“HATIRLA VE HAYAL ET” Konulu Liseliler Arası Deneme, Hikâye ve Şiir Yazma Yarışması

“HATIRLA VE HAYAL ET”
Bir Şuura Uyanmak
1071-2071
Bir Milletin Tarihine Sahip Çıkmak
ve
Geleceği İnşa Etmek
Millî Eğitim Bakanlığı, (Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu -Türk Dil Kurumu, Türk
Tarih Kurumu-), Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği

“HATIRLA VE HAYAL ET”
Konulu Liseliler Arası Deneme, Hikâye ve Şiir Yazma Yarışması Şartnamesi

A. AMAÇ ve KAPSAM
Genç nesillerin Anadolu’da farklı din, dil, etnik aidiyet ve yaşama tercihleriyle; birlikte
yaşamanın getirdiği imkân ve birlik olmanın sağladığı gücü yeniden idrak ederek ortak yaşama
alanlarının kültürel kazanımlarıyla geçmiş ortak tecrübelerini hatırlamasını ve geleceğin Türkiye’sini
hayal etmelerini temin amacıyla bir yarışma yapılması kararlaştırılmıştır. Yukarında zikredilen
kurumların ortak çabalarıyla hâlen resmî ve özel tüm ortaöğretim [lise ve dengi okullar] okul ve
kurumlarında okuyan öğrencilere yönelik “Hatırla ve Hayal Et” konulu deneme, hikâye ve şiir
yazma yarışması yapılacaktır. Konu ekte sunulan “Bir Şuura Uyanmak” bilgi notunda anlatıldığı
şekilde detaylandırılacaktır.

B. YARIŞMANIN KONUSU
Ana Tema: “Hatırla ve Hayal Et (1071’den 2071’e Medeniyet ve Tarihte Yolculuk)” olarak
belirlenmiştir.
1. Anadolu, dünya medeniyet tarihinin ana geçiş noktalarından biridir.
2. Anadolu medeniyetleri gerçeği Göbeklitepe’den tarihlenerek birçok önemli uygarlığın
merkezi olmuştur. Anadolu başta Hititler, Frigler, Urartular, Asurlular olmak üzere Truva,
Grek, Roma ve Bizans’a ev sahipliği yapmış; Sasani-Pers medeniyetini barındırmıştır. Semavi
dinlerin merkezi durumundaki Mezopotamya-Akdeniz havzasının bir parçası olan Anadolu,
dünya ortak mirasının inşasında önemli merkezlerden biridir. Müslüman fetihlerinden
hemen sonra Emevî-Abbasiler güneyden Anadolu topraklarına girmiş, Kıbrıs üzerinden
İstanbul önlerine kadar gelmişler. Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklularının ardından
Anadolu’ya Osmanlılar yerleşmiş Çanakkale üzerinden kuzeye giderek İstanbul’u Trakya’dan
kuşatmış coğrafyanın dini ve etnik tüm topluluklarıyla yürürlüğe koydukları birlikte yaşama
hukukuyla bir arada yaşamış ve tarihin kaydettiği en büyük devam medeniyetini kurmuşlar.
3. Bu coğrafyanın Rumları, Ermenileri, Arapları, Çerkezleri, Türk Boyları, Kürtleri, Yahudileri,
Hıristiyanları, Müslümanları ve bu inançlardan neşet etmiş mezhep-meşrep mensuplarının
her biri kendisi kalarak birlikte yaşamıştır.
4. Malazgirt’le başlayan birlikte yaşama fikri, İstanbul’un fethinden sonra Balkanlar’da yeni
tecrübelerle beslenerek dört asır başarıyla sürdürülmüştür.
5. Bu çerçevede öğrencilere birlikte yaşama fikri anlatılacak, farklı inanç ve düşüncelere saygı
duyma ilkelerini içselleştirmelerini sağlayacak alt yapıyı oluşturulacak ve bu bilgilenme
ameliyesinden sonra geçmişi hatırlayarak bir gelecek tasavvuru yazmaları istenecek.
6. Bu süreçte okullarda Malazgirt Zaferi ile bugün ve gelecek arasında bağ kuran, fikir üreten
gençlerle imkanlar ölçüsünde sınıflar arası münazaralar tertip edilerek bir tarih bilinci
oluşması sağlanacaktır. Bu hazırlıklar daha verimli metinlerin yazılmasını temin edecektir.
7. Tarih, sosyal bilgiler, coğrafya ve edebiyat öğretmenlerinin bu çalışmada birlikte hareket
etmelerinin önemi göz ardı edilmemelidir.

C. KATILIM
1. Konusu “Hatırla ve Hayal Et” olarak belirlenen deneme, hikâye ve şiir yazma
yarışmasına; 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında Türkiye’deki resmî ve özel tüm
ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta olan öğrenciler katılacaktır.
2. Her öğrenci yarışmaya sadece bir kategoride (deneme, hikâye ve şiir) tek bir eserle
katılacaktır.
3. Sınıflar her kategoriden en fazla üç eserle yarışmaya katılabilecektir.
4. Her okul, sınıflardan gelen eserler arasında her bir alandan en fazla beş eseri ilçe
komisyonlarına gönderecektir.
5. İlçe komisyonları gelen eserler arasından her alandan en çok on eseri il komisyonlarına
gönderecek ve il komisyonları:
a) Büyük şehir statüsünde olanlar her alandan en çok yirmi beş,
b) Diğer iller her alandan en çok on eseri Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’ne
gönderecektir.
6. Resmi başvuru formu www.tded.org.tr internet sitesinden indirilecektir.
7. Öğrenciler Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya ve Sosyal Bilgiler ile sınıf rehber
öğretmenleri tarafından 26 Ağustos 1071 tarihinde Muş-Malazgirt ovasında meydana
gelen savaşın Selçuklu Sultanı Alparslan’ın zaferi ile sonuçlanmasının sonuçları hakkında
bilgilendirecek; bunun Anadolu’da gerçekleştirdiği büyük değişimi anlatacaklar.

D. YARIŞMAYA KATILACAK ESERLERDE ARANACAK ŞARTLAR
1. Deneme, hikâye ve şiirler A4 kâğıdına 1,5 satır aralığı ve 12 puntoyla Times New Roman
yazı karakteriyle yazılacaktır.
2. Her metin en çok iki bin kelime olacaktır. [Şiirler 1000 kelimeyi geçmeyecektir.]
3. Eserlerin yazımında TDK Yazım Kılavuzu esas alınacaktır.
4. Şiirler serbest ölçü ile yazılacaktır.
5. Eserler özgün nitelikte olacaktır. Yayımlanmış, herhangi bir yarışmaya katılmış ödül
kazanmış/kazanamamış, dereceye girmiş/girememiş eserler bu yarışmaya katılamaz.
Tespiti hâlinde yarışmacı tüm haklarından feragat etmiş kabul edilecektir.
6. Yarışmacılar belirlenen ödüller dışında herhangi bir hak talep etmeyecektir.
7. Yarışma şartnamesine uygun olmayan veya zamanında teslim edilmeyen eserler,
değerlendirmeye alınmayacak ve iade edilmeyecektir.

E. YARIŞMA DEĞERLENDİRME KURULLARI VE SÜRECİ
1. Okul: Öğrenciler tarafından yazılan eserleri teslim almak, tasnif etmek ve değerlendirmek
üzere Türk Dili ve Edebiyatı ile Tarih öğretmenlerinin yer aldığı üç kişiden oluşan “Eser
Değerlendirme Komisyonu” kuracaktır. Komisyon her kategoride (deneme, hikâye ve şiir)
başvuruda bulunan eserler arasından en çok on tanesini belirleyecek ve ilçe millî eğitim
komisyonuna gönderecektir.
2. İlçe: Komisyon ilçelerindeki okullardan gelen metinleri değerlendirerek, her kategoride
seçilen eserlerden en çok on tanesini, başvuru formunu doldurarak şartnamede belirtilen
kurallar çerçevesinde CD (dijital kayıt) ortamında değerlendirme raporu ile il millî eğitim
müdürlüklerine gönderecektir.
3. İl: İlçe millî eğitim müdürlüklerindeki eğitim ve kültür komisyonlarından gelen eserleri
değerlendirmek üzere teslim alacak, yapılan değerlendirme sonucunda her kategoriden
seçilen en çok on eseri puanlayarak bir değerlendirme raporu hazırlayacak ve her
kategoriden seçtikleri on eseri [Büyükşehir statüsündeki iller en çok 25 (yirmi beş) eseri] CD
ortamında, eksiksiz bir şekilde şartnamede belirtilen kurallar çerçevesinde il adına Türkiye Dil
ve Edebiyat Derneği (TDED) genel merkezine gönderecektir. [Türkiye Dil ve Edebiyat
Derneği, Merkez Mah. Feshane Caddesi, Nu. 3 Eyüpsultan-İstanbul]
4. TDED genel merkezine ulaşan metinlerin her biri yazar isimleri kapatılarak birer numara
verilecek, orijinal metin, verilen numara zarfa basılarak kapatılacak ve arşivlenecektir. Metnin
isimsiz ve numaralı hâli çoğaltılarak seçici kurula verilecektir.
5. Değerlendirme kurullarında görev alan kişilerle TDED genel merkez ile şube yöneticilerinin
birinci dereceden akrabalarının öğrenci yakınları bu yarışmaya katılamazlar. Yarışmaya
katıldıkları ve dereceye girdikleri sonradan tespit edilenlerin dereceleri iptal edilerek, ödülleri
geri alınır. Puanlamada onu takip eden ilk kişi bu ödül ve dereceyi alır.
6. Yarışmaya gönderilen bütün eserlerin telif haklarının Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’ne ait
olduğu peşinen kabul edilmiş sayılır. Dernek uygun gördüğü eserleri yayımlama hakkını saklı
tutar. Eserin kısmen ve/veya tamamen yayımlanması hâlinde yarışmacılara ayrıca bir
ödemede bulunulmaz.
7. Türkiye genelinde dereceye giren ilk yüz eser ve dereceye girmese dahi yayımlanmaya
değer görülen diğer çalışmalar ortak kitap olarak basılacak ve yarışmaya eser gönderen her
okula üç adedi geçmemek üzere gönderilecektir. Eseri yayımlanan öğrencilere de birer adet
gönderilecektir.
8. Yarışma şartnamesine uygun olmayan veya zamanında teslim edilmeyen eserler
değerlendirmeye alınmayacak ve iade edilmeyecektir.
9. Bu proje, Millî Eğitim Bakanlığı adına Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Türkiye Dil ve
Edebiyat Derneği yönetimi tarafından yürütülecektir.

YARIŞMA TAKVİMİ
Yarışma takvimi aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından duyuruların
yapılması.
28 Ocak 2019
Okullarda “Hatırla ve Hayal Et” konusunun
anlatımı ve metinlerin yazılması.
25 Şubat-22 Mart 2019
Okullarda seçilen eserlerin ilçe millî eğitim
müdürlüklerine teslimi.
22- 26 Mart 2019
İlçe millî eğitim müdürlüklerince seçilen eserlerin
il millî eğitim müdürlüklerine teslimi.
8 Nisan 2019
İl millî eğitim müdürlüklerince seçilen eserlerin
şartnamede yer alan iletişim adresindeki TDED
Genel Merkezine gönderilmesi. (Eserlerin
süresinde teslim edilememesinden ve yaşanacak
gecikmelerden il millî eğitim müdürlükleri
sorumludur.)
6 Mayıs 2019
TDED Genel Merkezi tarafından ilk üç dereceye
giren ve mansiyona tabi eserlerin ilân edilmesi.
(Ödül töreni öncesi dereceye giren öğrenciler, MEB
Ortaöğretim Kurumları Genel Müdürlüğü
bilgilendirilerek TDED Genel Merkezi web
sayfasında duyurulacak, ayrıca öğrencinin okulu
ile bağlı olduğu il millî eğitim müdürlüklerine bilgi
verilecektir.)
17 Haziran 2019
Ödül töreni ve tarihi öğrenciler aranarak
iletilecektir. Tören yerine gidiş-geliş masrafları
TDED tarafından karşılanacaktır.

İLETİŞİM BİLGİLERİ:
1. Eserlerin gönderileceği adres: Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Merkezi, Merkez Mah., Feshane
Cd., Nu.3 Eyüpsultan/İstanbul. İletişim: Gamze BAYRAM Tel: 0 212 581 61 72 Faks: 0212 581 12 54
e-mail: bilgi@tded.org.tr web: www.tded.org.tr
2. Yazışma : Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Merkezi, Merkez Mah. Feshane Cd. Nu.3
Eyüpsultan/İstanbul.
3. Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü Atatürk Bulvarı Nu. 98. Millî Eğitim
Bakanlığı Merkez Bina, Kat 5, B Blok Kızılay/Çankaya/ANKARA Tel: 0 312 413 15 04

Ek: I
Bir Şuura Uyanmak
Coğrafya, mazi, hal ve istikbal! İbn Haldun’a göre coğrafya insanların hayatlarını belirlemede, yaşama
biçimlerini tayin etmede temel etmenlerden biridir. Bir milletin mazisi, geçmişte yaşadığı ve yaşattığı hayat,
istikbalinin inşasında belirleyici olur. İhsan Fazlıoğlu bir söyleşisinde “her cedid/yeni, varlığını kadime
ekleyerek takaddüm eder. Bu nedenle cedid olan İslâm, kadim’e eklenmeye çalışmış; sonra da onu
dönüştürmüştür. Suriye’nin, Mısır’ın, İran’ın akabinde Bizans’a ve onun kalbi İstanbul’a yönelmek; cedid’in
kadim’le, yalnızca hesaplaşması değil, aynı zamanda onu sahiplenme isteğiyle de ilgilidir” der. Bu tespitten
hareketle inanç sistemlerinin, medeniyet ve kültürlerin hatta devletlerin yönetim yöntem ve sistemlerinin
birbirinin devamı niteliğinde olduğu sonucuna varmak mümkündür. Toptan ret veya sorgusuz kabul büyük
kırılmalara sebep olur ve Tanpınar’ın “işte Tanzimat’tan sonraki senelerde kaybettiğimiz şey, bu devam ve
bütünlük fikridir” dediği olgu, toptan ret fikrinin benimsenmesidir.

Tanpınar meseleyi anlamamız için net verilerden hareketle “Garp’ta Orta çağ insanı, Rönesans insanı,
makine sanayi’i devrinin insanı, bugünün insanı medeniyetiyle, müesseseleriyle beraber teşekkül etmiş şe’nî
[gerçek] ve tarihî vakıalardır” dedikten sonra Tanzimat’a kadar bu coğrafyada yaşananları şu şekilde aktarır.
“Selçuklular devrinde Anadolu kapılarını zorlayan insanlar, yeni vatanı benimseyen kurucu nesiller, Osmanlı
fâtihleri bütün siyasi düzensizliklerine rağmen bize Itrî’nin dehasını ve Nailî’nin dilini veren, zevkimizin o tam
inkişâf ve istikrar devri on yedinci asır sonunun insanı elbette birbirlerinden çok farklıydılar. Fakat aynı
zamanda birbirlerinin devamıdırlar da! Böyle olduğu için de bir yere konan taş, iki üç nesil sonra behemehal
bir bina oluyor, insan zamanına girmekle kazandığı şahsiyetini etrafına kabul ettiriyordu.” Bu tespit bize
izleyici ve kavrayıcı “devam fikrinin” önemini açık bir biçimde anlatıyor.

Yeni bir dünya kurulurken yeni bir zihnî kavrayış ve dönüşüme ihtiyacımız var. Zihinlerimizi uydurulup
kutsallık kisvesiyle donatılmış, olağanüstü sırlarla yüceltilmiş masalsı menkıbelerden arındırarak tarihimizi
yeniden analize tabi tutup öğreneceğiz. Homeros anlatısındaki Sisifos’un yaşadıklarını, yeniden yaşamamak
için tarihi kırılmalardan, tarihi yanılgılardan ibret alarak yeni bir yol haritası hazırlayacağız.
Coğrafyayı, tarihi ve zafer-hezimet yolculuklarını hatırlayacak, günün efsununun bizi uyutmasına izin
vermeyecek bilgi ve tanıklığı ciddiye alarak genç nesli an’a uyandıracak; geleceğe dair hayal ve tahayyül
sınırlarını zorlaması için imkân hazırlayacağız.

Malazgirt’te açılan Anadolu kapısının Erzurum, Erzincan, Sivas ve Malatya’da iradeye dönüşerek Konya’da
devlet oluşunun tarihi, bizim tarihimizdir. Söğüt ve İznik’te açılan Bursa’da filizlenip Edirne’de boy verdikten
sonra İstanbul surlarını deviren büyük çınar bize aittir. Viyana kapılarında Giray Han ile Merzifonlu’nun kişisel
ihtiraslarından kaynaklanan hataların başlattığı Avrupa’dan çekilme hareketinin Balkanlarda sebep olduğu büyük
yıkım, tehcir ve soykırım ardından Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar’ı biz yaşadık. Ankara’da filizlenen
Cumhuriyetin kökleri bu kadim birikimle tekaddüm eder. Bütün bunları hatırlayarak 2023, 2053 ve 2071’i
yeniden hayal edecek bir nesil an’a uyandırılmak zorundadır. Genç nesil bu uyanıklığı “Anadolu Kıtası” tarihinde
farklı din, dil, etnik aidiyet ve tercih sahipleriyle birlikte yaşamanın sağladığı imkân ve gücü yeniden kalbine
aşılayacak; coğrafyaya Musevi olmanın getirdiklerini, sabah ezanının Musevi, Rum ve Ermenilere
hissettirdiklerini, kilisede her inançtan insanın yaktığı mumun kokusunu yeniden hissedecek ve tüm kültürlerin
kazandırdıklarıyla yeniden Türkiye olacaktır.

Anadolu ve Trakya birlikte yaşama hamurunun ekmeğinden mamul bir coğrafyadır. Bu ülke yeryüzü
medeniyetlerinin boy verdiği, inançların yeniden yorumlandığı ve her türlü inanç mensubunun inançlarını
yaşadığı bir barış kıtasıdır. Bu coğrafya birkaç yüzyıl Rum’un, Ermeni’nin, Sırp’ın, Hırvat’ın, Slav’ın, Çerkez’in,
Kürt’ün, Arnavut’un, Arap’ın, Fars’ın ve Türk’ün birlikte yaşadığı ve mamur kıldığı bir coğrafyadır.
Ahlat’ta güneşi karşılayan mezar taşı ile Akdamar Kilisesi’nin gölgesi Galata Sinagogu’ndan Selimiye
Camiine uzandığında; Ağrı’da yükselen ağıt eşliğinde başlayan halay Erzurum’da uzun havaya evrilip
Karadeniz’in hırçın dalgalarında Horon olduğunda, Ankara havası ile Ege’de Zeybek olup toprağa diz
koyduğunda Türkiye yeniden Türkiye olacaktır.

Aziz ülkemizin dayandığı medeniyet ve tarihi mirasından aldığı güce olan inancını yitirmeyen
ülkemiz insanına ve gençliğine ilelebet güveniyor ve inanıyoruz.