
Dedem “Bir daha dünyaya gelsem, ömrümü edebiyata verirdim!” derdi. Ben, gün geçtikçe bu sözü daha iyi anlıyorum; bırakın tüm edebiyatı, bir kitaba bile bir ömür az geliyor! Kitaplardaki tüm o karakterler, olay örgüsü, tasvirler yani her bir sayfadaki her bir cümle benim ile yaşamaya devam ediyor. İşte, ben bu yüzden yazmak istiyorum! Okuduğum her bir kitapla yeni bir cam ekleniyor gözlüğüme; ben de kitabımı kapatıp o gözlüğü takıyorum ve yaşamaya yeniden başlıyorum! Olaylar, insanlar, mekanlar, sesler, kokular, tablolar, akan nehirler… hepsi daha da net, daha anlaşılır oluyor böylece! Dahası okunan kitaplara dair her şey de benimle birlikte yaşamaya yeniden başlıyor ve yazarın kaleminden akan bir mürekkep gibi taşıp kendilerince değerlendiriyorlar bu yeni dünyayı. Benim için her şey artık bambaşka, her okunan kitap yeni bir uyanışın habercisi oluveriyor böylece!
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nda “O hayat ki hep senindi ve sen onu asla bilmedin!” diye yazar. Evet, ben de okudukça elimizdeki hayatı nasıl bilemiyoruz anlıyorum. Okunan her bir sayfa ondan öncesinin nasıl da bulanık olduğunu fark etmemi sağlıyor. Bulanıklıktan kastım anlamsızlık; daha doğrusu hayata, insana, atılan çöpe, çekilen krediye, yaşamda ne varsa ne yoksa, tam da ona anlam yükleyememek, olanları değerlendirememek. Her kitapsa yeni bir bakış kazandırıyor yani yeni bir anlam katıyor hayata. Bu kazanılan her yeni bakış açısı ise yeniden doğmak gibi; bazen eski tabuları yıkıp bazen yeni yerler keşfedip yeniden var etmek kendini. Anlam zenginleştikçe ömre ömür katılıyor sanki! Böylece bir ömrümüz daha olmasa bile her kitapla açılan yeni kapılarla doya doya yaşayabiliyoruz sanki, her anın tadına vararak, değerini anlayarak.
Kitaplara yorum yapmayı haddime görmüyorum, benimki bazen sade bir cümlenin bazen bir sayfanın bazen tüm kitabın bana ne anlattığını paylaşmak. Kitaplar okunup terk edilmemeli! Aksine onları yaşatmaya devam etmeli; düşünerek, hatırlayarak, bazen elinize alıp öylesine bir sayfasını okuyarak ama en çok diğer okurlarla paylaşarak. Ben de sizlerle bunu yapmak istiyorum. İşte, bu yüzden yazıyorum!
İyi okumalar dilerim…











