Gelecek İstanbul’da ” sloganıyla Türkiye İnovasyon Haftası etkinliği düzenlendi. Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) katkılarıyla gerçekleşen, yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda katılımcının yer aldığı etkinliğe ben de Gazi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi vasıtasıyla iştirak ettim.
Bu büyük etkinlikte prestijli firmaların Ar-ge ekipleri ve geliştirdiği yeni ürünleri, Üniversite Teknoparkları ve Teknoloji Transfer Ofislerinin üzerinde çalıştığı projeler, tasarımlar, prototipler sergilendi.
Türkiye’nin inovasyonda ulaştığı noktayı ve yakaladığı önemli aşamayı en güzel şekilde gözler örüne seren etkinlik, Türkiye’nin sanılandan çok daha hızlı mesafe katettiğinin ve önünde parlak bir geleceğin işaretlerini verdiği bir mihenk taşı olarak dikkat çekti.
Gözlemimden çıkan yargı şu idi; Türkiye’de eksik olan ne sanayi ne de bilgiydi. Bizdeki eksiklik inovasyon atağıydı ve bu bombanın pimi de artık çekilmişti.
Türkiye, dünya ekonomisinde almayı hedeflediği ağır sanayi rolünde oldukça ileri gitmesine rağmen, modern dünyanın geçiş yaptığı yüksek katma değer üreten yüksek bilgi, inovasyon, Ar-Ge aşamasına henüz geçememiş durumda ve bunun sancılarını yaşamaktadır.
Ucuz işgücü kaynağı durumundaki Türkiye, gerek yükselen milli geliri, gerek sanayi alt yapısı, gerekse hızla artan yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimini harekete geçirme ve bilgi toplumu denen bir üst basamağa sıçramanın sancılarını yaşamaktadır.
Türkiye 2023 hedefleri doğrultusunda inovasyona ciddi bir bütçe ayırarak Türkiye’nin ekonomik kalkınması alanında inovasyon yapmıştır.
İnovasyon aracılıklı hedeflerimizi gerçekleştirmek için inovatif fikirlere sahip genç girişimcilerin desteklenmesi amacıyla başlıca Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tübitak, Kalkınma ajansları ve daha bir çok kurum ve kuruluş teknogirişim sermayesi desteği olmak üzere ciddi miktarlara ulaşan çeşitli teşvik ve destekler sağlamaktadırlar. Özellikle ben bu desteklerin Türkiye gençlerinin inovatif düşünce ve girişimlerinde artışa sebep olduğunu, bu gençlerden biri olarak şahit olmaktayım.
Destek ve teşvikler sayesinde Türk Patent Enstitüsü’ne patent, faydalı model, marka başvurularında da ciddi artışlar gözlenmektedir. Öyle ki; BM, WIPO raporunda geçen yıl Türkiye’nin marka başvurusunda yüzde 24,1′lik artışla dünya genelinde ilk sırada yer aldığını açıkladı.
Üniversite Teknoparkları, Teknoloji transfer ofisleri artmaya, öğretim görevlilerinin sanayiye katkısı ve girişimlerinin artması teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla 2023′ e kadar Üniversite Teknoparklarında kurulan şirketler kurulumlarının ilk üç yılı bir çok vergiden muaf tutulmaya başlanmıştır. Bu gelişmelerin sebebi yıllardır sanayinin kendi problemlerini kendi içinde çözmeye çalışması, akademisyenlerin çalışmalarının ise makalelerde kalmasıdır. Neyse ki artık para beyinlerle buluşabilecek ve el birliğiyle Türkiye’mizin sorunlarının üstesinden gelebileceğiz.
Türkiye’nin ekonomide attığı inovatif adımlar doğrultusunda genç bir eczacı ve girişimci adayı olarak öngörüm şu ki; koyduğumuz hedeflere istikrarlı yaklaşımlarımız ve inovasyonu bu denli benimsememiz, ülkemizi en gelişmiş ve refah düzeyi yüksek ülkeler arasına kısa sürede taşıyacak ve toplumumuzun vizyonunun gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Umuyorum ki bu süreçte yolumuza çıkan tüm engelleri büyük bir yüreklilikle aşar ve sürecin sürekliliğini sağlayabiliriz.
Adalet KIRATLI
gencajanda.com







