Ortaokul Öğrencilerinin STEM Eğitimine Karşı tutumlarının İncelenmesi

Ortaokul Öğrencilerinin STEM Eğitimine Karşı tutumlarının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi

Son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte toplumların ihtiyaçları değişmiştir. Bu ihtiyaçları karşılamak için de gerekli iş gücü ve kalifiye eleman ihtiyacı da önemli ölçüde değişmektedir. Örgün eğitim kurumlarında verilen bilgiler ve yapılan uygulamalar ile bu iş gücünün karşılanamayacağı bir çok araştırmada ifade edilmiştir. Halihazırda uygulanan öğretim programının revize edilerek gelecek neslin toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu gereklilikten yola çıkarak STEM eğitimine öğretim programlarında daha çok yer vermek faydalı olacaktır. Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin STEM eğitimine ilişkin tutumlarının cinsiyet, sınıf seviyesi, kendine ait bilgisayarı olup olmama durumu, günlük internet kullanma süreleri ve anne – baba mesleğine göre farklılaşma düzeyini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Konya ili Meram ilçesinde öğrenim görmekte olan 350 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Guzey, Harwell ve Moore tarafından (2014) hazırlanıp Yılmaz, Koyunkaya, Güler ve Güzey tarafından (2016) Türkçeye uyarlanan STEM Eğitimi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin bazı değişkenlere göre STEM tutumlarında anlamlı farklılaşma görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Ortaokul, STEM, Tutum

Yücel YÜCEL
Hatunsaray İmam Hatip Ortaokulu

Prof. Dr. Ercan YILMAZ
Necmettin Erbakan Üniversitesi,

STEM, science (fen) , technology ( teknoloji ), engineering ( mühendislik ) ve maths (matematik) ve alanlarına ait bilgi ve becerilerin mühendislik tasarımı odaklı bir öğretim üzerinde bütünleştirilmesine yoğunlaşan, öğrencilere disiplinlerarası iş birliği, sistematik düşünebilme, iletişime açık olma, etik değerlere sahip olma, araştırma, üretme, yaratıcılık ve problemleri en uygun şekilde çözebilme becerileri kazandırmayı hedefleyen yeni bir eğitim yaklaşımıdır (Bybee, 2010b; Dugger, 2010; Rogers ve Porstmore, 2004). STEM eğitimi, öğrencilerin kendilerine güvenme, problem çözme, yaşam deneyimi kazanma, yenilikçi, uzamsal beceri ve mucit olma, eleştirel düşünme gibi birçok özelliğin gelişmesini sağlamaktadır (Baenninger ve Newcombe, 1989; Morrison, 2006; Wai, Lubinski ve Benbow, 2010). 21. yüzyıl becerileri; yaratıcılık ve yenilikçi düşünme, eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim becerileri, takım çalışması, bilgi iletişim teknolojileri okuryazarlığı, yerel ve evrensel vatandaşlık bilinci, yaşam ve kariyer ile ilgili bilinç ve beceriler olarak ifade edilmektedir (Eğitim Araştırmaları Geliştirme Derneği [EARGED], 2011). Bu beceriler STEM eğitiminin temel kazanımlarıdır. Bu kazanımlara ulaşmada gerçek dünya problemlerini içeren konuların öğrencilerin ilgi, başarı ve motivasyonunu artıran önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir (Honey, Pearson ve Schweingruber, 2014). Gerçek yaşam problemleri, öğrencilerin bir probleme yönelik çözüm alternatiflerinin birden fazla olduğunu görmelerini, üst düzey düşünme, araştırma, sorgulama becerilerini kullanmalarını ve iş birlikli çalışmalarını gerektirir (Ercan ve Bozkurt, 2013; Marulcu, 2012; NRC, 2012). STEM eğitiminde, gerçek yaşam ile içerik arasında bağlantı kurularak fen, matematik, tek¬noloji ve mühendislik disiplinleri kaynaştırılmaya çalışılır( Yamak, Bulut, & Dündar, 2014). Bu bağlamda STEM eğitimi bilimsel alanda önderlik ve ekonomik büyüme için önemli görülmektedir. Bir ülkenin bilim¬sel ve ekonomik alanlardaki önderliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi, STEM eğitiminin desteklenmesi ve STEM alanlarında meslek edinme konusunda farkındalığın artırılması ile ilişkilendirilebilir(Şahin vd. 2014). STEM alanındaki meslekler, bir ülkenin ekonomik büyüme, küresel rekabet, inovasyon ve yaşam standartlarının artmasını sağlayabilecek geleceğin popüler meslekleri olabileceği belirtilmektedir (Langdon, McKittrick, Beede, Khan ve Dom, 2011). Dolayısıyla geleceğin fen bilimi uzmanlarını, mühendislerini yetiştirerek, bilim ve teknoloji okuryazarlığını yaygınlaştırmak oldukça önemlidir (Miaoulis, 2008; Yamak, Bulut & Dündar, 2014).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here