Uyandığım her yeni günde mutlaka yeni bilgiler öğreneceğim…

Uyandığım her yeni günde mutlaka yeni bilgiler öğreneceğim…

Birazcık klişe bir başlangıç yapalım 11 Temmuz 2008 Cuma günü gece saat 00:00 sınav sonuçları açıklandı. Tabi o zaman bizde internet yok neden ders çalışmamız gerekiyormuş o yüzden annem eve internet almıyor. Neyse sınav sonucu açıklandı biz kuzenle beraber baktık ama herkes şok oldu. Özellikle ben deli gibi ağlıyorum kaç gün ağladığımı ben bile unuttum artık… Sonuç beklediğimizden çok daha kötü geldi. Ama artık yapacak bir şey yok olan olmuştu yani kimse bu saatten sonra sonucu değiştiremezdi. Neyse uzatmayalım tercih dönemi geldi tercihlerimi yaptım. Susurluk Anadolu Teknik ve Meslek Lisesini kazandım. Okula bir gittim %85 nerdeyse erkek her gün 8-5 mesai gibi okul var 10 saat ders falan geçmiyor yani anlayacağınız. Kültür derslerini süper yapıyormuşuz gibi bize bir de meslek dersleri gösteriyorlar. Neyse hepsini hallettik falan okul artık bitecek son sınıfım ama deli gibi çalışıyorum. Ben rüyamda bile test çözdüğümü hatırlıyorum. Tabi bu iyi bir şey ama artık delirme noktasına gelmiştim. Bir de o zamanlar dişlerimde sorun oluştu devamlı dişçiye gidiyoruz. İzmir’e fakülteye bile gittik gerisini siz düşünün… Bir de doktor demez mi diş ülseri olmuşsun bu sadece sınava hazırlanan stresli öğrencilerde ve askerlerde olur diye bunu duyan annem beni çıkışta psikiyatriste götürdü.

Evet, arkadaşlar her şey bundan sonra başladı…

Doktorla bir arkadaşmışız gibi muhabbet ettik. Sonuçta bana bir kitap tavsiyesinde bulundu. Mümin Sekman “Her şey beyinde başlar.” şiddetle tavsiye ediyorum. Ben bu kitaptan sonra artık büyümeye başlamıştım.

Üniversite sınavına girdim sonuçlar açıklandı falan artık tercih zamanı… O OKS sınavında yenilen kız var ya şimdi de kazanma sırası bana geçti dedi ve dediğini yaptı. Bu arada liseden okul birincisi olarak mezun oldum tabi bu da çok güzel olmuştu. Tercih yaptım sonuçlar açıklandı falan Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünü kazandım. Okul başlayacak ama şehir İstanbul birazcık korku var yanımda kimse yok ne yapacağım diye endişeleniyorum.

Neyse İstanbul’a gittik mecbur bu işten kaçış yok. Ama nasıl gururluyum size anlatamam. Bir kere yenildim şimdi oyun bana döndü kazanmaya başlama sırası bende. Hani bu Yeşilçam filmlerinde gördüğümüz Haydarpaşa Garı var ya hani köyden gelen çıkar merdivenlere “Ulan İstanbul seni yeneceğim” diye bağırır ya bende öyle yapmaya gittim. Tam bağıracağım ama bir şeyi fark ettim. Ben seni zaten yeneceğim bunun için bağırmama gerek yoktu düşün düşün ben ne diye bağırabilirdim. O zaman fark ettim en sevdiğim işi yapacağım “Uyandığım her yeni günde mutlaka yeni bilgiler öğreneceğim…” bu cümle benim en kötü anımda bana destek olan ve yaşadığım her saniye mutlaka yeni bilgiler öğrenmem gerektiğini hatırlatıyor… Artık benim için hayat felsefesi haline gelmişti en sevdiğim işi yapıyordum. Herkesle konuşuyor, dert dinliyor, sorunlara çözüm üretiyor ve onlarla eğleniyordum. İnsanlardan kaçmak yerine onlara daha çok bağlanmıştım. Çalışmayı, öğrenmeyi ve inanmazsınız insanları seviyordum. Aaaa bu arada dediğimi her gün yapıyorum. Her gün yeni bilgi öğrenmeden kesinlikle uyumuyorum. Eğer o gün her şey çok sıradan gitmişse youtube’dan Hakan Mengüç videoları izliyorum. Orda mutlaka kaçırdığım bir nokta o da bana yetiyor. Onun mutluluğu ile uyuyorum.

Her gün mutlaka yeni bir şey öğrenin ama mutlaka… Kendinizi geliştirmekten asla vazgeçmeyin. Çalışın çabalayın ve insanları tanıyın. Neler olabileceğini gelin o zaman hep beraber tartışalım.
Bu yazım benim sözüm üzerine olsun diğer yazılarımda eğitim, sosyal ağ, yazılım ve tasarım konularında görüşmek üzere…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.