Matematik Sandığımızdan Daha Zor…

Matematik Sandığımızdan Daha Zor…

Matematiğin eğlenceli olduğunu biliyoruz. Hem de o kadar eğlenceli ki biz matematikçiler matematik yapmaksızın hareket dahi edemiyoruz. Matematiğin eğlenceli kısmı bir yana dursun bir de hiç kimsenin beğenmediği bir yüzü vardır. O da zor bir bilim dalı olması… Aslında bilim insanlarının matematiği sevmesinin de yegane temeli budur. Kolayı kim sever ki?

Çok uzun yıllardan beri matematiğin tarihsel gelişimi matematiğin farklı alanlarda uygulamasına olanak sağladı. Bu olanaklar insanların tamamen düşünce olgusunda ortaya çıktı. Bu düşünceler yerinde duramadı ve matematiğin dalları haline geldi. Matematiğin uygulanmadığı alanlar gitgide azaldı. Günümüzde matematiğin kullanılmadığı alanların olmadığını söylemek çok doğru olacaktır. Şurda burda kullanılıyor şeklinde bir açıklamanın doğru olamayacağını bildiğimizden dolayı nefesimizin her pompalandığı anda dahi matematik devreye girmektedir. Bu yüzden matematiği sevmek zorundayız. “Sevmesem ne olacak ki?” sorusuna çok ağır bir cevap geliyor. “Bilim insanı olamazsın.”

Peki matematikte “Sürekli çalışıyorum fakat başarılı olamıyorum” diyenleriniz de bir hayli fazladır. Bunun tek sebebi matematikle olan sevginizden kaynaklanmaktadır. Matematiğe sarılın, sadece bir ders olarak değil hayatınızın bir parçası olduğunu unutmayın ve göreceksiniz ki belirli bir müddet sonra matematik ile olan çalışmalarınız canlı hale gelecektir. Eğitim sisteminin en önemli temsilcisi olan İskandinav ülkeleri matematiği ilkokul yıllarında öğretmektedir. Bu öğretim sistemi Türkiye’de olduğu gibi “2+2=4” şeklinde değildir. Öğrenciler doğaya çıkarılıp doğanın içindeki matematik eğitmenler tarafından gösterilir. Öğrenci bunun doğrultusunda matematiğin aslında bir ders olmadığını hayatın ta kendisi olduğunu sezgisel olarak kavramaktadır. Bizler için matematik günlük hayatta ne işe yarar sorusunun kökeni de anasıfında öğretilen matematik ile ilgilidir.

Matematiğin arkasındaki ölümler, savaşlar, zaferler, başarılar aslında hangi yolları takip ederek geldiğini bizlere gösteriyor. Pisagor dediğimiz matematikçi 3-4-5 üçgeni olarak tanımladığı dik üçgeni kutsal olarak kabul etmiştir. Fakat öğrencisi Hippasus Pisagordan söz hakkı isteyip “Kenarları şayet 1-1 olursa hipotenüs kaç olacaktır” sorusunun sonucu yeni bir sayı sistemine yelken açtığını görünce Pisagor o dönemde karizmasının zedeleneceği endişesiyle ( Karizma kelimesini okurun şan ve şöhret olarak algılamasını istiyoruz. Zira Pisagor sayıları tanrı olarak öğrencilerine tanıtmış ve bazı öğrencileri tanrı olarak dahi kabul etmiştir. ) öğrencisini suda boğdurtarak öldürtmüştür. Bizler Hippasus’a çok şey borçluyuz. Köklü ifadelerin mucididir. O düşünce ile sorgulamasaydı bizle belki bu sayı sisteminin varlığından haberdar olmayacaktık. Matematik bu ve bunun gibi birçok olayla tarihini yazmıştır.

Kimisi de ( Andrew Wiles ) 7 yaşında kasabanın kütüphanesinde gördüğü 300 yıllık bir problemi henüz o yaşlarda ilgi duyup her gün kütüphaneye gidip gelerek çözmeye çalışan ve ömrünün 50 yılını bu yolda adadıktan sonra soruyu çözen kişilere de ev sahipliği yapmaktadır. Matematikçi Sir Adrew Wiles bu soruyu çözerken günlük 5 saat ders çalışarak matematik çalışarak başarmıştır. Bazı insanlara göre ise hayatını çok anlamsız bir işle yorduğu gerekçesiyle topa tutulmaktadır. Fakat gelin görün ki Andrew Wiles dünyanın en mutlu insanı olarak kendini tanımlamaktadır.

İşte bu noktada matematiğin bir bilim dalı olmadığını yukarıda bahsettiğimiz üzere yaşayış biçimi olduğunu algılamaktayız. Matematik biliminin hayatı evreni ve doğayı algılamamız için bir araç değil aslında bir anahtar olduğunu biliyoruz. Bu yüzden matematikten korkmayalım, matematik öcü değildir.

 

Paylaş

Rsch. Mushab Bedirhan ANDIZ, Türk Matematikçi & Yazar & Konuşmacıdır. Türk Matematik Derneği üyesi ve popüler matematik kitapları yazarıdır. Türkiye’de matematiği sevdirmek adına her yıl 30’un üzerinde üniversite ve liselerde konuşma yapmaktadır. Halen Bahçeşehir Koleji Kahramanmaraş Kampüsünde Matematik Araştırmacısı ve Tübitak bünyesinde Fellow Researcher olarak devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here