“Sevginin olduğu her yerde kıskançlığı görmek mümkündür.”

Kardeş ilişkileri bir kardeşin doğumu ile başlayan ve çoğu zaman yaşam boyu devam eden ilişkiler olarak görülür. Kardeşler birbirleriyle anne babalarından ve akranlarından daha fazla vakit geçirirler. Kardeş ilişkilerini etkileyen bir sebep de kardeş kıskançlığıdır. Kıskançlık, sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre sevginin olduğu her yerde görmek mümkündür. Kardeş kıskançlığı, farklı yaş gruplarında gözlenebileceği gibi okul öncesi dönemdeki çocuklarda daha sık ortaya çıkar. Kardeş kıskançlığının etkisiyle, bazı çocuklar kardeşini çok sever bazıları da aksine kardeşini görmek istemezler.

Kardeş kıskançlığının nedenlerine bakılacak olursa ev içerisinde çok çocuk olması, cinsiyet ve doğum sırası gibi faktörler ön plana çıkar. Ev içerisinde çok çocuk olması ebeveynlerin çocuklarıyla geçirecekleri imkanların sınırlanması anlamına gelir. Bu durum da, ebeveynin ilgisini çekmek için çocukların birbirlerini kıskanmalarına sebep olabilir. Bir diğer neden olan cinsiyet ise toplumsal kaynaklıdır. Geleneksel kültürlerde erkek çocuğun soyun devamı, ailenin geçimini sağlayıcı rolünün olması da kız ve erkek çocuklar arasında kıskançlığı başlatabilir. Doğum sırası da kardeş kıskançlığına neden olan faktörlerden birisidir. Örneğin ilk çocuklar ilgi odağıdır ve ikinci çocuğun gelmesiyle bu durum sona erer. Ailenin büyük çocuktan çok kardeşi ile ilgilenmesi büyük çocukta kıskançlığa neden olabilir.

Kardeş kıskançlığına müdahale noktasında ebeveynler oldukça zorlanırlar. Bununla birlikte, ebeveynlerin çatışmalara müdahale etmemeleri iyi bir strateji olarak değerlendirilmez. Çünkü çatışmalara müdahale etmemek, çatışmaların şiddetini yükseltebilir ve sıklığını arttırabilir. Ebeveynlere yardımcı olabilecek bazı tavsiyeler şunlardır:

-Ebeveynlerin her çocuğuyla haftanın belli günleri baş başa geçirebileceği zamanı olmalıdır. Ebeveynler, bir çocukla vakit geçirirken diğer çocuktan bahsetmemelidir, geçirilen vakit sadece o çocuğa özel olmalıdır.

-Ebeveynler, çocuklarını doğum sırasına göre rollere hapsetmemelidir. “Büyük, ortanca veya küçük” her çocuğun diğer kardeşinin sahip olduğu ayrıcalıkları ve sorumlulukları deneyimlemesi sağlanmalıdır.

-Tüm ailenin birlikte olması fikri hoş olsa da, birbiri ile anlaşamayan iki kardeşin, beraber uzun zaman geçirmeye zorlanması daha fazla gerginliğe sebep olabilir.

-Ebeveynler, aile toplantıları düzenleyebilir. Bu toplantılarda görev dağılımları, sorumluluklar, kimin ne istediği ya da neyden rahatsız olduğu konuşulabilir. Önemli olan herkesin kendi fikrini ifade edebilmesi ve soruna yönelik çözüm önerisinde bulunulmasıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin