Neden STEM ETMELİYİZ?

Neden STEM ETMELİYİZ?

Science (Bilim), Technology (Teknoloji ), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik) kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve İngilizcede “kök” anlamına gelen STEM, teorik bilginin uygulamaya,  ürüne ve yenilikçi buluşlara dönüştürülmesini amaçlayan, öğrencilerin fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik derslerinde öğrendikleri bilgileri bir bütünün parçaları olarak görmelerini sağlayan dünyada birçok ülkenin öğretim programlarına dâhil ettiği bir eğitim yaklaşımıdır.

Sanat ve sosyal bilimler de dahil olmak üzere tüm konulardaki teknik bilgi ve becerileri kullanarak gerçek dünya problemlerini çözmeyi içeren STEM eğitiminin amacı; disiplinler arası ayrımı ortadan kaldırmak, tam entegrasyonu uyumlu bir şekilde oluşturmak ve anaokulundan üniversiteye kadar verilecek bu eğitim yaklaşımı ile sorgulayan, araştıran, üreten ve yeni buluşlar yapabilen bir neslin yetişmesini sağlamaktır. Çünkü içinde bulunduğumuz 21. Yüzyılda bilgi temelli bir ekonominin gelişmesi ve bilimsel ve teknolojik yenilikler gittikçe önem kazandığı için, bu çağ insanlardan üretici ve buluşçu olmasını beklemekte; bu durum ise bireylerin üretkenliklerini ortaya koyabilmesi için bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki bilgilerini bir araya getirebilmelerini ön görmektedir.

Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı KlausSchwab, “Yaşadığımız, çalıştığımız ve birbirimizle ilişkilerimizi kökten değiştiren bir teknolojik devrimin eşiğinde duruyoruz. Ölçek, kapsam ve karmaşıklıkta dönüşüm, insanlığın daha önce yaşamış olduğu şeylerden çok farklı olacak.’’ diye tanımladığı çağ, Almanların 2011 yılında isimlendirdiği, üretimi ucuzlatan, hızlandıran, kişinin talebine özel yapan; enerji tüketimini fazla stokları, hatayı minimale veya sıfıra indiren dijital, üstün bir üretim sistemi olan “Endüstri 4.0”dır. Endüstri 4.0; insanların kol kuvvetini hemen hemen sıfıra indirip insanoğlunun yaratıcı gücünü, bilgi ve becerisini ortaya koyarak üretimi dijital bağlantılarla yüksek teknoloji ile entegre olmuş insan yapımı, birbiriyle haberleşebilen yapay zekâlı robotlara yaptıran, fabrikalardan insanı kaldıran bir sistemdir.Bu sistemde yapay zekâlı robotlara da KOBOT adı veriliyor.

Geçtiğimiz yıl Davos’ta yapılan Dünya Ekonomik Formunda “TheFuture of Jobs” (Mesleklerin Geleceği) raporunu yayınladı. Araştırma, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 15 farklı ekonomiyi mercek altına alıyor. Araştırma kapsamına giren 15 ekonomide toplam 1.86 milyar çalışan bulunuyor. Bu da global işgücünün yüzde 65’i demek. Raporun sonuçlara göre, iş dünyası günümüzün trendleriyle şekillenmeye devam ederse 2020’ye kadar toplam 7.1 milyon kişi işini kaybedebilir, buna karşılık, 2 milyon yeni iş istihdamı sağlanabilir, dendi. Özellikle genetik, yapay zekâ, robot teknolojisi, nanoteknoloji, 3D yazıcılar ve bioteknoloji alanlarındaki gelişmeler, artık 4. sanayi devrimine girdiğimizi destekleyen ciddi faktörler olduğu düşünüldüğünde, bu gelişmeler bir yandan önemli potansiyelleri açığa çıkartırken biryandan da bazı meslekleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. İştetoplantı sonunda “Bugünkü okul öğrencilerinin %65’i gelecekte, henüz varolmayan işleri yapıyor olacak.’’ sonucuna vurgu yapılarak, çocuklarınızı mesleklere göre değil, yetkinliklere göre eğitmenin önemine dikkat çekerek “Top 10 Skills” yani 4. sanayi devriminde ihtiyaç duyulan 10 temel yetkinliği belirlediler. Tabloya bakacak olursak 2020’nin dünyasında Problem çözme, Kritik düşünme ve Yaratıcılık gibi yetkinlikler listenin en üst sırasında yer almaktadır.

2014-2018 dönemini kapsayan ve ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda insanımızın yeteneklerini harekete geçirerek kalkınma sürecinin hızlandırılması amacıyla hazırlanan 10. Kalkınma planında eğitim sistemimizin amacı; düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, demokratik değerleri ve millî kültürü özümsemiş, paylaşıma ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, özgüven ve sorumluluk duygusu ile girişimcilik ve yenilikçiliközelliklerine sahip, bilim ve teknoloji kullanımına ve üretimine yatkın, bilgi toplumunun gerektirdiği temel bilgi ve becerilerle donanmış, üretken ve mutlu bireylerin yetişmesidir.

Bu amaca ulaşmak için geçtiğimiz günlerde müfredatımız,Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ); Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu olacak şekilde tasarlanan; ilk, orta ve yükseköğretim dâhil, meslekî, genel ve akademik eğitim ve öğretim programları ve diğer öğrenme yollarıyla kazanılan tüm yeterlilik esaslarını gösteren ulusal yeterlilikler çerçevesini ifade etmektedir.) ve içinde bulunduğumuz çağın gereklerine göre yeniden yapılandırılmıştır ve STEM, Uygulamalı Bilim ünitesi adı altında, Fen ve Mühendislik Uygulamaları konu alanı ile ilkokul 4. Sınıftan itibaren müfredatımıza girmiştir.

Sonuç olarak, ülkemizin 2023 hedeflerinden biri olan, orta gelir tuzağından kurtulmak ve ilk 5 ekonomi arasına girmesinin yolu, katma değeri yüksek ürün ihraç etmekten geçmektedir. Bunun için özellikle genetik, yapay zekâ, robot teknolojisi, nanoteknoloji, 3D yazıcılar ve bioteknoloji alanlarında çalışmalar yapabilecek problem çözebilen, kritik düşünebilen, yaratıcı ve kodlama dili bilen nesillere ihtiyacımız vardır. Bu nesillerin yetişmesi için şuan görünen reçete STEM eğitimidir.

 

KAYNAKÇALAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.