YABAN ARISI KAFESİ

Proje Adı: YABAN ARISI KAFESİ

Proje Amacı: Yaban arılarının çevreye verdiği zararı engellemek.

Yaban arılarının; bal arılarına ve insanları verdiği zararları engellemek.

Giriş:

Ekosistemde her canlının belirli bir yeri ve belirli bir konumu vardır. Ekosistemin için önemi göz ardı edilemeyecek canlılardan biri de arılardır.

Bal arıları, ürettikleri bal ve bal mumu ile çok önemli bir ekonomik değer oluşturmaktadırlar. Arılardan elde edilen diğer ürünler olan propolis, arısütü, polen ve zehir farmakolojik yönden büyük önem arz etmektedir. Ancak bunlardan daha önemlisi, arıların çiçekli bitkilerde tozlaşmayı gerçekleştirerek döllenmeyi sağlamaları ve bunun sonucu olarak; bitkilerde meyve ve tohum oluşumuna yardımcı olmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı, arılar, çok sayıdaki bitki türleri için en iyi tozlayıcılar (polinatörler) olarak kabul edilmektedirler. (HİKMET ÖZBEK)

Genel olarak arı denildiği zaman hemen akla bal arısı (Apis mellifera L.) gelmektedir. Ancak yaban arısı da yine arıların bir alt türüdür. Ancak özellik olarak bal arılarına benzemezler.

Yaban arıları besin kaynaklarını oluşturan böcekleri av olarak kullandıklarından, bu insektisidleri doğrudan vücutlarına almaktadırlar. (Banu Tolon, 1999)

Yaban arıları besin olarak; et, böcek ve meyve gibi ürünleri tüketirler. Bu durum yaban arılarının çevreye ciddi zararlar vermesine neden olur.

Yaban arıları; bal arılarının kovanlarına girerek bal yağmacılığı yapmaktadırlar. Bu durum bal arılarının kovanlarında sönmelere neden olmaktadır. Çünkü zarar sadece balın yağma edilmesi şeklinde değildir. Bal arıları da zarar görmektedir. Japonya, Yeni Zelanda gibi arıcılıkla ilgilenen ülkelerde de yaban arıları ciddi hasarlar vermektedir. Walton ve Reid?in Yeni Zelenda?da yaptığı araştırmada; arıcıların %76,7 sinin yaban arılarını mali kayıplara sebep olan bir zararlı olarak tanıdıkları ortaya çıkmıştır. (HİKMET ÖZBEK)

Ayrıca yaban arıları park, bahçe, piknik yerleri, tarla ve bazen de evlerde insanları sokmakta, buralarda çalışan işçileri taciz ederek iş verimini düşürmekte, sokma sonucu alerjisi olan insanlarda ani ölümler meydana getirmektedirler. Meyve bahçelerinde meyve toplayan işçiler yaban arıları tarafından rahatsız edilmelerinden dolayı işçilerin çalışma programlarını değiştirdiklerini kaydetmektedir. (HİKMET ÖZBEK)

Arı sokması sonucu bazen ölümle de sonuçlanan ağır şoklar ortaya çıkmaktadır. İngiltere?de yapılan bir çalışmaya göre her yıl ortalama olarak dört kişi yaban arısı sokması sonucu ortaya çıkan anafilaksi neticesinde hayatını kaybetmektedir.( MORRİS, 2005)

Yine yaban arılarının verdiği önemli zararlardan biri de olgun meyvelerde, bu böcekler tarafından açılan yaralar, birçok mikroorganizma için giriş imkanı hazırlamakta ve bu meyveler depolarda kısa zamanda çürümektedirler. Çünkü yaban arıları tarafından yenen miktar bir yekun oluşturmamakta, fakat meyvelerde açtıkları yaralara mantar sporları yerleşmekte ve bu meyvelerin depolarda çürümelerine neden olmaktadır. (HİKMET ÖZBEK)

Vasıta sürücülerini taciz etmeleri sonucu, sürücülerin paniğe kapıldığı ve bunun sonucunda trafik kazaların gerçekleştiği de bir olumsuz sonuçtur.

Yaban arısı popülasyonları çevreyi rahatsız edecek düzeye ulaştığında, bunlarla mücadele edilmesi gerekmektedir. Çöp bidonlarına atılan meyve, et atıkları ve benzer şeylerin bunlar için çok çekici olukları göz önüne alınarak bidonların sık sık boşaltılmaları, belirli aralıklarla içlerinin temizlenmesi ve %0,75 DDVP ile ilaçlanmaları çok önem taşımaktadır. (HİKMET ÖZBEK)

Yaptığım literatür araştırmasından da görüldüğü gibi ekosistemdeki her bir canlının çevre için önemli olmasına karşın; yaban arılarının zarar verdikleri canlı ve tür sayısı fazladır.

Öncelikle bal arılarının kovanlarında bal yağmacılığı yapmakta, arı sokmalarının sonucunda insan sağlığına zarar vermekte, meyvelerde spor oluşumunu sağladıkları için yine insan sağlığına sebep olmakta ve trafik kazalarını dolaylıda olsa etkilemektedir.

Yapılan araştırmaların ile ? Yaban arısı popülasyonun çevreyi rahatsız edecek seviyeye geldiğinde yaban arılarıyla mücadele edilmelidir.? sonucuna ulaşılmıştır. Ve bu mücadelede çöplerin sık boşaltılması ve ilaçlama önerilmiştir.

Ben ise bu mücadeleye yeni bir çözüm öneriyorum. Kimyasal maddeleri doğaya salarak, çevreyi kirleterek mücadele etme yerine yaban arılarını çeken ve orada hapseden kafesler tasarladım.

Bu projeyi yapmaktaki hedefim doğal yollarla yaban arılarını kontrol altına almak ve çevreye verdikleri zararı engellemektir.

Bu projede bana fen ve teknoloji öğretmenim Ezgi BAYRAM ve ailem yardımcı olmuştur.

Kullanılan yöntem: Yaptığım ön çalışmalarda da görüldüğü gibi yaban arılarının çevreye zarar verdikleri görülmüştür. Bunun üzerine proje konumu belirleyip yaban arılarını toplayabileceğimiz bir kafes tasarlamaya başladım. Kafesin dayanıklı olması amacıyla malzeme olarak metal kullanmaya karar verdim. Dikdörtgen prizması şeklimde tasarladığım kafesin üst ayrıtına çıkarılabilir bir bölme yaptım. Bu bölmenin ucunda kafesin içine giren ve ucunda çengel bulunan bir kısım vardır. Bu çengele yaban arılarını çekmek için kullanacağımız et ya da meyve türevi yiyecekler asılacaktır. Ve kafesin içinde bu yiyecekler bulunacaktır. Bu yiyecekleri kullanarak yaban arılarını çekmek hedeftir. Yaban arılarının kafese girebilmesi için kafesin çeşitli yerlerinde boşluklar (delikler) bulunur. Bu delikler yaban arılarının tekrar çıkmasını engellemek için kafesin dış kısmında daha geniş, iç kısmında daha dardır. Bu sayede delikler daralarak iç kısma uzanmaktadır. Dışarıdan giren yaban arıları iç kısımdaki delikler küçük olduğu için tekrar dışarıya çıkamamaktadır.

Bu projenin hedefi yaban arası popülasyonun çevreyi rahatsız edecek seviyeye geldiği bölgelerde kafes uygulamasıyla popülasyonun normal düzeyinde seyretmesini sağlamaktır. Bu şekilde yaban arılarının verdiği zararları kontrol altında tutmayı hedeflemektedir.

Bu proje yapılırken; araştırma, hipotez kurma, model kurma ve literatür tarama bilimsel basamakları kullanılmıştır.

Proje Bütçesi 40 TL (tel kafes)

Proje Çalışmasının Takvimi

3 Ekim 2011 tarihinde öğretmenimiz bizden yıl içinde çalışacağımız proje konularını 26 Ekim 2011 tarihine kadar belirlememizi istedi ve proje hazırlama basamakları ile ilgili bilgi verdi. Yaptığım araştırmaların sonucunda yaban arılarının kontrol altına alınması ile ilgili olan proje konumu belirledim.

26 Ekim 2011 tarihinde proje fikirlerimi yazılı olarak Fen ve Teknoloji öğretmenime teslim ettim.

31 Ekim 2011 tarihinde öğretmenim projenin uygulanabilir olduğuyla ilgili geri bilgi verdi. Ayrıca öğretmenim model oluştururken dikkat etmemiz gereken noktaları ve kaynak araştırmalarını nasıl yapmamız gerektiğini açıkladı.

2011 Kasım, Aralık ayları ise konu ile ilgili literatür taraması, projede kullanacağım malzemelerin belirlenmesi ve modelin oluşturması ile geçti. Bu süreçte modeli okula götürerek öğretmenimi yaptığım çalışmalarla bilgilendirdim. Projenin devamı için bilgi alış verişinde bulunduk.

4 Ocak 2012 tarihinde projem tamamlanmıştı.

Sonuçlar, Sonuçların Değerlendirilmesi

Yapılan araştırmalarda da görüldüğü gibi yaban arıları popülasyonu sınır değerini aştığında çevreye zarar vermektedir. Ancak bu popülasyonu kimyasallarla zehirlemek yerine tel kafes uygulamasıyla kontrol altına almak. Hem arı popülasyonu hem de çevre sağlığı için daha iyi bir yoldur.

Kaynaklar

1. Hayvansal Üretim 39-40: 120-127 (1999) Yaban Arılarında Sosyal Yaşam, Banu Tolon

2. Astım Allerji İmmünoloji 2006;4(1):5-9 Arılar ve Yaban Arıları A.M. AYTEKİN

3. Morris A. Allergy to wasp Stings. 2005.http://www.allergy-clinic.co.uk/wasp_allergy.htm

4. Arı duyarlılığı, Uz.Dr. Cem Hasan RAZI, Uz. Dr. Arzu BAKIRTAŞ

5. ARILAR VE DOGA, Prof. Dr. Hikmet ÖZBEK

6. VESPIDAE (HYMENOPTERA) TÜRLERİNİN ZARARLARİ VE KORUNMA YOLLARI, Hikmet ÖZBEK

7. Uludağ Arıcılık Dergisi Ağustos 2010 / Uludag Bee Journal August 2010, 10 (3): 85-95, Hikmet ÖZBEK