Yeni normalde çocuk yetiştirmek

Pandemi sürecinin sonlarına yaklaşırken ardımızda bıraktığımız onca gün, ebeveynler ve eğitimciler olarak kendimizi sorgulamamızı sağladı. Yoğun iş temposu, koşuşturma, hafta sonu kaçamakları, sosyal medyanın bağımlılıkları, okul ve ödevler derken durup düşünmek ve içimize dönmemiz için de bir fırsatımız oldu.

Salgın sebebi ile çocuklar arkadaşlarından ve okullarından koptular, okul etkinlikleri, mezuniyetler, spor aktiviteleri veya tatil planları ne yazık ki iptal edildi. Bunun üzerine öğrenciler bir de sınav süreci ile baş etmek zorunda kaldılar. Kimi aileler bu durumu sakin ve stressiz atlatırken kimi aileler için süreç bir hayli zorlayıcı oldu.

Biz eğitimcilerin gözünde ise en derin kayıplar eğitimde yaşanmaktadır. Okulların açık olduğu süreçte dahi, M.E.B’nın raporlarına göre öğrenme, anlama ve muhakeme yeteneklerinin düşük olduğunu göz önünde bulundurursak, kayıp zamanı telafi etmek, öğrenmeyi hızlandırmak ve eşitliği sağlamak adına aileler ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir.

Akademik planlama ve takibinin, okullar kadar anne ve babanın sorumluluğunda olması, gerekli ders ve kaynak kitaplardan destek alınması elzemdir. Fakat bu krizin yanında göz ardı etmememiz gereken bir konu da 21. yüzyıl becerileri ile çocuklarımızı geliştirmek olmalıdır. Ailelerin sorumluluğunun artması ile birlikte pedagojik açıdan ebeveyn eğitimi ve ebeveyn mentörlüğü daha da önem kazanmıştır.

Anneler ve babalar olarak, eğer doğru rehberlikte bulunursak, çocuklarımız için krizi fırsata, fırsatı da gelecek başarılara çevirebiliriz.

Her anne-baba, çocuğunun ileride iyi yerlere gelmesini, toplum tarafından saygı gösterilen birey olmasını, sağlıklı ilişkiler yaşamasını ve aile kurabilmesini, etik değerleri önemseyen birer vatandaş olarak yetişmesini ister. Fakat bu doğal isteklerin ne kadarı çocuklarımızın en çok vakit geçirdiği ortamlarda verilebiliyor diye de sormadan geçemiyoruz.

Çocuk ve ergen gelişiminde sosyal, duygusal zeka, olasılıksal öğrenme, eleştirel ve araştırmacı düşünce becerisinin, akademik beceri kadar değerli olduğu bir çağda yaşıyoruz. Fakat bu durum ne bizler için ne de bizden sonra gelecek nesiller için yeni kavramlar değiller. Antik Yunan döneminden itibaren felsefenin, matematiğin, erdemin ne kadar önem arz ettiğini artık bilmeyenimiz yoktur.

Ethos, Pathos ve Logos’a farklı bir bakış

Kurumsal bir şirkette satış departmanında çalışıyor ya da felsefe ile biraz ilgiliyseniz bu kelimelere aşina olmalısınız. Ethos, Pathos ve Logos kavramları Aristotales retoriğinin üç ikna öğretisi olarak bilinir ve kullanılır. Peki, bu kavramları çocuk gelişiminde, birer yaşam becerisi olarak ele almak nasıl olurdu? Konuyu detaylandıralım.

Ethos kavramı; Yunanca “Alışkanlık, gelenek, karakter, mizaç, eğilim anlamlarına gelir. Etik ise Ethos kelimesinden türemiştir ve evrensel değerleri ele alır. Dünya vatandaşı çocuklar yetiştirdiğimizi kabul edersek, evrensel ahlak yasasını da savunuyor ve etik değerlere önem veriyoruz demektir. Kısacası, ethos sahibi biri için dürüst, güvenilir, iyi ve kötü ayrımını yapabilen, evrensel ahlak yasalarını içselleştirmiş bir birey diyebiliriz.

Pathos; duygulara hitap eder ve insanların içinde barındırdıkları duyguları ortaya çıkarır. İçinde etik değerleri barındıran insana özgü bir kavramdır. Günlük yaşamımızda sağlıklı ilişkiler kurmak adına empati becerimizi sıkça kullanır, karşımızdaki kişinin duygu durumunu anlamayı esas alırız. Etik değerlere sahip bireyler bu beceriyi kullanırlar, böylelikle Pathos kavramının Ethos ile bağlantısı ortaya çıkar.

Logos kavramı; akıl ve mantık ile kavramaya işaret eder. Farklı dönemlerde farklı anlamlarda da kullanılmıştır. Söz, kavram, akıl ile ulaşma, bilim ilkesi, mantıksal birlik vb gibi. Ethos ve Pathos’u kullanamayan bireylerde Logos’tan ne yazık ki söz edemeyiz.

Aristotales’in bu üçlemesi çağın ve sınırların ötesine geçerek, özünde erdem sahibi iyi insan olmayı, ikili ve çoklu ilişkilerde dengeyi kurabilmeyi, aklımızın ve mantığımızın bizleri doğru bilgiye ulaştıracak olmasıyla değerli birer öğüttür.

Günümüzde, sadece akademik bilgiye önem verilip etik değerleri ikinci plana atan bir eğitim modeli, ne denli olumsuz sonuçlar doğurabilir hep birlikte düşünmek isterim.

Bu yazımda, eğitimlerimizde kullandığımız, ekibim ile birlikte tasarladığım Çocuklar için Ethos etkinliğini okuyucular ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Çocuklar için üç Ethos sorunsalı

  • Doğru-Yanlış

Dokuzuncu sınıfta okuyorsun ve çok önemli bir sınavın var. En sevdiğin arkadaşın sınav öncesinde, rahatsızlandığını ve hiç çalışamadığını bu yüzden kendisine yardım etmeni istiyor. Eğer kötü not alırsa ailesi tarafından verilecek ceza ile çok istediği bir Youtuber buluşmasına gidemeyeceğini de ekliyor. Yardım isteğini kabul ediyorsun. Sınav başlıyor ve cevaplar senin için çok kolay. Arkadaşının kopya çekmesine müsaade ediyorsun. Fakat, sınavın bitmesine yakın öğretmen yanına geliyor, senin kopya çektiğini düşünerek senin kağıdını alıyor.

-Davranışın doğru muydu?
-Davranışının doğru ve yanlış yanları neler?
-Ne yapmalısın?
-Arkadaşının durumunu öğretmenine anlatır mısın?

  • Adalet

Evimin şehir merkezinden çok uzağında oturan bir arkadaşımı ziyarete gittim. İhtiyacım olmasa da dönüş yolunda bir adet poğaça aldım. Karşıma üç tane çocuk çıktı. Biri ilkokul çağında, biri on iki yaşındaydı. Büyük kardeş okul çıkışlarında çalışıyor, ardından eve gelip dört yaşındaki kız kardeşiyle birlikte ilkokula giden kardeşini alıyordu. Durumlarının kötü olduğu her hallerinden belli idi. Elimdeki poğaçayı onlara vermek istedim ama hangisine vermem gerektiğini bilemiyordum.

-Sen olsan ne yapardın?
-Poğaçayı onlara vermeli mi?
-Eğer verecekse dağılımı nasıl yapmalı?
-Hangi durumda adaletli davranmış olurdum?

  • Empati

Anne, oğlu ve kızıyla beraber eşine doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Babaları eve geldiğinde onu pastalar, balonlar ve hediyeler ile karşılamak için sabırsızlanmaktadırlar. Fakat bir telefon gelir, çocuklar babalarının mesaiye kalacağı ve eve geç döneceği haberini alırlar. Çocuklar heyecan ile beklerken bu haber karşısında çok öfkelenirler.

-Sen çocuklardan biri olsaydın ne yapardın?
-Çocuklar neden öfkelendiler?
-Çocuklar öfkelenmekte haklılar mı haksızlar mı?
-Baba, ne hissediyor olabilir?
-Başka türlü ne yapılabilir?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin