“Arılar kayıp mı oluyor?”, “Arılar olmazsa, Dünya üzerinde yaşam biter mi?” gibi sorular son zamanlarda yaygınlaşmaya başlamıştı.
Özlem Ekici, benzer sorular soran bilim insanlarının ürettiği çözümlerden biri olan robot arıları sayfalarımıza taşıyor. Bülent Gözcelioğlu ise benzeri soruları Prof. İrfan Kandemir’e yöneltti. Aldığımız cevaplar en azından ülkemiz adına, öngörülebilen gelecek için içimizi rahatlattı. ODTÜ’den bir grup öğrencinin, arıların kaybolmasının önemli sebepleri arasında gösterilen koloni çöküş sendromu ile ilgili genetik çalışmalar yapıp bu çalışma
ile uluslararası bir ödül alması ise ayrıca gurur verici. Emine Sonnur Özcan balın ve balarısının dünyadaki ve ülkemizdeki tarihiyle ilgili
iki ayrı yazıyı sayfalarımıza taşırken, Zeynep Bilgici arıların hayatımıza baldan başka şeyler de getirdiğini anlatıyor.
2013’te bilimsel ve teknolojik gelişmeler dur durak dinlemeden devam etti. İlk kez insanlar tarafından yapılan bir cismin Güneş Sistemi’ni
terk ettiği doğrulandı. Şu an bu olayı çok fazla önemsemesek de Voyager 1’in yıldızlararası uzaya ulaşması ileride yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edilebilir. İlay Çelik 2013’ün en ilginç bilimsel gelişmelerini sizler için derledi. Türkiye’nin büyük şehirlerinde trafik çile demek. Sürücüler ise kuşkusuz bu sorunun hem bir parçası hem de kurbanları. Börteçin Ege’nin haklarındaki son gelişmeleri derlediği sürücüsüz otomobiller ise sürücüleri bu denklemden çıkarmayı hedefliyor. Bakalım, bu araçlar Türkiye’ye geldiğinde şoförlerimizin tek rakibi THY yerine Google olacak mı?
Atmosferdeki oksijenin canlı yaşamı için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Prof. Şenol Dane yazısında bilmediklerimizi de
bizimle paylaşıyor.
Bilim ve Teknik dergisi olarak 2013’ü başarılı geçirdiğimizi düşünüyoruz. Posterleri dergimizin sürekli bir eki haline getirirken bir yandan da görselliği artırmak, yeni ve ilginç köşeleri sizlerle buluşturmak için çabaladık. Bu köşelerin sonuncusu Dr. Emre Sermutlu’nun uzak bir geleceğe ait bilimkurgu hikâyelerini paylaşacağı “İğne Deliğinden Gelecek”. Seveceğinizi umuyoruz. 2014’ün önemli gök olaylarını ve gökyüzü gözlemleri için temel bilgileri içeren geleneksel gökyüzü yıllığı da bu sayı ile beraber.
Robot Arılar
Dünyanın en minik uçan robotlarını boylarından çok büyük görevler bekliyor!
Birçok bitkinin tarımsal üretimi için gerekli olan doğal tozlaştırıcıların hayatı ve geleceği büyük tehlike altında. Her geçen gün sayıları hızla azalan balarılarına bu önemli görevde yardımcı olabilmesi amacıyla geliştirilen teknoloji ürünü mekanik arılar arazideki ilk uçuşlarına hazırlanıyor. Peki bu robot arılar balarılarının yüzyıllardır
gerçekleştirdiği, çiçekten çiçeğe konup güneşin altında dans ederek polen taşıma ve bitki dölleme görevini başarabilecek mi? Birçok bitkinin geleceği robot arılar sayesinde mi garanti altına alınacak?
Balarısının Uzun TarihindenKısa Notlar
İnsanoğlunun, balı tattığı ya da arıların hışmınauğramadan petekten bal almayı başardığı dönem tam olarak bilinemese de balarısının insandan milyonlarca yıl öncesinde var olduğunu fosilbilim ortaya koymuş durumda. Amber içinde hapsolmuş durumdaki balarısı fosilleri yaklaşık 30-40 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor. İnsanın ateşi bulmasıyla arıları kontrol altına aldığını ve böylece dilediğinde
doğal peteklerden bal almaya başladığını düşünmek tuhaf olmaz. En azından bu açıdan bakıldığında, güneşin altında o günden bugüne değişen pek bir şey yok. Çünkü içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda
bile, petekten bal alınırken arıları uzaklaştırmak için odun ya da tezek yakılarak elde edilen dumandan faydalanma tekniği kullanılıyor.
Beynin Biyolojik Saati ve Depresyon İlişkisi
Memelilerde uyku, hormon döngüleri ve beslenme düzeni gibi günlük rutinlerin beyinde yer alan, ritmini kısmen genlerin ve aydınlık-karanlık döngülerinin belirlediği bir ana saat tarafından yönlendirildiği biliniyordu. Ancak bu saati moleküler düzeyde ortaya koymak pek mümkün olmamıştı. Yeni bir araştırma hem beyindeki gen
etkinliğinin zamansal döngülerine hem de bu döngülerin depresyonla ilişkisine ışık tutuyor.
Arı deyince birçoğumuzun aklına ilk olarak bal gelse de arıların kovan temizliğinden kendini savunmaya, beslenmeden petek yapımına
kadar kullandığı farklı pek çok madde var. Bütün bu maddeler
zengin kimyasal içerikleri nedeniyle tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar amansız hastalıklara deva, güzellik formülü
ya da gençlik iksiri gibi arayışları olan insanoğlunun ilgisini
çekmiş.







