Müfredata Yeni Bir Ders Eklenmeli!

Ayşe Dudu Tuncel
Ayşe Dudu Tuncel

Müfredata Yeni Bir Ders Eklenmeli!
“ Dans eden bir yıldız doğurabilmesi için insanın içinde kaos olmalıdır.” Friedrich Nietzsche

Merhaba! Bugün 10 Şubat Çarşamba. Bugün kitaplığımı düzenlerken kitaplarımın ilk sayfalarına yazdığım notları okumaya başladım. 02.05.2017 yılında okuduğum Zülfü Livaneli’nin “Orta Zekâlılar Cenneti” kitabına da şu cümleleri not almışım:

“Temel eğitimi bitiren çocuklarımız uygarlığın belki de ilk koşulu olan şiddetten uzak durmayı, başka insanlara saygı göstermeyi, doğayı sevmeyi becerebiliyorlar mı? Yoksa iş olsun diye bitirilen okullardan; kültür ve eğitim düşmanı, hoyrat, kaba gençler mi yetişiyor?”

Bu cümleleri okuyunca hemen sevgili Friedrich Nietzsche’nin şu sözleri geldi hatırıma.“Dans eden bir yıldız doğurabilmesi için insanın içinde kaos olmalıdır.” “Madem ortada tam bir kaos var, yıldızların doğma vakitleri çoktan gelmiş demektir” dedim. İçimin en derininde,hayatımın merkezindeki tükenmez sevgi kaynağına sığınarak paylaşmak istedim seninle de… Umarım ışık olur ve aydınlatır.

Bir eğitimci olarak bu konuda ne yapılabilir diye düşündüm uzun uzun… Her zaman ki gibi kendimden çıktım yola. Bulunduğum gezegenle ilgili tüm sırları çözmenin yolunun kendini tanımaktan geçtiğine inananlardanım. Çünkü bazı eğitimler vardır ki kendimiz dışında, hiç kimse bize veremez. Bu eğitimin güzelliği de buradadır. Karşılaştığım diğer problemleri çözdüğüm gibi “bu konuda ne yapabilirim” sürecini başlattım hemen. Ertelemeye tahammülüm yok. Bazı konularda da zamanın ne kadar kıymetli olduğuna defalarca şahit oldum.Tüm dikkatimi kesintisiz verdim ve zihnimde sürekli sorgulamaya başladım bazı şeyleri. Bu düşünme sürecinden sonra çevreyi gözlemleyerek durumun fizibilitesini çıkarmam önemliydi. Bu noktada deneyimlerime, okuduklarıma ve araştırdıklarıma sığındım. Artık fırsatlarla tehditleri bildiğimden emin olduğuma inandığımda, tüm gücümle elimdeki kaynakları kullanarak harekete geçtim. Mücadele başladı artık benim için (şuan düşündüklerimi bu yazı aracılığı ile paylaşmam mücadelem gereği:)).

Sonuçlarını kestiremem ve yola çoktan çıktım. Kim bilir belki mutlu olarak belki de hüzünlenerek öğrenmek zorunda kalacağım bu sonuçları. Ama muhakkak bir şeyler öğreneceğim. Zihin ve kalp egzersizlerim sonucunda; temel eğitimi bitiren problemli insan olarak nitelendirilen çocukların olumsuz davranışlarının tedavisinin, yaşam müfredatlarına yeni bir ders eklenmesi ile mümkün olacağına kanaat getirdim. Bu derste çocuklar akıl ile kalbin birlikte uyumlanmasını ve ritmik hareket etmesini öğrenebilecekler. Böylece problemli davranışları ile çözümler yer değiştirecek; şeker, içindeki zehirden arınacaktır. Amacım kâinatın düzenini değiştirmek değil. “Merkez Efendi” gibi duracağı yeri bilenlerden olmaya çalışıyorum. Kâinatta herkesin görevi var farkındayım. Sadece bilinçli olarak maddi ve manevi çıkarlar uğruna iradesine müdahale edilerek mutsuzlaştırılan ve yaratılış amacından saptırılan çocukların kendilerine, çevrelerine ve doğaya zarar veren davranışlarını tedavi etmeyi amaçlıyorum.

Evet! Müfredata yeni bir ders eklenmeli. O dersin adı da “Sevgi Eğitimi” olmalı. Önce kanayan yaralar iyileştirilmeli ki yaralar kabuk bağlasın. Sonra yeniden kendini nasıl sevmesi gerektiği öğretilmeli çocuklara… “İnsanlara karşı nasıl sevecen davranılır ve insanlar hakkında nasıl iyi niyetli düşünülür” bu öğreti olmazsa olmazımız olmalı. Hayatına giren insanların kendi varlığının aynası olduğunun farkındalığı kazandırılmalı. Kendisini sevmenin geçmişi ile kavgalı değil, barışık bir yaşam sürme ile mümkün olabileceği öğretilmeli. Ders kazanımlarına; yıl boyunca yapmaktan gerçekten zevk aldığı, yaratıcı yeteneklerini kullanabildiği, sevdiği ve onu seven insanlarla birlikte çalıştığı, insanlar için yararlı bir şeyler yapabildiği bir dünyanın da varlığını keşfettiklerini yazabiliriz. Kendini sevebilen ve kendi kendine yetebilen bir çocuktan kimseye zarar gelmez. Bilakis ışık olur, yolumuzu aydınlatır. Çünkü artık o karanlıktaki milyonlarca yıldızdan bir tanesidir. Böyle geçiş süreçlerinde her çocuğun bir kahramana ihtiyacı vardır. Onlara nasıl yıldız olunacağının kahramanlığını yapacak kişilerin ise tabi ki merkezde yer alan, Güneş Yıldız’ını temsil eden, öğretmenlere düşer diye düşünüyorum. Ya siz?

Kaliteli günler diliyorum…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin