OSMAN ARIK Resim Sergisi

OSMAN ARIK

Resim Sergisi

 

Peker Sanat Evi

 

 

Sergi Açılış Kokteyli:  19 Kasım Perşembe 18.30                                                                                                                         Sergi Süresi: 19 Kasım – 15 Aralık 2015

 

 

BASIN BÜLTENİ

Sanatsal ve kültürel etkinliklerini sosyal sorumluluk projesi kapsamında sürdüren Peker Sanat Evi, açıldığı günden bu yana hem kendi koleksiyonunda yer alan Türk resminin yetkin sanatçılarının yapıtlarından seçkiler sunuyor hem de genç ve yetkin sanatçıların yapıtlarından oluşan sergileri buluşturuyor Ankaralı sanatseverlerle.

 

Peker Sanat; Ankara sanat sezonunun ilk sergisine sanatçı Osman Arık ile merhaba diyor. Sergide genç sanatçının son dönem yapıtlarından oluşan özel çalışmaları yer almaktadır. Bu sergi 15 Aralık 2015 tarihine kadar Peker Sanat Evi’nde gezilebilir.

 

BİYOGRAFİ

1987 yılında Çankırı’nın Şabanözü ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 2005 yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim İş Öğretmenliği Ana Sanat Dalı’nı kazandı. 2009 yılında Söbütay Özer, Erol Batırbek Atölyesi’nden mezun oldu. 2008 Yılı Work and Travel programı ile 3 ay Amerika’da bulundu.  3 yıl boyunca İstanbul Rahmi Koç Müzesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olan Müzebüs’de çalıştı. Bu proje kapsamında Türkiye’nin bir çok bölgesinde genellikle köy okullarını ziyaret ederek seminerler verdi. Şu an kendi atölyesinde sanat çalışmalarına devam etmektedir.

 

KİŞİSEL SERGİ

2015 ‘’Osman Arık’’ Peker Sanat – ANKARA

2012 ‘’Yığıntı’’ Mustafa Ayaz Müzesi ve Kültür Merkezi – ANKARA

2009 ‘’Osman Arık’’ Ordu Sanat Evi – ORDU

 

KARMA SERGİ

2014 ‘’Gazi Eğitim Fakültesi Yüksek Lisans Öğrencileri Sergisi’’ ANKARA

2012 ‘’3. Söbütay Özer Resim Yarışması’’ ANKARA

2009 ‘’Geleneksel Yıl Sonu Yarışma Sergisi’’ Gazi Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Bölümü – ANKARA

2009 ‘’Erol Batırbek Atölyesi’’ Gazi Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Bölümü – ANKARA

2009 ‘’Höyük 09 Grubu’’ Maltepe Sanatçı Köyü – ANKARA

2008 ‘’GESAM Emeğe ve Esere Saygı’’ ANKARA

2008 ‘’1. Söbütay Özer Resim Yarışması’’ Gazi Eğitim Fakültesi – ANKARA

2008 ‘’Erol Batırbek Atölyesi, Desen Sergisi’’ Gazi Eğitim Fakültesi Resim İş Eğitimi Bölümü – ANKARA

 

ÖDÜL

2014 Taurus AVM Platform A Galeri Resim Yarışması, Başarı Ödülü – ANKARA

2011 Mustafa Ayaz Müzesi 1.Gençler Arası Resim Yarışması,  Başarı Ödülü – ANKARA

2009 Gazi Eğitim Fakültesi, Geleneksel Yıl Sonu Resim Yarışması, Başarı Ödülü – ANKARA

2008 Gazi Eğitim Fakültesi, Söbütay Özer Resim Yarışması, Mansiyon Ödülü – ANKARA

 

 

PEKER SANAT

Hilal Mahallesi Alexander Dubcek Caddesi (6.cadde) 18/B Yıldız/Çankaya/Ankara

Tel: 0312 439 30 03 Fax: 0 312 439 39 78

www.pekersanat.com / info@pekersanat.com

 

 

NEDEN ARABA RESİMLERİ

Sanatçıların çoğu gibi ben de resim yapmaya çocukluk yıllarımda başladım. Sanki gözümü açar açmaz çizmeye başladım gibi hissediyorum. Sadece otomobil çizerdim. Kimsenin bana,  ‘’şunun resmini yap’’ dediğini anımsamıyorum. Kendi kendime bu işe başlamamda bir anlam vardı bence ve hayatım boyunca otomobil çizimleri yapmak için bu yüzden ısrarcı davrandığımı söyleyebilirim. İlk yıllarda kendi kendime tasarımlar yapardım daha sonra genelde klasik otomobillere ilgi duydum. Nedenini şu şekilde açıklayabilirim sanırım:

 

İnsanlık; modern çağda yaşamasına, neredeyse bütün teknolojik imkânlara sahip olmasına, bunları kullanabilmesine rağmen geçmiş dönemlere karşı bir özlem ve hayranlık duymaktadır. Eski kıyafetler, ev eşyaları, apartmanlar, tasarımlar, sanat eserleri vb.… Bu hayranlık yaşadığımız her anın geçmişten kopup gelmesine bağlıdır belki de. Geçmişe karşı duyulan hayranlığın en temel örneklerinden biri ise otomobillerdir kuşkusuz. Çünkü üretildikleri dönemin tasarım fikrini ve belki de sanat anlayışını yansıtırlar. Abartıyor olabilirim hatta ama her biri sanat eseri gibi geliyor bana, en azından o kaygı ile tasarlanmışlar sanki. Örneğin; üretildiği dönemin bütün özeliklerini yansıtan 1929 model Bentley Blower marka otomobilde içe-dışa doğru genişleyen daralan hatlar, yuvarlak dalgalı çizgiler ve her eski otomobilde bulunduğuna inandığım estetik kaygı bana bir heykeli anımsatıyor. Yürüyen, ses çıkaran ve hatta hız yapabilen bir heykel. Bir çok parça kaportanın altına gizlenmemiş, apaçık ortadadır. Bu durum detayları da gözler önüne serer. Detaylar her zaman ilgimi çekmiştir.

 

Klasik olarak tabir ettiğimiz eski dönemlere ait otomobilleri günümüzde yollarda fazla göremiyoruz. Çoğu zaman garajlarda, sergilerde, müzayedelerde rastlıyoruz. Birçok endüstriyel üründe olduğu gibi otomobillerin de zamanla değer kazandığını görürüz. Öyle ki üretildiği dönemde yüzüne bile bakmadıkları halde günümüzde ciddi fiyatlara alıcı bulabilmektedirler. Bunun aksini düşünenler de olabilir fakat birçok insanın; her yerde gıcır gıcır otomobiller dururken 60 yıllık bir otomobili hurdadan alıp, ciddi emek ve para harcayarak restore etmelerini, bunu daha çok önemsediklerini gözden kaçıramayız.

 

Geçmişe duyduğumuz özlemin en büyük kaynağı hiç kuşkusuz kaybedilen manevi değerler ve kültürümüzdür. Maddiyatın daha çok önem kazandığı, komşuluk ilişkilerinin bittiği, bölünmelerin arttığı modern çağda teknoloji ilerledikçe bazı değerlerimizi kaybediyoruz, tembelleşiyoruz. Maddiyatın daha çok önem kazandığı çağımızda maneviyata duyulan özlem kaçınılmaz. Otomobiller de benim için bu özlemi simgeliyor. Üretildikleri dönemin simgeleri. Resimlerime bakıp derinlere dalan insanları gördüğümde ‘’işte başardım’’ diyorum. İnsanların böyle bir tuvale baktıklarında duydukları ilgi ve hayranlığa tanık olmak her zaman hoşuma gitmiştir. Bu; kimi zaman resme, kimi zaman tual üzerindeki otomobile duyulan bir hayranlık. Bunun daha güçlü hissedilebilmesi, izleyici ve eserlerim arasında daha kuvvetli bir bağ oluşabilmesi için otomobilleri tüm ayrıntılarıyla gerçekçi bir üslupla yansıtmak tercihim olmuştur.

 

Amacım; insanların her zaman görmeye fırsat bulamayacağı geçmişe dair bir simgeyi daha kolay ulaşılır hale getirmek, kendimi ve insanları geçmişe alıp götürmek, manevi değerlerin hatırlanmasını ve unutulmamasını sağlamak. Umarım bunu başarabilmişimdir.

 

OSMAN ARIK

ANKARA, 2015