Mersin’in Yeni Şehir İlçesindeki Şevket Pozcu Anaokulu Öğrencileri Sokakta Yaşayan Kediler İçin Yuva yaptı
İnsana bile önem verilmeyen bir toplulukta, ailelerin çocuklara hayvan sevgisi aşılama olasılığı oldukça güç. Bu konuda maalesef yaşam savaşı mı dersiniz maddiyat mı dersiniz bir sürü bahanemiz var. Sokakta kedilerin hırpalayan, köpeklerden korkup kaçan çocuklar ,’’aman dokunma mikrop kaparsın o pis’’ diye bağıran ebeveynler varken çocukların içeresinde hayvan sevgisi olmasını beklemek zor olsa gerek… Fakat onlarda bizler gibi sevgiye muhtaç canlılar. Sokak hayvanları, sadece sevmemizle ve yediklerimizden arda kalan artıkları dahi olsa vermemizle deli gibi mutlu olabilecek varlıklardır. Tamda bu sırada hayvan severler olarak kolları sıvadık bu soğukta onların karda kışta korunmasını sağlayacak bir şey yapmaya karar verdik.
Şevket Pozcu anaokulunda yeğenim Defne’ninde öğretmeni olan Bedriye Tomar ile ana okul çocukları ile sokak kedileri için bir şeyler yapmak istedik. Daha önce yetişkinliklerle yaptığımız sokak kedilerine yuva yapma çalışmasının miniklerle yapmaya karar verdik. Çalışmada gönüllü olarak rehberlik yaptım. Bedriye öğretmen duyarlı davranarak beni, okula davet etti. Çalışma için kediler için mama ile 23 öğrenci ile yapacağımız yuva için naylon leğenler ve kelepçeler aldık. Öğretmenimiz sınıfta ön hazırlık yaparak bir kedi hikâye kitabı okudu. bu kitapla bile çocuklar konuya konsantre olmuşlardı. Daha sonra sınıfta, gerçek bir hayvan sever olan eşim, ben ve öğretmenimizin rehberliğinde çocuklarla çalışmaya başladık. çocuklar ikişer ikişer gruplaşarak yuvaları yapmaya başladılar….Kimi klips taktı, kimi makasla kesti bir yetişkin için kolay olsa da anasınıfı çocukları için oldukça zor bir işti ama onlar birer kahraman gibi severek çalıştı ve bu işin üstesinden geldiler. Bir sürü kediyi soğuktan koruyacaklarını bilmenin heyecanları gözlerinden okunuyordu sabırsızlıkları daha yuvalar hazırlanırken bile inanılmazdı.
Hazırlanan yuvaları, ertesi gün o yuvalar sokaklara bırakılacaktı, yuvalar ve minik kardeşlerimiz ile servise bindik yuvaları doğru yerlere koymalıydık. Sokakta karton toplayanlar çöpçüler vs tarafından çalınmamalıydı. Okulun etrafındaki sokaklar ilk hedefti. Kedilerin olduğu bir sokakta, çocukları ikişer ikişer indirdik arabadan ve yuvaları koyduk. Kedileri sevdik, mamalarını yuvalarına koyduk. Yuvayı, kendileri sahibine emanet ettik. Çevredeki herkes hayretle bize bakıyordu. Şaşkın bakışlar arasında diğer istikamete yol aldık. Minik arkadaşlarımızın yaptığı yuvaları, o civarda olabilecek tüm mekânlara bıraktık. İnsanlar balkondan bizleri izlediler. İzlemekle kalmayıp sokak sakinleri olarak bize yuvaları koyabileceğimiz yerleri gösterdiler. Sokağı süpüren belediye görevlisi, balkondan bakan başka bir hayvan sever. Bazı sokaklarda yer bulamadık ve kapıları çaldık bahçelerine yuva koymak için hem çocuk sever hem hayvan sever aileler bize yardımcı oldu. Bahçelerinde bize yer gösterdiler. Yuvaları bıraktık mahallemizde yeğenimin beslediği patileri unutmadık. Yuvalardan birini, sınıftaki öğrencinin evinin bahçesine bıraktık. Ona sorumlulukta verdik. Artık yuvaya o sahip çıkacaktı…
Geri kalan 2 yuvamızı da okulun bahçesine farklı iki köşeye bıraktık. Öğrenciler günlük takip etsin diye sınıftaki öğrenciler yuvaları öyle sahiplenmişlerdi ki başka sınıftan çocuklar yuvalara dokunamadılar bile;)
böyle bir etkinliğe rehberlik etmenin tatlı heyecanı ve yorgunluğu olsa da, çocuklara yasatmış olduğumuz bu iki günün paha biçilmez bizler için. Tüm hayvanlar, sevgiye ve yardıma muhtaçtır. Çocuklar geleceğimiz. Onların geleceğe hayvan sever, paylaşımcı, çevreye duyarlı birer yetişkin olması için sizde bir umut olmak istemez misiniz?
Ayfer MADCAN
ayfersah33@gmail.com







