KÜRESEL ISINMA YA DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

KÜRESEL ISINMA YA DA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Yaklaşık üç gün önce bir kutup ayısının videosu yayınlandı . Hani şu iki binlerin başından beri çeşitli markaların maskotu olan sevimli ayılar; biraz tombul, bembeyaz ve oldukça sevimliler. Biraz kilolular çünkü yaşamakta olan en büyük kara et oburu kendileri; başlıca avları foklar ve balıklar  ve yaşadıkları bölgenin en büyük yırtıcıları. Dondurucu kutup soğuklarından onları koruyan kalın kürkleri göründüğü gibi beyaz değil yarı saydam, derileri ise ironik bir şekilde tıpkı burunları gibi siyah. Kalın kürkleri ışığı ya da ısıyı iletmiyor dolayısıyla dondurucu soğuklar için iyi bir koruma sağlayan kürkler aynı zamanda kutup ayılarının çok iyi kamufle olmasını da sağlıyor. Tatlı tatlı karda yuvarlanmaları da nemden kurtulmak için. Kısacası tüm bu sevimli görünen özellikler kutup ayılarının zor şartlara karşı başarılı bir uyum mekanizması.

Ancak üç gün önce yayınlanan videoda kafamızdaki mutlu ve sevimli kutup ayısından başka bir şey gördük. Klimalarımızı sonuna kadar açıp evlerimizde otururken ya da iki adımlık yola arabayla giderken farkında değildik belki ama bizim yüzümüzden kutup ayıları açlıktan ölüyordu! Adından anlaşılacağı gibi kutuptaydı ama buzulların üzerinde yürümüyordu çünkü 10 yılda buzulların %17.2’si erimişti, etrafta yiyecek bir şey de yoktu çünkü sadece kutup ayıları değil diğer türler de yaşam alanları yok oldukça yavaş yavaş yok olmaktaydı ve sonunda gördüğümüz şirin bir kutup ayısı değildi artık. Burada izlediğimiz şey çok vahimdi ve bunun sebebi tüm bilimsel verilere rağmen küresel ısınmaya yaklaşık 50 yıldır ciddi bir önlem alamayan tüm insanlıktı. Belki küresel ısınma, gün be gün artan yağışlar, değişen mevsimler, yüksek sıcaklıklar ya da aniden yaşadığımız hortumlar ile kendini hissettiriyordu ama zannediyorum yüzümüze bu video kadar sert çarpmamıştı gerçekleri. Peki, bunun sebebi veya adı küresel ısınma mı iklim değişikliği miydi?

Dünyanın az da olsa yok sayılamayacak kadar büyük bir kısmı hala küresel ısınma gerçeğini kabul etmese de küresel ısınmanın farkında olduğumuzu varsayarak birbirine çokça karıştırılan bu iki terimi açıklamak istiyorum. Aslında çoğu durumda ‘iyi niyetli’ olduğumuz sürece bu iki terimin birbirleri yerine kullanılmasında bir sorun yok. Ama maalesef hala “Madem küresel ısınma var havalar niye bu kadar soğuk.” gibi ciddiyetsiz şakalar olduğu için bu iki kavramı daha dikkatli kullanmak gerektiğini düşünmekteyim.

Öncelikle küresel ısınma Dünya’nın yüzey sıcaklığının veya atmosferin alt tabakasındaki artışı ifade eder. Yani bazı bölgeler daha soğuk bazı bölgeler daha sıcak bir yıl geçirse de dünyanın tamamının senelik ortalama sıcaklığı artmaktadır dolayısıyla bu koşullarda küresel ısınmanın varlığından söz edebiliriz. Küresel ısınma kavramından ilk olarak 8 Ağustos 1975’te Wallace S. Broecker Science Dergisindeki makalesinde söz etmiş ve böylece küresel ısınma terim olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kısaca küresel ısınma kavramı genelde insan faaliyetlerinden dolayı artan sıcaklığı ifade eder. İklim değişikliği ise uzun bir süre boyunca olan bölgesel hava koşullarındaki değişikliklerdir. Başka bir ifadeyle iklim değişikliği sadece sıcaklığı ifade etmekle yetinmez; rüzgardaki, nem oranındaki ya da yağış oranlarındaki değişim de iklim değişikliğini kapsamaktadır. Ayrıca iklim değişikliği sadece insan faaliyetlerinden kaynaklı değişimleri de kapsamaz. Gene de iki kavram iç içedir ve bu yüzden de birbirleri yerine kullanılabilir.

Yine de adına ne derseniz deyin “Havalar çok soğuk, biraz küresel ısınmanın etkilerini de biz yaşayalım.” gibi yersiz şakalar için çanlar gün geçtikçe daha sert çalmakta. Küresel ısınma artık kapımızdan içeri girdi, iklim değişikliği kendini çok daha fazla hissettiriyor; sadece buzullar erimek ile kalmıyor, kara parçaları yükselen deniz seviyesi yüzünden su altında kalıyor ve nesli tükenen türlerin sayısı her gün daha fazla artıyor. Her ne kadar bu hızlı değişimlere adapte olan türler olsa da bir çok canlı tıpkı videodaki gibi acı çekerek ölüyor. Dahası bu canlılara biz de dahil olmak üzereyiz; havalar ısındıkça klimaları daha çok çalıştırıyoruz belki ve kendimizi kazanan olarak varsayıyoruz ama Hubert Reeves’in dediği gibi eğer bu savaşı kazanırsak, kaybederiz.

(Videoyu izlemediyseniz eğer https://news.nationalgeographic.com/2017/12/polar-bear-starving-arctic-sea-ice-melt-climate-change-spd/ adresinden ulaşabilirsiniz.)

2 YORUMLAR

  1. Yüzümüze çok sert bir şekilde kendi duyarsızlığımızı çarptınız. Evet kazanan taraftayız ama küçük kızım içinde bunu söyleyebilecekmiyim bilmiyorum. Bu verilen bilgiler veya yaşam odaklı yaklaşım hepimize bir şekilde sirayet etmeli ve toplu bir tavır almalıyız.

  2. Bilge hanım elinize gönlünüze yüreğinize kaleminize sağlık, çok önemli bir konuya değinerek biz insanların habitatımızı nasıl bertaraf ettiğini görebiliyoruz.
    Sizi yetiştiren anne babanın ellerinden öperim. Ayrıca sizi eğiten tüm hocalarımıza saygılar sunuyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here