Fen Projesi – KEÇİBOYNUZUNUN İNADI BAKTERİYİ YENDİ

PROJENİN ADI: KEÇİBOYNUZUNUN İNADI BAKTERİYİ YENDİ

PROJENİN AMACI:

1-Keçiboynuzu meyvesinin tavuk gibi çabuk bozulan gıdaların raf ömrünün uzatılmasına etkisini incelemek.

2- Keçiboynuzu özütlerinin raf ömrünü arttırıcı etkisi sayesinde sağlık ve ekonomik açıdan avantaj sağlamak.

3-Ülkemizde yetiştiği halde kullanımı sınırlı olan bu ürünün değerlendirilme alanlarının genişletilmesi ve yurdumuza ekonomik olarak gelir sağlanması.

GİRİŞ:

Çabuk bozulan gıdaların raf ömürleri atmosferik oksijenin kimyasal etkisi ve aerobik mikroorganizmaların gelişimi ile oluşmaktadır. Bu faktörlerin her biri tek başına veya birbiri ile bağlantılı olarak renk, tat ve kokuda değişiklikleri meydana getirerek gıdaların kalitesinde bozulmaya neden olurlar. Gıdaların bozulmasını geciktirmek amacıyla yapılan soğukta muhafaza tekniklerinin yanında ambalajlama tekniklerinin de uygulanması gıdaların tazeliklerinin daha uzun süre korunmasını sağlamaktadır.

Günümüzde, tavuk eti ve ürünleri tüketiminin artmakta olduğu bilinen bir gerçektir. İnsan beslenmesinde önemli bir yer tutan tavuk, hayvansal gıdalar arasında uygun bileşimi ve çevre koşulları nedeniyle bozulma etmeni mikroorganizmalar ve patojen mikroorganizmaların gelişimi açısından önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Tavuk etinde gelişen veya yaşamını sürdüren mikroorganizmalar veya toksinleri, tavuk eti veya ürünlerinin tüketimiyle insana geçebilmekte ve insanda çeşitli enfeksiyonlara veya intoksikasyonlara (zehirlenmelere) neden olarak önemli sağlık sorunları yaratabilmektedir. Bu ve benzeri durumlar, aynı zamanda işletmede verimliliği düşürüp ekonomik kayıplara da yol açmaktadır. Bunlar ürünün raf ömrünü ve kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir.

Biz projemizde ; gıdaların raf ömrünün arttırılması için doğal alternatif bir ürün olan keçiboynuzunu kullandık.Keçiboynuzu, yeryüzünün en eski bitkilerinden birisidir. Harnup olarak da adlandırılan keçiboynuzu ağacı baklagiller familyasına ait her zaman yeşil olan ve Akdeniz iklim özelliği taşıyan bölgelerde genellikle kültüre alınmadan ve yetişme esnasında hiçbir suni katkıya ihtiyaç duymadan bol miktarda yetişen bir ağaçtır.Ülkemizde keçiboynuzu Akdeniz Bölgesinde Tarsus ve Mersin?den başlayıp Marmaris? e kadar uzanan yaklaşık 1750 km2 lik kıyı şeridinde doğal olarak yetişmektedir.

Ülkemizde son yıllarda keçiboynuzu meyvelerinden üretilen kızartılmış keçiboynuzu parçaları, yaygın olarak özellikle fırıncılık ürünlerinde, pasta ve şekerleme ürünlerinde ve düşük kalorili çerezlik ürünlerde çikolata yerine kullanılmaktadır.Ayrıca meyve öğütülerek un haline getirilmekte ve bu un süte karıştırılarak kakao alternatifi bir ürün olarak kullanılmaktadır. Bu değerlendirme yöntemlerinden ayrı olarak, meyveden pekmez, özel içki veya keçiboynuzu meyvesinin suda çözünür kısımlarını özütleyerek özütün püskürtmeli kurutucuda kurutulmasıyla yeni ürünler elde edilmektedir. Arta kalan posanın selüloz içeriği yüksek olduğu için hayvan yemi olarak kullanılabilmektedir.

Keçiboynuzunun potasyum ve kalsiyum içermesi nedeniyle çocukların zeka ve kemik gelişimine katkı sağlamakta, kolesterolü düşürdüğü için kalp hastaları da rahatlıkla tüketebilmektedir. Hafızayı ve dikkati artıran bu mucize meyve ayrıca sinir sistemine iyi geliyor. Sigara içenlere de keçiboynuzunu tavsiye edilebilir. Keçiboynuzu akciğer kanser riskini azaltan mükemmel bir meyvedir. Nefes darlığı, astım, bronşit gibi rahatsızlıklara da iyi gelmektedir.
Keçiboynuzu Meyvesinin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Fiziksel Özellikler

Keçiboynuzu meyvesi, deri gibi sert ve yarılmayan, az etli bir fasulye şeklindedir. Ham meyveler yeşil, olgunlaşma sırasında kahverengi ve olgun meyveler koyu kahverengindedir. Çekirdekleri içeren meyvenin boyutu, şekli ve kalınlığı, kültür yöntemine ve çeşide bağlı olarak büyük ölçüde değişmektedir

Kimyasal Özellikler

Şekerlerce ve proteince oldukça zengin olan keçiboynuzu meyvesi ağırlık olarak yaklaşık % 90 meyve eti ve % 10 çekirdekten oluşmaktadır. Keçiboynuzu meyvesinde kafeinin bulunmadığı ve bu meyvenin A, B, B2, B3 ve D vitaminleri ile yüksek miktarlarda kalsiyum, fosfor, potasyum ve magnezyum minerallerini içerir.

KULLANILAN YÖNTEM:

500 gram keçiboynuzu 250C?de su ile yıkanarak 1 saat kuruması için bekletilmiştir.

Küçük parçalara ayrılan keçiboynuzu Porselen havanda dövülerek daha küçük parçalara ayrılması sağlanmıştır.

Hassas terazide 200 gram tartılan ufalanmış keçiboynuzu 500 mililitre su içerisinde yarım saat kaynatılarak ,oda koşullarında soğumaya bırakılmıştır.Hazırlanan karışımın ağzı kapatılarak 4 gün oda koşullarında bekletilmiştir.

Oluşan karışımdan bir miktar alınarak kağıt peçeteye emdirilmiştir.Keçiboynuzu özütünü emmiş kağıt peçete köpük bir tabağa yerleştirilmiş üzerine tavuk kanadı konularak,özütle muamele edimiş şeffaf streçle sarılmıştır.Diğer tavuk kanadı ise işlem görülmeden şeffaf streçle sarılmıştır.İki numunemizde + 40C deki buzdolabına konularak 3 gün bekletilmiştir..

Alternatif olarak 300 gram ufalanmış keçiboynuzu , 500 mililitre su içerisinde yarım saat kaynatılarak ,oda koşullarında soğumaya bırakılmış,hazırlanan karışımın ağzı kapatılarak 4 gün oda koşullarında bekletilmiştir.Hazırlanan bu karışım ile deneyimiz tekrarlanmıştır.

PROJE BÜTÇESİ:

Keçiboynuzu 10 TL

Tavuk 5 TL

Toplam 15 TL

PROJE TAKVİMİ:

-3 Ekim- 14 Ekim literatür taraması

-17 Ekim- 4 Kasım malzemelerin temin edilmesi

-7 Kasım- 2 Aralık keçiboynuzunun parçalanarak özütünün oluşturulması

-5 Kasım – 16 Aralık deneylerin yapılması

-19 Aralık -23 Aralık sonuçların değerlendirilmesi

-26 Aralık – 7 Ocak proje raporunun yazılması

ULAŞILAN SONUÇLAR:

3 gün sonunda iki örnek görme ve koku duyu organlarımızı kullanarak analiz edildiğinde; keçiboynuzu özütü uygulanan numunenin renk ve kokusunun değişmediği, işlem görmeden saklanan numunenin ise renginin koyulaştığı ve kokusununda kötü olduğu gözlemlenmiştir.Deneyin tekrarlanmasında ,keçiboynuzunun miktarının arttırılmasının bozulmayı geciktirdiği tespit edimiştir.Gözlemlerimize dayanarak da keçiboynuzu meyvesinin özütünden faydalanılarak gıdaların raf ömrünün uzatılmasında kullanılabileceği sonucuna vardık.

SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Gıdaların raf ömrünün arttırılması hem sağlık hem de ekonomik açıdan çok önemlidir.Üretim ve son kullanma tarihi aralığı uzun olan gıdalarda insan sağlığına zararlı bir çok kimyasal kullanılmaktadır.Gıdaların raf ömrünün arttırılırken ,insanoğlunun ömrünün kısaltılması çok acımasızdır.Oysaki birçok bitkinin antioksidan etkisi vardır .Keçi boynuzu bitkisi de bunlardan sadece bir tanesidir. Üretiminin hemen hemen tamamının doğal yollardan karşılandığı keçiboynuzunun Türkiye?de plantasyon benzeri bahçeler tesis edilerek ekim alanı ve üretiminin artırılması mahalli tüketimin yanı sıra (pekmez, kuruyemiş gibi) yeni bir ihraç ürününün doğmasına yol açacaktır.

KAYNAKLAR

library.cu.edu.tr/tezler/6155.pdf

www.gidadernegi.org/TR/Genel/dg.ashx?BELGEANAH…pdf

sobiad.odu.edu.tr/cilt2/cilt2sayi3pdf/icindekiler_contents.pdf

http://www.mikrobiyoloji.org/pdf/702041001.pdf

www.teknolojikarastirmalar.com/pdf/tr/02_020207_6_karhan_tr.pdf

ÖZEL EĞİTİM VE YAŞAM MERKEZİ OKYANUS ORTAOKULU
CİHANGİR MAH. MEŞRUTİYET CAD. TUNA SOKAK NO:1 AVCILAR/İSTANBUL
KİMYA – KEÇİBOYNUZUNUN İNADI BAKTERİYİ YENDİ
ASLI BEGÜM ŞAHIN OĞUZHAN PIYADE
TÜLIN ÖZBILGIÇ

Fen Projesi / Matematik Projesi
Bu Benim Eserim Fen Bilimleri ve Matematik Projeleri Yarışması
Bilim Şenliği Projeleri