Televizyon Programlarının Elli Tonu!

Merhaba Kıymetli Okuyucu

Bugün sana görmedim, duymadım bilmiyorum demeyi yasaklıyorum. Neden mi?

Yaşadığın hayatın ¾ ü televizyon programcıkları olmuş.

*Müge Anlı ile kalkıp ( yanı başında gözünün önünde kaçırılan gencecik kızı umursamazken, aman başım belaya girmesin diye kapıları kilitlerken) yana yakıla göstermelik başkaları için üzülür olmuşsun,

*Seda Sayan’la ( sokak lambası gibi nereye yandığı belli olmayan ancak lafla peynir gemisi yürütüp, Fatih’e kafa tutan cinsinden) ve bunun kopyala /yapıştır versiyonlarını ağzı açık izler olmuşsun,

*Esra Erol’la (bir önceki yıl evlendirmeye çalışıp, evlendirdikten sonra yapay boşanmalar olmasın diye öncülük eden) “Ben dürüstüm ekmeğimi kazanıyorum” diye ‘Özgürlük Anıtı ‘ misali adalet satan, ahkâm kesen aciz bir insanın peşinden gider olmuşsun,

*Birbirinden farklı kültürünle uymayan, aile yapına dinamit koyan, sosyal sorumluluk adı altında insanların aklında olmayanların da uygulanabilir olduğunu gösteren, birbirinden saçma diziler izler olmuşsun,

*Dizinin dibinde, gözlerinde birazcık şefkat arayan çocuğundan esirgeyip dizidekiler kavuşsun, mutlu olsun diye boncuk boncuk ağlar olmuşsun,

*Yumurta kırar gibi adam öldüren narsistleri örnek alıp,

*Sadist ruhlu insanların anormal davranışlarını, normal kabul edip kahkahalarla güler olmuşsun,

*Eğlence programlarının ( mizahla, zeka ile uzaktan yakından alakası olmayan insansılardan oluşan ), saçma sapan ve rencide edecek şekilde insan kusurları ile dalga geçmesine, bel altı şakalarına güler olmuşsun,

*Haber programlarında seni aydınlatacak, ufkunu açacak, düşündürüp sorgulatacak haberler yerine; maske yerine kova takan hırsızı, çiftliğin sahibinin karısını sevmeyip grev yapan tavukları izleyip, haber saatlerini kaçırmamakla böbürlenir olmuşsun,

*Magazin programı ile “kim, kiminle, nerede, ne yapıyor” diyerek (kendi varoluş amacını sorgulamazken) insanların özel hayatını açık seçik ortaya seren ve “bak sen de yapabilirsin, biz yaptık hiçbir şey olmuyor” diyenleri dinleyip uygular olmuşsun,

* Misafirperverliğini kullanan birkaç aç ayıyı izleyip, adını da “yörelerimizin lezzetlerini tadalım” diyerek Anadolu’mun güzel insanlarının temiz duygularının, nasıl sömürüldüğünü göremeyecek kadar da kör olmuşsun,

* Küçücük çocukları, kadınsı giydirip, papağan gibi konuşturan programları ağzı açık izler, sanki sirkte maymun seyrediyormuş gibi abuk sabuk tepkiler verir olmuşsun,

*İzlediğin reklamlarla bilinçsiz tüketici, marka delisi (kusura bakabilirsin, öyle tanımlıyorlar seni ne yazık ki ve sende buna izin veriyorsun) olarak birilerinin ceplerini doldururken, bankalara bağımlı hale gelmişsin,

*En önemlisi ve acısı ne biliyor musun? Parasını bastırıp askere gitmeyenlerin, senin kınalı kuzunun üzerinden prim yapmasına, rol icabı salça ya da kırmızı boya ile şehitçilik oynamasına göz yummuş, reyting rekorlarını kırmasına yardımcı olmuş; evladının şehadet şerbeti içişini, vatan sevgisini yok yere ucuzlaştırmışsın…

Peki, hala üç maymunu oynamaya devam mı edeceksin? Kumanda elinde olan sen olmana rağmen, ancak içindeki yapay hayatlarla, senin algılarınla oynayan aptal kutusuna başrol verip, kendi hayatında figüran olmayı mı seçeceksin? Seçim senin.

NOT: Burada yazdıklarım öncelikle kendime sesli uyarılarımdır. Ben yapım gereği bilginin sadakasını vermeyi, hayat amacım edindim. Burada da bilginin sadakasını vermek için paylaşıyorum.
Keyfiniz kaldıysa, buyurun sıradaki dizi sizi bekliyor…

Aşılmaz gibi görünen duvarları yıkmak için, bir tuğlayı yerinden oynatmak yeterdi. Çok mu zordu bu hamleyi yapmak? Canan TAN /Çikolata Kaplı Hüzünler

4 YORUMLAR

  1. Hocam şimdi düşündüm de gerçekleri bir bir yüzümüze vurmuşsunuz. Haksızsın demiyorum ha. Yanlış anlaşılmasın. Ama maalesef ki böyleyiz. Herkes artık alışmış ve bunları bir rutin haline getirmiş. Fakat biraz özeleştiriyle aşılamayacak bir durum da değil. İnanıyorum ki okuyucularınız kendilerini eleştiri süzgecinden geçirdiklerinde önce kendilerini, sonra yakınlarını da bilinçlendirir. Ve böyle böyle derken geniş bir kitleye ulaşır.

    Aynı zamanda yazınızı süsleyişiniz, cümleleri rahat anlaşılır ve bol anlamlı yapışınızın okuyucylırınızı sıkmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
    Bir sonraki paylaşımınızı bekliyorum 😊🖤

    • Haklısın Zehracım:) Samimi ve umut vadeden sözlerin beni mutlu ediyor.Şairin dediği gibi,”Umudumuz her daim acımızdan büyük olacak” ki kar tanesi kar topuna dönüşebilsin 🙂 Eksik olma hep yanımda ol güzelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.