Robotikleşen iş dünyası robotlara kalabilir mi?

Robotikleşen iş dünyası robotlara kalabilir mi?

Gün içinde yapmayı istemediğimiz ama zorunda olduğumuz yığınla iş var. Birçoğunu yaparken bir an önce bitirmekten başka bir şey düşünmüyoruz. İçten içe bir güç gelsin ve bu düzeni değiştirsin istiyoruz. Gerçekten de birileri durumu kabul etmenin ötesinde hayaline tutunarak kalkıyor ayağa ve gece gündüz onun için çalışıyor. Yaptığı buluşlarla dünyanın gidişatını değiştiriyor. Gerçekliğimiz oluyorlar. Öncesinde eksikliğini dahi hissedemediğimiz teknolojiler ayrılmaz parçalarımız haline geliyor. Aşağı yukarı 10 yıl önce akıllı telefonlar yoktu, 30 yıl önce kimse şahsi bilgisayarlara sahip değildi, internet erişimimiz yoktu. Şimdi onlarsız bir dünya düşünemiyor dahi çoğumuz.

Son yıllarda yaşanan hızlı gelişmelerle birlikte geldiğimiz bu noktada robotların şimdiki işlerimizin birçoğunu elimizden alacağı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Bu ne demek oluyor? Benim konuya bakış açım şöyle:

İş dünyasında çalışanlar olarak hepimize biçilen roller var. Bu rollerin hemen hemen hepsinde bizden beklenen iş tanımları belli. Rollerimiz bize neyi, ne zaman ve nasıl yapmamız gerektiğini söylüyor. Bu amaçla öğretilen tüm olgular ilgili durum için zihnimizden birer çıktıyla birlikte durumu bize aşina kılıyor. Yavaş yavaş bu durumu normalimiz kabul ediyoruz. Mesela sürekli tekrarlayan işlerimize rutin diyoruz, herkes için tekleştirdiklerimize kural, belirlenen çerçevede işimizi yapmaya ise profesyonellik. İşten arda kalan vakitlerdeyse yaptıklarımız üç aşağı beş yukarı aynı düzlemde devam ediyor. Bu döngüden çıkmanın yolu ise çoğu zaman emeklilik hayali!

Şimdi tüm bunlarla üstelik düşünmeyi de rafa kaldırarak inandığımız dogmalarımızla tüm bu işleri yaparken bir robottan ne kadar farklıyız?

Ne kadar yaratıcıyız?

Kaçımız çarkı çevirmek yerine üretmeyi seçebiliyor?

Otomatik pilotta geçirdiğimiz günler, haftalar, aylar, seneler, bir ömür…

Hep zamanı bitirme bazlı yaşayarak tükenen ömrümüz tek.

İnsanı otomatik rollerin içine hapseden bu düzenin robotlara devredilmesi tam manasıyla yaşayamayan çoğumuz için bir umut olabilir mi?

Bu açıdan bakıldığında yapay zeka teknolojileri bize insan olduğumuzu hatırlatabilir. Robotik meslekleri elimizden alıp bize daha insancıl iş alanları açabilir. En güzeli boşa giden zamanı insana bırakabilir. Uğruna ömrümüzü harcadığımız ihtiyaçlarımızın maliyeti azalabilir. Tıpkı “Momo” ’daki gibi çalınan zaman bizlere geri verildiğinde elimizde düşüncelerimizle, sorgulayan aklımızla, yaratıcılığımızla yoğurduğumuz anlar kalabilir.

‘Benim’ umudum bu yönde.

Bu teknolojileri yönetenlerin umudu ne?

Mesele bu gücü yönetecek zihinlerin vizyonuyla ilgili.

Yapay zeka bize insanlığı tekrar da hatırlatabilir, insanlığın sonu da olabilir.

Peki robotların hayatımıza entegre olmasından önce bizlerin robottan bir farkı kalacak mı?

Belki de asıl düşünmemiz gereken konu tam da burasıdır.

İnsanlığın robotlaşması.

Yoksa benim toz pembe umutlarım asla işe yarayamayacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.