Kronik Bir Erteleyici: Margaret Atwood

blog yazarı
Betül AKYALÇIN

17 günlük kapanma süreci ile birlikte kendime zaman ayırabileceğim bir sürece girmiş oldum. Bu süreçte çok sayıda Ted konuşması izleme fırsatım oldu. Geçenlerde iki kitabını okuduğum Adam Grant’ ın “Worklife with Adam” Ted konuşma serisinden Margaret Atwood ile yaptığı erteleme üzerine röportajını izledim. Margaret Atwood, ertelemeyi yüzmeye karar verdiğinde çok soğuk bir göle girmeye benzetiyor. Ayağını tekrar sokup çıkarmayı denesen de su hala çok soğuktur. Bunu yapıp yapamayacağını defalarca düşünürsün, bu bir süre böyle devam eder ve göle girmeyi deneyecek olursan çığlık atmaya başlarsın !

Margaret Atwood çok beğenilen “Damızlık Kızın Öyküsü” kitabının ve çok satış yapmış birçok kitabın yazarı. O ise kendini erteleme konusunda dünyaca ünlü bir uzman olarak tanımlıyor. Kişisel hayatında evde, uçakta, kafede her yerde erteleme sorunu devam eden Margaret yazdıkları konusunda ertelemeyi verimli bir şekilde çözmeyi başarmış. Tıpkı Margaret gibi “Otostopçunun Galaksi Rehberi” kitabının yazarı olan Douglas Adams’ ın da kronik bir erteleyici olduğu biliniyor. Yazmaktan kaçınmak için tüm gününü yatakta ve banyoda geçiren Adams, yayıncı ve editörlerinden kimi zaman onu hapsetmelerini istemiş ve hatta bir keresinde yazısını tamamlayabilmesi için editörü onu bir otel odasına kilitlemiştir.

Genellikle kronik erteleyicilerin tembel ve sorumsuz kişiler olduğu kanısı yaygındır. Fakat aslında bu kişilerin yapmaları gereken iş sırasında başka görevleri tamamladıkları gözlenmiş ve bu nedenle asıl sorunun olumsuz bir duygudan kaçınma olduğu düşünülmüştür. Margaret, yazma sırasında bir sonraki satırların ne olacağının belirsiz olduğunu ve ne yaptığını düşünmesinin kendisinde olumsuz duygular uyandırdığını söylemiştir. Erteleme nedenine çözüm olarak ise uzman psikologlar kendine şefkat göstermeyi ve yazı tamamlanmadan önce yargılamayı bırakmayı önermektedirler. Atwood, “Damızlık Kızın Öyküsü” kitabını yazmadan önce tam 3 yıl yazmayı ertelemiş, sırf yazmak istediği kitabın normal olmadığını ve çılgınca olduğunu düşündüğü için. Bu nedenle kendini eleştirmek yerine her zaman bir şeyler yazıp daha sonra beğenmediğinde ise bunu kimseye okutmadan çöp sepetine atabileceğini aklımızda bulundurmamızı tavsiye ediyor. İnsanların yazdıklarını beğenmeyeceği korkusu ve ne olacağı konusunda kontrol sahibi olamama da yine yazarı ertelemeye sürüklemiştir. Sabahtan akşama kadar hala kendini ertelerken bulan yazar son olarak kendini çift kimlik olarak düşünerek erteleme sorununa çözüm bulmuştur. Margaret yazı yazarken, Peggy diğer kalan tüm işleri hallediyor. Bunu destekleyen psikologlar da insanlarda istenilen benlik ve olması gereken benlik olmak üzere iki benlikten bahsetmektedirler. İstenilen benlik haz duygusu ile çalışan bir benlik, olması gereken benlik ise uzun vadede doğru olanı yapan benlik olarak düşünülebilir.  Olması gereken benlik ile iş birliğinde ileriye dönük bir plan yapmak ertelemeyi önleyebilir. Diğer bir strateji olarak ise istenilen benliğin arzuladıklarını göz önünden kaldırmak ve bunu çevremize duyurmak da Margaret’ ın önerisi. Araştırmalar ise zaman yönetimi becerisi ile günde 15 dakikalık bir planlama yapmamızın da ertelemeyi önleyebileceğini gösteriyor.

Çoğu insanın bir yapılacaklar listesi vardır. Margaret’ ın ise yapılmayacaklar listesi var. Kaçınılması gerekenlerden oluşan bir liste. Margaret yazmaya başladığı ile ilgili tweet atıp çevresine duyururken, Peggy yapılmayacaklar listesine çevrimiçi scrabble oynamak gibi dağıtıcı işleri ekliyor.

Erteleme konusuna yaratıcı düşünme ve problem çözme için olumlu bir alışkanlık olarak bakanlar da var. Bu kişiler ertelemeyi gereğinden erken karar vermekten sakınmak, bir tür kuluçka durumu olarak görüyorlar. Yapmanız gerekenleri tamamlamak yerine zihninizin bir köşesinde bekletmek gibi düşünülebilir. Erteleyicilerin zihinlerinin farklı çalıştığını savunan Tim Urban ise bir Ted konuşmasında önce erteleyici kişileri farklı düşünmeleriyle savunup eğlenceli yönlerine odaklanırken son olarak ertelemekle ilgili tükettiğimiz şeyin sınırlı vaktimiz yani hayatımız olduğunu dile getiriyor. Yaklaşık 80 yıl yaşayacak birinin uykuda, banyoda, yemekte vb. zorunlu geçireceği zamanları hesaplayarak kalan zamanlardan kişisel bir takvim oluşturuyor. Ve kalan zaman o kadar az ki… Belki de farkında olmamız gereken ertelemek ile ilgili düşünmek yerine zaman yönetiminin kıymetini bilmektir. Bu yazı benim için bu videoları hayatıma uygulamaya başlamanın ilk adımı oldu. Kişisel olarak ertelemek istediğim anlarda gözümün önüne kalan hayat takvimimi getirmeyi deneyeceğim. Kısa zamanda olumlu sonuçlar alacağımı hissediyorum.

Worklife With Adam Grant: The Real Reason You Procrastinate

Tim Urban / İnside The Mind Of A Master Procrastinator

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin