8.Sınıf DNA ve Genetik Kod Konu Anlatımı

DNA ve Genetik Kod
8.Sınıf DNA ve Genetik Kod

DNA, tüm canlıların genetik materyalini taşıyan moleküldür. DNA, bir dizi nükleotid adı verilen temel yapı taşlarından oluşur. Nükleotidler, bir şeker, bir fosfat ve bir bazdan oluşur. DNA, dört farklı baz çifti içerir: adenin (A), timin (T), guanin (G) ve sitozin (C). Bu baz çiftleri, farklı kombinasyonlarda sıralanarak genetik bilgiyi kodlarlar.

Genetik kod, DNA dizisinin özelliklerini belirleyen bir dizi kuraldır. Bu kurala göre, her üç nükleotid bir kodon oluşturur ve her kodon belirli bir amino asidi kodlar. Amino asitler, proteinlerin yapı taşlarıdır ve DNA’da kodlanan genetik bilgi, protein sentezi için kullanılır.

DNA’daki genler, organizmanın belirli özelliklerini belirleyen talimatlar içerir. Genler, birçok faktör tarafından etkilenen bir organizmanın fiziksel, zihinsel ve davranışsal özelliklerini belirler.

Genetik bilgi, bir organizmanın kalıtım yoluyla aktarılabilir. Anne ve babadan gelen DNA, birleşerek yeni bir organizma oluşturur. Kalıtsal bilgi, bazı durumlarda genetik hastalıkların oluşmasına neden olabilir.

Sonuç olarak, DNA ve genetik kod, canlıların genetik materyalini taşır ve protein sentezi için gerekli bilgiyi sağlar. Genetik bilgi, kalıtım yoluyla aktarılabilir ve bir organizmanın fiziksel, zihinsel ve davranışsal özelliklerini belirleyebilir.

DNA nın Yapısı ve Özellikleri

DNA, tüm canlılarda bulunan bir moleküldür ve genetik materyali taşır. DNA, nükleotidler adı verilen yapı taşlarından oluşur. Nükleotidler, bir deoksiriboz şeker, bir fosfat grubu ve bir bazdan oluşur. DNA’da bulunan dört farklı baz çifti adenin (A), timin (T), guanin (G) ve sitozin (C) dir.

DNA molekülü, iki zincirli bir yapısı vardır ve bu iki zincir birbirine karşı komplementerdir. Adenin, timin ile baz eşleşmesi yaparken, guanin, sitozin ile eşleşir. Bu baz eşleşmesi, iki zincirin karşılıklı olarak sarmal şekilde birbirine dolanmasını ve DNA molekülünün ikili sarmal (double helix) yapısını oluşturur.

DNA molekülünün diğer özellikleri şunlardır:

  • DNA molekülü oldukça uzun bir yapıya sahiptir. Bir insan hücresindeki DNA molekülleri yaklaşık 2 metre uzunluğundadır.
  • DNA molekülü oldukça kararlı bir yapıya sahiptir ve hatalı kopyalanmayı engelleyen bir dizi onarım mekanizması bulunur.
  • DNA molekülü, hücre bölünmesi sırasında kendini kopyalayarak yeni hücrelerin ihtiyaç duyduğu genetik materyali sağlar.
  • DNA molekülü, her canlının kendine özgü bir DNA dizilimine sahiptir ve bu dizilim, organizmanın özelliklerini belirleyen genetik kodu oluşturur.
  • DNA molekülü, mutasyon adı verilen değişikliklere uğrayabilir ve bu değişiklikler, yeni özelliklerin ortaya çıkmasına veya genetik hastalıkların oluşmasına neden olabilir.

DNA’nın Özellikleri
DNA’nın yapısı nükleotidlerden oluşur.
DNA’nın yapı birimi Nükleotid’dir.
DNA’nın görev birimi Gen’dir.
DNA’nın yapısında dört farklı organik baz vardır. Bunlar Adenin (A), Timin (T), Guanin (G) ve Sitozin (S veya C) dir.
Bütün canlılarda DNA’sında bulunabilecek 4 çeşit nükleotid vardır. Ancak her canlıda bu nükleotid sayısı ve dizilişi farklıdır.
DNA molekülünü oluşturan zincirler arasında zayıf hidrojen bağı bulunur.
DNA bakteri gibi gelişmemiş canlılarda sitoplazmada, diğer gelişmiş canlılar da ise çekirdek, mitokondri ve kloroplast içerisinde bulunur.
DNA ismini yapısındaki Deoksiriboz şekerinden alır.

Sonuç olarak, DNA molekülü, canlıların genetik materyalini taşıyan bir moleküldür. DNA’nın yapısı, dört farklı baz çiftinin eşleşmesi ile oluşan ikili sarmal yapısıdır. DNA, uzun ve kararlı bir yapıya sahiptir ve hücre bölünmesi sırasında kendini kopyalayarak yeni hücrelerin genetik materyalini sağlar.

DNA’nın Kendini Onarması

 

DNA, hücrelerin genetik materyalini taşıyan molekül olduğundan, hücrelerde çeşitli onarım mekanizmaları ile korunur. DNA molekülünde, çevresel faktörler veya hücre bölünmesi sırasında hatalar oluşabilir. Bu hatalar, DNA dizisinin değişmesine, mutasyonlara neden olabilir ve sonuçta hastalıklara sebep olabilir. Ancak, hücrelerin kendilerini korumak için bazı mekanizmaları vardır ve DNA onarımı bunlardan biridir.

DNA onarımı, hasarlı DNA bölümlerinin tamir edilmesi işlemidir. Hasarlı DNA bölümleri, çevresel faktörlerin (radyasyon, kimyasal maddeler) etkisiyle veya hücre bölünmesi sırasında oluşan hatalar sonucu meydana gelebilir. DNA onarım mekanizmaları, hasarlı bölümlerin tamir edilmesi veya zararlı hücrelerin öldürülmesi için çalışır.

DNA onarımı, farklı mekanizmalara sahip olabilir. Bazı onarım mekanizmaları, hasarlı DNA bölümlerini doğrudan tamir ederken, bazıları hasarlı bölümleri kesip çıkartır ve yeni DNA parçaları ile tamir eder. DNA onarımı, genellikle hasarlı bölgenin tipine, büyüklüğüne ve onarım mekanizmasının çeşidine bağlıdır.

DNA onarım mekanizmaları arasında en yaygın olanları şunlardır:

  1. Baz onarımı: DNA molekülündeki bazlardan birinin hasarlı olması durumunda, onarım mekanizması hasarlı bazı keser ve orijinal bazın yeniden sentezlenmesini sağlar.
  2. Mismatch onarımı: DNA bölünmesi sırasında, DNA zincirlerinde hatalar oluşabilir ve yanlış bazlar eşleşebilir. Mismatch onarım mekanizması, bu hataları düzeltir.
  3. Çift zincirli kırık onarımı: DNA molekülünde çift zincirli bir kırık oluştuğunda, onarım mekanizması hasarlı bölümü keser ve yeni bir DNA zinciri sentezler. Bu mekanizma, genetik materyalin tamamının yeniden üretilmesine yol açabilir.

DNA onarım mekanizmaları, genetik materyalin hasar görmesini engeller ve hücrelerin sağlıklı olmasını sağlar. Bu mekanizmaların işleyişi, DNA hasarına neden olan faktörlere ve hasarın ciddiyetine bağlıdır.

DNA’nın Kendini Eşlemesi

DNA’nın kendini eşlemesi, DNA’nın bir hücrenin bölünmesi sırasında, kopyalanarak yeni hücrelere aktarılması sürecidir. Bu süreç, özellikle hücre bölünmesinin S (sentetik) fazında gerçekleşir.

DNA molekülü, her biri bir nükleotitler dizisi olan iki zincirden oluşur. Eşleşen bazlar arasındaki hidrojen bağları sayesinde zincirler birbirine sarılmıştır. Bu sarılmış zincirlerin açılması, DNA replikasyonunun başlaması için gereklidir. İşte bu noktada, helikaz enzimi devreye girer ve DNA molekülünün çift sarmal yapısını açarak iki ayrı zincir elde eder.

Ardından, primaz enzimi, açılmış DNA zincirinin bir ucunda bulunan tek bir nükleotidi tanımlar ve RNA’nın kısa bir parçası olan bir primer olarak adlandırılan bir molekülü sentezler. Bu primer, yeni DNA zincirinin sentezi için başlangıç noktasıdır.

Daha sonra, DNA polimeraz enzimi devreye girer ve açılmış DNA zincirine, başlangıç noktasına bağlı olarak, nükleotitleri ekler. Nükleotitlerin eklenmesi, önceki nükleotitlerin fosfat gruplarından gelen enerji kullanılarak gerçekleştirilir. Bu süreç, DNA zincirinin tamamının sentezlenmesi ile devam eder.

Yeni DNA zinciri, orijinal DNA zinciri ile eşleşir. Bu eşleşme, her bir nükleotidin belirli bir başka nükleotid ile eşleşmesi ile gerçekleşir. Adenin (A), timin (T), guanin (G) ve sitozin (C) bazları, belirli bir eşleşme kuralına göre birbirleri ile eşleşirler (A-T, G-C).

Böylece, iki ayrı DNA zinciri mevcuttur, her biri yeni sentezlenmiş bir DNA zinciri ile orijinal bir DNA zincirinin birleşmesinden oluşur. Bu süreç, DNA replikasyonu olarak adlandırılır ve sonunda, iki ayrı DNA molekülü mevcuttur. Bu moleküller, hücre bölünmesinin geri kalanı boyunca ayrılmak üzere hazırlanır.

8.Sınıf DNA ve Genetik Kod Konu Anlatımı için özel ders talepleriniz için hemen fen bilimleri özel ders veren öğretmenlerimiz ile iletişim kurunuz.