Pandemi Döneminin Eğitime Etkileri

blog
Selena Hamitoğulları

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının tespitiyle beraber bir değişim ve beraberinde adaptasyon sürecine girdiğimizi gözlemlerimize dayanarak bile rahatça söyleyebiliriz. Pandemi döneminin getirdiği dijitalleşme ve teknoloji kullanımındaki artış, eğitim alanında bazı problemler ve fırsatlar yarattı. Pandemi dönemi başındaki ani değişim sürecinde online eğitime kolayca ayak uyduramamış ve motivasyonunu kaybetmiş biri olarak bu kriz dönemini elimden gelen en verimli şekilde sürdürdüğümü fark ettiğimde kendi deneyimlerimi aktarmanın faydalı olacağını düşündüm.

Pandemi, eğitim üzerindeki etkisini öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerinde gösterdi. Bu etki, bazı noktalarda olumlu sonuçlar doğurdu. Pandemi öncesi de üniversitelerde teknoloji kullanımı çok önemli olarak görülse de online eğitime geçişle beraber aslında her üniversite kendi sisteminde geliştirilmesi gereken noktalar ve eksiklikler olduğu gerçeğiyle yüzleşti. Deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki Boğaziçi Üniversitesinde bazı derslerde online eğitim platformlarını kullanmak yerine sadece mail yoluyla ders öncesi kaynak paylaşımı yapılıyorken, pandemiyle birlikte öğretmenlerimin çoğu Moodle üzerinden aktif olarak kaynak paylaşımı yapmaya ve böylece derse karşı motivasyonumuzu arttırmaya çalıştı. Bence bu konuda çok başarılı da oldular. Asenkron eğitimin yanı sıra senkron eğitimlerde de internet bağlantısı ve teknoloji kullanımına yönelik problemlerle sıkça karşılaşmış olsak da çoğu öğretmenimiz ve okulumuz destek vermeye çalıştı. Böylece, yeni iletişim yolları oluştu. Ayrıca, öğrencilerin teknoloji okuryazarlıkları ve teknolojik becerileri arttı. Bunun yanında eğitim planlarının çoğu değiştirilmeden her sene aynı şekilde işleniyordu. Pandemi dönemindeki değişimle beraber, aldığım tüm derslerin eğitim planlarında öğretmenlerimin değişikliğe gittiğini ve  planlarını online eğitime uygun hale getirmeye çalıştıklarını gözlemledim.

Gözlemlerimin yanı sıra kendimde gelişen birçok özellik olduğunu da fark ettim. Bu dönemde ulaşım masraflarını ve yolda harcayacağım zamanı düşünüp geçen senelerde katılmaktan vazgeçtiğim eğitim seminerleri ve programlarına kolayca katılabildim. Öğrendiğim her bilgiyi araştırmam ve geliştirmem için ekstra zamanım oldu. Pandemi dönemiyle daha düzenli ve programlı bir hayata sahip olduğumu fark ettim. Planlı olmanın yanı sıra kendimi farklı yollar üzerinden ifade edebilme, teknoloji okuryazarlığı, teknoloji becerileri ve empati kurma becerileri konusunda da geliştiğimi fark ettim.

Yazımın başında pandemi döneminin fırsatların yanında problemler de getirdiğinden bahsetmiştim. Haberlerde ve günlük hayatımızda duyduğumuz kopya çekme olayları, aşırı takip edilmenin stres yaratması, dikkat dağınıklığı, isteksizlik, eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderek artması, uzun süre bilgisayar kullanımından dolayı oluşan uykusuzluk ve duruş problemleri, organik bir iletişimin kurulamaması, sosyalleşememe gibi problemlerin yaşandığını akranlarımla yaptığım görüşmeler ve yapılan bilimsel araştırmalar sayesinde tespit ettim.

Sonuç olarak motivasyonumu kaybettiğim kriz anlarında bile her şeyin düzelebileceğini düşünmek ve zamanın hızlıca akıp gidiyor olduğunu fark etmek, beni tüketmekten daha çok üretmeye ve gelişmeye yönlendirdi. Pandeminin getirdiği problemlerden herkes gibi etkilenmiş olsam da motivasyonumu her zaman geri kazanmak için çabaladım.

Pandemi dönemi ne zaman biter bilinmez ama hayat boyunca karşımıza uzun dönemeçli yollar, krizler ve karar vermenin zor olacağı olaylar çıkacaktır. Aslında vurgulamak istediğim nokta, tüm bu zorluklar karşısında motivasyonumuzu her zaman yüksek tutmamız gerektiği ve krizleri fırsata çevirmeye gayret etmenin hayatımıza olumlu etkisi olacağıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.