MATEMATİK MASALLARI İLE YOLCULUK

MATEMATİK MASALLARI İLE YOLCULUK

“Eğer çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız, onlara masal okuyun.Eğer onların daha zeki olmalarını istiyorsanız, daha fazla masal okuyun.” *

Geçen gün bir sınıf öğretmeni arkadaşımla dertleşiyorduk. Kendisi yirmi senelik öğretmen. “Çocuklar yirmi sene öncesine göre daha az zekiler.”dedi bana. Güldüm. “Nedenini düşündün mü peki?” dedim. Çok uzun süredir bunu düşünüyorum zaten.” diye cevap verdi., “Sanırım problem çözme yeteneklerini kaybettiler, bir soru soruyorum, gördükleri her sayıyı topluyorlar düşünmeden ve çözdüm, diyorlar. Biz çocukken radyo tiyatrosu dinlerdik. Ve bir de büyüklerimizden masallar. Bu çocuklar hayal edemiyor, hiçbir şeyi gözünde canlandıramıyor. İşte bu yüzden senin çocuklarla kurduğun bu ilişkiyi, anlattığın masalları önemsiyorum.” Haklıydı. Zaten ben de masallarla yolculuğuma bu yüzden başlamıştım. İnternet çocuklarına yeniden hayal kurmanın mümkün olabileceğini ve problemleri çözmenin masallarla çok daha kolay olabileceğini göstermek için.

Herşey nasıl başladı?

İki sene önce “Sayıların Olmadığı Ülke” kitabını yazdığımda amacım 7-10 yaş çocuklarına matematiği ve kavramlarını sevdirmek, küçük yaşlarda başlayan matematik korkusunun önüne geçmekti. Öyküleri okuyan çocuklar ve öğretmenleri çocukların öyküleri sevdiğini söylüyorlardı. Bir gün daha ne yapabilirim derken, bu öykülerin masal içinde çocuklara çok daha kolay ulaşabileceğini düşündüm. Ve çocuklarla masal aracılığıyla yüzyüze kurulabilecek bir ilişkinin, sanal ilişkilerin giderek gerçeğin yerini aldığı, çocukların düşünmek yerine, yapmaya odaklandığı bu çağda onlar için kıymetli ve samimi olabileceğine karar verdim. Onlara bir masal ipi uzattım, onlar hemen karşılık verdiler. Zaten çocuklar hiçbir zaman yanıltmadı beni.

İstanbul’da Rahmi Kirişçioğlu İlkokulu’nda başladığım matematik masalları yolculuğuma. Akatlar Anaokulu, Şair Behçet Kemal Çağlar İlkokulu, Avrupa Koleji, Yönder Koleji Ataşehir, Acıbadem 60.yıl İlkokulu’nda devam ettim. Sonra bir gün masallar Anadolu’ya yolculuğa çıktı. Anadolu’da ilk durağım Kars oldu. Kars’ı seçmem tesadüf değil. Kars benim için masalların şehriydi zaten. Büyülü bir coğrafyada dünyanın en güzel çocuklarına matematik masalları anlatmak hayalimdi.

Kars’a vardığımda biraz tedirgindim. Acaba uzak diyarlardaki bu çocuklara ulaşabilecek miydim? Ama korkumun yersiz olduğunu masala başladıktan kısa bir süre sonra anladım. Dağpınar Çağdaş Yaşam İsmet Güresen İlkokulu’ndaki çocuklarla masalların ortak dili aramızdaki bağı çabucak kuracaktı. Ben onlara Kaf Dağı’na doğru bir ip attım. Onlar da bu ipi tutup bana, Pisagor’un Demirciler Çarsısı’nda dolaşan yersiz yurtsuz masalcısına geri gönderdiler. Onlardan aldığım iple Mersin İstiklal İlkokulu’na geçtim. Çoğunluğu göç alan bir mahalleden gelen çocuklar dinlediler bu sefer matematik masallarını anneleriyle birlikte.. Anneler çocuklardan heyecanlıydı. Yaşamlarındaki renklerin ne kadar siyah beyaz olduğunu anlattılar masaldan sonra bana. Masallar onların da yaşamlarına renk katmıştı. Çocuklara gelince masal sonrası sayıları kaçıran Tepegöz’ü canlandırdılar resimlerinde. En çok o akıllarına yer etmişti demek. Belki de kendi yaşamlarındaki Tepegözlerle ilişki kurdular,kimbilir…Masaldan sonra ne çok soru sordular: “Sayılar biter mi? Cin sayıları alıp nereye kaçırdı? Tepegöz neden sayıları geri vermiyor? Sayılar olmazsa nasıl yaşayabiliriz?”

Onlarla Tepegöz’ü yendik ve göç bölgesindeki bir başka okula, Zübeyde Hanım İlkokulu’na uzattık ipimizi. Çocuklar anasınıfından dördüncü sınıfa kadar dört gözle bekliyorlardı matematik masallarını. Onlar en çok sayıları arayan kahraman Ali’yi sevdiler. Onun gibi kahraman olup bütün canavarlarla, devlerle, cadılarla savaşıp sayıları sonsuza kadar koruyacaklarına söz verdiler masal bitiminde.

Yolculuğun son durağı Kahramanmaraş Simya Koleji oldu. Bu okuldaki çocuklar da önceki arkadaşları gibi matematik masallarının büyülü dünyasında sıfırı bulan Hintli amcaları Brahmagupta’yı, küçük bir toplu iğnenin kocaman bir devi yenebilmesinin mümkün olduğunu düşlediler.

Bundan sonra Matematik Masalları’nın ipi Maraş’tan ülkenin hangi şehrine uzanır bilinmez. Dileğim bir gün ülkenin farklı şehirlerindeki çocuklarla birbirimize uzattığımız bu masal ipinin buralardan dünyanın tüm coğrafyalarındaki tüm çocuklara uzanan bir dostluk ve bilgi ipi olması.

Güzel bir dünya dileğiyle.

Söz uçar, yazı kalır.

Biz hep uçalım.

*Albert Einstein

Sayıların Olmadığı Ülke
Sayıların Olmadığı Ülke
Eyvah, Annem Matematik Öğretmeni
Eyvah, Annem Matematik Öğretmeni

Eser Saraçoğlu
Matematik Öğretmeni. Galatasaray Lisesi’nden sonra Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli okullarda matematik öğretmenliği yaptı. Matematik atölyeleri, matematik tiyatrosu ve kulüplerini yönetti. Matematikçiler Derneği Geleneksel Öykü Yarışması birinciliği ve ikinciliği ödüllerinin sahibidir. İş Bankası Kültür Yayınları “Sayıların Olmadığı Ülke” ve “ Eyvah, Annem Matematik Öğretmeni” hikaye kitaplarının yazarı. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilmektedir.

eserosaracoglu { at } gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here