Bilim ve Teknik Dergisi Aralık Sayısı Hakkında

Hibrit Nükleer Enerji Santralleri Sera Gazlarının İzlerini Azaltabilir
Massachusetts Teknoloji Üniversitesi Nükleer Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden Charles Forsberg nükleer enerji santrallerini farklı enerji kaynaklarının -örneğin yapay jeotermal ve kaya gazı- üretim süreçleriyle birleştirerek küresel ısınma probleminin çözümüne katkıda bulunabilecek yeni bir yöntem geliştirdi.
Günümüzde artan enerji ihtiyacını karşılamak için çoğunlukla
fosil yakıtlar kullanılıyor. Ancak sera gazı salımının küresel ısınma üzerindeki etkisi düşünüldüğünde yeni yöntemler bulunması
gerekiyor. Ancak Güneş, rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji
kaynaklarından kesintisiz bir şekilde enerji sağlanamıyor.
Bu soruna çözüm olarak geliştirilen enerji depolama
çözümlerinin -örneğin batarya- kullanım ömürlerinin kısa olması,
sebep oldukları ağır metal kirlilikleri, doldurulmalarının
saatler ya da günler sürmesi gibi dezavantajları var. Energy Policy dergisinde yayımlanan çalışmaya göre nükleer enerji santrallerinin
diğer enerji sistemleri ile birleştirilmesi ile enerji üretim süreçlerinin verimi artırılabilir. Örneğin kaya gazı üretim santralleri ile bir arada
inşa edilecek nükleer santrallerde açığa çıkan su buharı ile kayaçların
içinde biriken ve fosil yakıt kaynağı olarak kullanılabilen
kerojen ısıtılarak doğal gaz gibi nispeten daha az zararlı
petrol ürünlerinin açığa çıkması sağlanabilir. Sonuçta karbon salımına sebep olan bir yakıtın açığa çıkmasına sebep olduğu için bu yöntem
de verimli bir yöntem olarak görülmeyebilir. Ancak bu yöntemde kerojen ısıtılma işlemi sonucunda daha hafif petrol ürünlerine, doğal gaza ve karbonlaşmış ürünlere dönüşüyor. Katran benzeri
bu karbonlaşmış ürünler -ki daha yoğun petrol
ürünleri içerdiği için ayrıştırılması gerekir- yerin altında kalıyor.
Günümüzde ısıtma işlemi genellikle fosil yakıtların yakılmasıyla
gerçekleştiriliyor. Charles Forsberg fosil yakıtlar kullanılan bu süreçlerin hem daha düşük verimle gerçekleştiğini hem de
fazladan sera gazı salımına sebep olduğunu söylüyor.
Yeni geliştirilen yöntemde ise nükleer enerji santrallerinin
ürünlerinden olan su buharı kullanılarak, ek bir enerji
tüketimine sebep olmadan enerji elde edilebiliyor.