KULU SEMPOYUMU

AİDİYET, GÖÇ VE TARIMIN ŞEHRİ:

KULU SEMPOYUMU

19-21 Ekim 2012

Kulu-Türkiye

Anadolu’nun ortasında, Ankara-Konya arasındaki ovada kurulmuş olan KULU’nun bulunduğu bölgenin tarihi geçmişi M.Ö. 8000’lere kadar gerile gider; tarih öncesi devriler, Hititler, Frigler, Galatlar, Roma ve Bizans devrine ait izler ve kalıntılar bulunmaktadır. Selçuklular döneminde ise bölge göçebe Türkmen boylarının akınına uğrar, bu günkü pek çok yerleşim yerinin temelleri atılır. Osmanlı devri kayırlarında bölgede çok sayıda göçebe unsur yaşamakta, umumiyetle de “Atçekenler” olarak bilinen gruplar yedi köy halinde yerleşmiş haldedir. Bölge XVII. Yüzyılda Boz-Ulus Türkmen boylarının göçüne sahne olur.

Kulu’nun tarihindeki büyük değişim ise XIX. Ve XX. Yüzyıllardaki yaşanan göçlerle değişir. Bir taraftan Halep, Rakka, Muş, Harran bölgelerinden Türkmen ve Kürt aşiretleri bölgeye iskan edilirken, diğer taraftan Rus istila va baskısından kaçan Tatar ve Nogayların bölgeye göç ederek yerleşmesine sahne olur. Ardından Birinci Dünya savaşı yıllarında Ağrı, Kars, Erzurum ve Muş yöresindeki Rus ve Ermeni saldırırlarından kaçan Kürt aşiretleri Kulu ve çevresine sığınmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan Şeyh Sait isyanı sebebiyle sürülen Kürt unsurla da yine bu bölgeye yerleştirilerek bu günkü Kürt nüfus oluşmuştur.

Tarih boyu kaderi göçlerle şekillenmiş bu şehrimizin XX. Yüzyılın ikinci yarısında yine bir başka göç dalgası ile karşı karşıya kalır: bu defa Avrupa’ya özellikle de İskandinav ülkelerine (İsveç, Norveç ve Danimarka) işçi göçü yaşanır. Bu işçi göçleri sayesinde bugün önemli sayıda Kulu’lu bir nüfus özellikle İsveç’te yaşamaktadır.

Kulu aynı zamanda zengin tarım arazilerine sahip ve bir tarım toplumunun bütün özelliklerini yansıtmaktadır. Halkın gelenek ve göreneklerine olan bağlılık derecesi, sosyal değişme ve siyasal tutumları, eğitim-öğretim düzeyi her yönüyle incelemeye değer özellikler arz etmektedir. Bölgenin tabii coğrafyası, bitki örtüsü ve florası, canlı türleri, göl ve göletleri ile de az bulunur özellikleri barındırmaktadır.

Kulu bütün bu özellikleri ile aslında Türkiye’nin yüz yüze olduğu, Doğu-Batı, Türk-Kürt, kimlik ve aidiyet, Gelenek ve Modernlik ekseninde birçok problemi kendi özelinde derinlemesine yaşamaktadır. Bu maksatla bir örnek vaka olarak KULU’yu alıp, onun üzerinden bütün bu sorunları bir sempozyumda tartışmak istiyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here