Yaşamın Müziği ve Hayatın Ritmi

“Bu dâhil bütün genellemeler yanlıştır. “ Nietzsche

Merhaba! Bugün 19 Ekim Pazartesi. Demli bir çay akşamından selamlar:) Yaşadığım çağ sosyal medya aracılığı ile çok şey kattı hayatıma (Şuan yazdığım bir yazıyı paylaşabilme onuru gibi mesela). Düşündüğümde senelerdir hayalini kurduğum hedeflere hiç bu kadar hızlı yaklaşamazdım. Karşılaştığım olaylar yumağına maruz kalmaktan da memnunum aslında… Bazı hayallere uzansam ulaşacağım sanki… Şimdi kaçırdığım fırsatlar için koşullarımı iyileştirmeye çalışıyorum, kendim ve en değer verdiklerimle. Arada hedeflerde konum güncellemesi olsa da gideceğim yolu daha net görüyorum… Bir sonraki aşamada rotayı yeniden oluşturmak kalıyor bana. Sonuç olarak, “Aman dirliğimiz bozulmasın Ali Rıza Bey” modunda yaşamın gizemini çözüyorum. Size bir sır vereyim mi? Yaşamın kendi müziğini daha zarif duymaya başladı kulaklarım ve sanırım ritmini yakaladım…

Dünyada insan tek başına yaşayabilir ancak aileyle, kardeşlerle, arkadaşlarla, dostlarla, eşle adı ne olursa olsun, onlarla bir başka yaşar ve katlanabilir her şeye… Hayat şartlarının ağırlığı paylaşınca azalır, sevinçleri paylaşınca çoğalır gibi gibi… Eee bunun da bir kriteri olmalı ve hayatına girecek insanları seçerken bu kriterlere göre kabul etmelisin…(05.02.2015 Günlüğüme aldığım notlar)

Gelelim Bugünkü Düşünceme

“Bu dâhil bütün genellemeler yanlıştır. “ Nietzsche

Yukarıdaki cümlelerden yola çıkarak, insanları ve onlarla olan iletişimi dar bir bakış açısı ile yorumlamak büyük kayıptır. O halde hayatımıza alacağımız insanları da heykeltıraş gibi kendi istediğimiz şekle dönüştürerek değil, sanat yorumlayıcısı edasıyla değerlendirmeye ne dersin?

Takdir edersin ki “İnsan” dediğimiz varlık bir tür değil, çeşit çeşit… Söylediğim gibi seçici olmak ise zannedildiği kadar kolay bir şey değil. Bunu sınırlı ömrümdeki deneyimlere dayanarak söylüyorum. Acı olan şu ki; bu çağın en berbat özelliği insan ilişkilerinin sıradanlaşması ve üzerindeki kutsal tılsımın kaldırılması. Eğer bulunduğun toplumda farklı olmaya çalışırsan yani kendin olursan; önceleri reddetmeye, devamında küçümsemeye ve aşağılamaya başlarlar. Çevrendeki insanların türlü etiketlemelerine maruz kalırsın. Asosyal, korkak gibi… Söylenenlerin tamamını yazmaya kalsam ŞOK’ tan kışlık erzak almış gibi fiş, rulo şeklinde devam eder… Ama bunun bir önemi yok. Hayatını masumlar apartmanına çeviremezsin:)

İnsanlara Ne Zaman İhtiyaç Duyarız?

1. Çocukken oyun arkadaşına ihtiyaç duyarız.

Yanında her role bürünebileceğimiz, misafir edebileceğimiz, mızıkçılık edip saçmalayabileceğimiz, pamuk şekerimizi paylaşabileceğimiz birine…

2.Gençken yol arkadaşına ihtiyaç duyarız.

Seçilen yolda yalnız olmak, güçsüzleştirir bazan… Bundan dolayı önemlidir yol arkadaşlığı… Boş bir niteleme sıfatı değildir. O yolda, her adımın daha güvenilir atılabilmesi, yorulunca uzatılan ele sahip olmak, düşünce kanayan yaralarını saran birinin olduğunu bilmek demek. Korkuları da paylaşarak aynı yolda el ele yürüyebilirsin.

3.Olgunluk çağımızda vefalı dosta ihtiyaç duyarız.

Elinden tutan, güvenilir olan, ne olursa olsun hep yanında duran “Kalk!!! Ağla ama vazgeçme haydi devam et” diyendir. Bazan yufka yürekli annemizdir ya da koca yürekli dağ gibi bir baba… Küçükken kollarınıza bırakılan boncuk gözlü bir kız kardeştir kim bilir. Belki de hayatınıza bir anda girip ezberleri bozan kaliteli bir arkadaş…

4 Yaşlılığında da hayat arkadaşına ihtiyaç duyarız.

İnsanın ömrünün geri kalan kısmını beraber geçireceği eşidir. Erol Evgin ve Emel Sayın’ın söylediği ve hissettirdiği gibi:
Seni düşündüm dün akşam yine ,
Sonsuz bir huzur doldu kalbime…
Hani yıldızlar yanıp sönerken ,
Hani bir yıldız kayar ve insan,
Hani bir telaş duyar ya birden,
İşte öyle bir şey…. Parçası tadında bir hayat arkadaşlığı! Kim bilebilir?

Dinlemek istersiniz diye iliştirdim linki:)

Yanımızdan Ayırmamamız Gereken Kaliteli İnsan Özellikleri

•Alçakgönüllü olup, kendini övmek yerine seni dinleyen insanlar.

•Kendi kimliğinin farkında olup, eşiyle ya da sevgilisiyle övünmeyenler.

•Hayata dair anlatacak konuları olan düşünebilenler. Muhabbet olsun diye onun bunun masasında, hakkında bildikleri üç beş kırık bilgiyle, seni ucuz sohbetlere meze yapmayan cinsinden.

•Üzerinde baskı kurmayan, seni sen olduğun için sevenler, yalnız kalmaktan korktuğu için parmak hesabı menfaatlerine bakıp çıkmazlar ( Baş tacıdır :)).

•Hayatınla ilgili ileri doğru adım attığında, dur demez şöyle olursa daha iyi ilerlersin der (Herkesleştirilir mi böylesi yazıktır yahu).

•Özel hayatına bulaşmazlar. Çünkü onların da yaşadığı kendi hayatı vardır.(Sarılın bırakmayın böylelerini:))

•Sürekli pozitiftirler(Bardağın dolu tarafından bakmak hayat felsefeleridir).

•Herkesle anlaşırlar ( insana saygıları vardır) ancak seçicidirler.

•Yerinde ve zamanında konuşurlar.(En güzel baş ağrıtmayanından)

•Hayalle gerçeği ayırt ederler.

•Seni, sürekli depresif takılıp strese sokmazlar. Herkes aynı çarkta, farklı hikayelere maruz kalıyor bunu bilirler.

•Sana ve yaptığın işlere saygı duyarlar.

Sonuç olarak kıymetli okur,

Yaşam paragraflarını çözerken beynimin arka fonunda dönen düşünceleri paylaşmak enfesti. Ben bu maddelerin hepsini kendimde geliştirmeye çalışıyorum ve bu konuda oldukça başarılı olduğumu düşünüyorum. Eğer hayatıma kaliteli insan almak istiyorsam, öncelikle kendi kalitemi ortaya koymalıyım. İnsan olarak ben buna değerim:) Ya siz?

***************************************************************************
Akşamın menüsü: Sağlıklı ve huzurlu bir aile sohbeti, demli bir çay/ya da sade kahve, Ahmet Şerif İzgören /Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır Kitabı

Sesli gülücüklerinizin olduğu günlere…

Not : Bu yazı daha önce paylaştığım yazının revize edilmiş halidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin