TÜBİTAK Sosyoloji Araştırma Projesi 18

TÜBİTAK Sosyoloji Araştırma Projesi 18

Çocukların Görünmeyen Yüzü; Çocuk İşçiliği: Kayseri İli Örneği

Eğitim çağındaki körpe çocukların çalıştırılması tüm toplumun geleceğini ilgilendirmektedir. Çocukların istihdamı, onların bedensel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkilemekte ve tüm hayatları boyunca eğitimsiz ve niteliksiz yaşamaya mahkum etmektedir.
Çocuk işçi istihdamı, ülkelere göre farklı boyutlar gösterse de ortak nokta Türkiye’nin ve dünyanın bir ayıbı olduğu gerçeğidir.
Projemizin amacı Kayseri ilinde bulunan 12-17 yaş aralığındaki çocuk işçilerin sorunlarını ve sosyo ekonomik durumlarını belirlemektir.
İnsanlığın gelişim evresinde çocukluk dönemi önemli bir yer tutar. Bu dönemde ki yetişme koşullan ve alınan eğitimin yetişkinlik evresindeki yaşam kalitesi üzerinde büyük katkısı vardır.
Konu ile ilgili daha önce yazılmış yazılar incelenerek literatür ve kaynak taraması yapılmış, Kayseri ilinde bulunan çocuklardan 275 erkek ve 20 kız olmak üzere 295 çocuk işçiye 29 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. 12-17 yaş aralığındaki çocukların cinsiyet, ne iş yaptığı, çalışmayı neden tercih ettiği ve günde kaç saat çalıştığı değişkenlerine göre farklılaşma durumunu ortaya koymak amacıyla sonuçlar SSPS programı yardımıyla tahtalaştırılıp veri analizi yorumlanmış ve grafikler çıkarılmıştır.

Yaptığımız bu çalışma ve elde ettiğimiz bulgularda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
• Çocuk işçilerin büyük bir oranı yoksulluktan dolayı çalışma ortamına itilmiştir.
• Çocuk işçilerin liseyi bitiremeden okulu bıraktığı genelinin ortaokul mezunu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
• Çocuk işçilerin çalışmayı tercih etmesindeki en büyük payın okula ilgi duymamaları ve ailesine ekonomik yardım da bulunmak zorunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
• Çocuk işçilerin kötü alışkanlıklar edinip, erken yaşta sigara ve alkol kullandığı sonucuna ulaşılıştır.

• Anne ve babanın eğitim durumlarının çocuğun eğitim durumlarına da yansıdığı tespit edilmiştir.
Sonuç itibariyle; günümüzde yasal olmasa da çocuk işçiliğinin hâlâ devam ettiği görülmektedir. Okullardan koparılıp alınan çocuklar sokakların en büyük bekçileri hâline gelmekte, emeğin küçük sahipleri çocukluğunu yaşayamamakta, eğitimden uzaklaşmakta, fiziksel ruhsal ve sosyal olarak gelişememektedirler. Oyun ve eğitim çağındaki çocuklar zamanlarını olması gerektiği gibi geçirirlerken çocuk işçiler akranlarının aksine, toplumun gelişim yükünü işverenlere bağımlı şekilde küçük omuzlarına yüklemişlerdir. Bu nedenle çocuk işçilerin korunması başta ailelere ve işverenlere yüklenen bir yükümlülük olmakla birlikte özellikle devlete, sendikalara, sivil toplum kuruluşlarına ve üniversitelere de bu alanda önemli görevler düşmektedir.

Soğuk, izbe, karanlık atölyeler ile fabrikalarda zor şartlarda çalışmaya mahkum edilen çocuklar; formel eğitim dışında kaldığı gibi akademik eğitimden yoksun ve toplumsal statü bakımından da alt seviyede olacaktır. Bu nedenlerle toplumumuzun çocukluklara ve çocukların eğitimine karşı daha duyarlı olması gerekmektedir.

KAYSERİ ATATÜRK ANADOLU LİSESİ

Danışman: Halil Nebioğlu

Proje Öğrencileri
FATMA NUR SAVAŞÇI
RUKİYE BALDIK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.