Fen Projesi – UZUN ÖMÜRLÜ KAR-PA

PROJE AMACI: Karbonatın nem çekme özelliğini kullanarak sebzelerin raf ömrünü ve kalitesini arttırmada ki etkisini araştırmak.

GİRİŞ:

Tarıma dayalı bir endüstriye sahip olan Türkiye de, değişik zenginlikteki ekolojiler bir arada bulunmaktadır. Bu ekolojik zenginlik, özellikle bağ-bahçe tarımında çeşitliliği arttırmaktadır. Bu bakımdan ülkemiz gıda çeşitliliği açısından zengindir. Meyve, sebze ve hayvansal gıdaların bozulmasına yol açan etkenleri iyi bilirsek gıda potansiyelimizin doğru olarak değerlendirilmesini sağlarız.

Gıdalar genelde mikroorganizmalar, enzimler, böcek, parazit ve benzer zararlılar, sıcaklık, nemli veya kuru koşullar, hava oksijeni ve ışık gibi değişik faktörlerin etkisiyle bozulmaya uğrarlar. Gıdaların bozulması ekonomik yönden kayıplara neden olurken diğer yandan da gıdayı sağlık açısından zararlı ve riskli hale getirebilirler.

Sebze meyvelerin raf ömrünü uzatmak demek, onların çürümesi için geçen zamanı uzatmak yani bakteri ve diğer mikroorganizmalarla reaksiyona girmelerine engel olmak demektir.

Biz projemizde az dayanıklı gıda grubuna giren ve her türlü tüketimi çok olan patatesin dayanıklılığını arttırarak uzun süre yenilebilir hale getirmeyi bunun içinde insan sağlığına zararı olmayan karbonatı kullanmayı hedefledik.

Sodyum bikarbonat ya da soda-karbonat kimyasal formülü NaHCO3 olan bir kimyasal bileşiktir. Sodyum tuzlarından birisidir. Antiasit ve nem çekme özelliği vardır. Kabartma tozu olarak da bilinir. Suda çözünür. Beyaz katı kristal tozdur. Sodyum karbonat’ı andıran hafif alkali tadı vardır. Salin solüsyonu bileşiminde de kullanılır.

Patates ise, Dünyada en fazla tüketilen temel besin maddelerinden birisidir. Patates, bitkisel kaynaklı beslenmede tahıllardan sonra en büyük rolü oynamaktadır. Ucuzluğu, birim alandan fazla verim alınması, besin değerinin yüksek oluşu, sindiriminin kolaylığı, kullanım alanının geniş olması ve her çesit iklimde yetişmesi açısından, hemen hemen bütün dünya ülkeleri tarafından üretilmekte ve tüketilmektedir.

Türkiye de de yetiştirilmekte olan en önemli nişasta bitkisi patatestir. Patates yumrularından yararlanılan bir kültür bitkisi olup, karbonhidrat kaynaklı gıda maddeleri arasında ilk sırada yer almaktadır.Patates yumrusunun kimyasal bileşiminde %70-80 su,%11-22 nişasta,%1-2.5 protein bulunmaktadır (Er ve Uranbey, 1998). Patates yumrusu ayrıca B1,B2,B6 ile C vitaminlerini de içermektedir. Orta irilikte 200 gram bir yumrunun içerdiği C vitamini miktarı yetişkin bir insanın günlük ihtiyacının (150 mg) yarısını karşılayabilecek ölçüdedir. Üretimi yapılan patatesin %54 ü doğrudan insan gıdası olarak değerlendirilmektedir.

Patates fazla miktarda su ihtiva eden bir ürün olduğundan iyi bir şekilde depolanmazsa çok zarara uğrar. Yumrular çürür, pörsür, filiz verir ve değerini kaybeder. Yumrular en iyi şekilde; olgun, zedelenmemiş ve temiz olarak 2-6 °C sıcaklık, %80-90 rutubet oranı ve solunum sonucu meydana gelen karbondioksit, su ve ısıyı uzaklaştırıp oksijen sağlamak için havalandırma tertibatı iyi olan özel koruma depolarında saklanabilir.

Depolarda muhafaza edilmek üzere hasat edilen kışlık soğan ve patates gibi ürünler içlerinde %40-60 oranında su bulunan canlı dokulardan oluşmuşlardır.

Canlı olan bu ürünler sürekli solunum halindedirler. Bu solunum olayı sonunda oksidasyon yoluyla dokularda meydana gelen parçalanma ile enerji açığa çıkar ve böylece depolanmış, soğan ve patates yığınlarında kızışma denilen sıcaklık ve hücreler arası su kaybı sonunda da nisbi nem artar. Ayrıca bu olaylara depolardaki zayıf ışık sızmaları da eklenirse ve üstelik havalandırma da yetersiz ise bitkisel dokulardaki fermentler faaliyete başlar ve büyümeyi sağlayan oksin sayesinde filizlenme denilen olay meydana gelir. Bu filizlenme soğan ve patateslerdeki yedek besin maddeleri boşalıncaya kadar devam eder.

Filizlenme sonucu soğan ve patateslerin içleri boşalır, dokular gevşer, cıvıklaşırlar, piyasada arzu edilen standart formlarını ve ağırlıklarını kaybederler. Buna bağlı olarak besin değerini yitirirler ve ticari değerleri yok olur.

Patates yumruları ışık alıp, nemli ortamda bulunduklarında çimlenme ve köklenme başladıklarında solanin denen bir madde üretirler. Solanin denen bu madde oldukça zehirlidir ve tüketildiğinde kansere neden olur. Normal halde yumruda %0.0-0.15 arasında değişen bu madde toksik etkiye sahiptir. Alkaloid oranı %0.2 den daha yüksek olan yumruların insan ve hayvanlar tarafından yenmesi sağlık açısından tehlikelidir.

Bir kg taze patates yaklaşık 100 mg solanin içermektedir. Toplandıktan sonra kötü depolama koşulları (ışık, yüksek ısı, nem, zedelenme vb) patatesteki solanin miktarının artmasına neden olur. Öyle ki, bu koşullardaki patateste solanin düzeyinin 500mg/kg a kadar yoğunlaştığı gösterilmiştir.

Hücre kültürü ve farelerde yapılan bir çalışmada normal dozlarda bile patateste bulunan zararlı alkaloidlerin mide bağırsak sistemi üzerinde istenmeyen etkilerinin olabileceği ve bağırsak epitel dokusunun bütünlüğünü bozarak enflamatuvar bağırsak hastalıklarını tetikleyebileceği bildirilmiştir. Gebe farelerde yapılan deneysel çalışmalarda ise, patateste bulunan glikoalkaloidlerin teratojenik etkileri gösterilmiştir. Filizlenmiş patates veya işlenmiş patates ürünlerini fazla tüketen kadınların bebeklerinde doğumsal bozuklukların olabileceği düşünülerek patates tüketiminde dikkatli olunmalıdır.

KULLANILAN YÖNTEM:

Çalışmamızda bilimsel yöntem basamakları kullanılmıştır. Sorun olarak görülen bir konu proje konusu olarak belirlenmiş, kaynak taraması ve gözlemler yapılmış, kontrollü deneyler yapılarak veriler kaydedilmiştir.

DENEYSEL ÇALIŞMA:

Malzemeler:

4 adet plastik kap

120 g karbonat

2 adet patates

2 adet soğan

Deneyin Yapılışı:

Patatesin çimlenmesini geciktirme sürecini deneysel olarak göstermek için kontrol ve deney gruplarını oluşturduk.

1.Kontrol grubu: PATATES

1.Deney grubu: PATATES, KARBONAT

Aynı deney gruplarını soğan için de yaptık.

2.Kontrol grubu: SOĞAN

2.Deney grubu: SOĞAN, KARBONAT

Deney grupları için 60 g lık karbonatları plastik kapların içine serptik. Üstlerini çok ince bir kağıtla kapatıp marketten aynı zamanda aldığımız aynı büyüklükteki patates ve soğanları yerleştirdik. Plastik kapların ağızlarını kapattık. Kontrol grupları içinde sadece patates ve soğanı yerleştirdik, ağızlarını kapattık.

Laboratuar ortamında aynı sıcaklık ve ışık altında tüm grupları dört hafta boyunca analiz ederek gözlem sonuçlarımızı kaydedip fotoğraflarını çektik.

PROJE BÜTÇESİ:

25 tl (60g lık 4 paket kabartma tozu, yarımşar kilo patates ve soğan)

PROJE TAKVİMİ:

05.12.2012 -10.12.2012 Tarihleri arasında proje konusu belirlendikten sonra literatür taraması yapıldı.

13.12.2012 Tarihinde proje düzeneği hazırlandı.

20.12.2012 Tarihinde ilk hafta gözlemi yapılıp sonuçlar tabloya not edildi.

27.12.2012 Tarihinde ikinci hafta gözlemi yapılıp sonuçlar tabloya not edildi.

03.01.2013 Tarihinde üçüncü hafta gözlemi yapılıp sonuçlar tabloya not edildi.

10.01.2013 Tarihinde dördüncü hafta gözlemi yapılıp sonuçlar tabloya not edildi.

11.01.2013-14.01.2013 Tarihleri arasında sonuçlar değerlendirildi.

14.01.2013-21.01.2013 Tarihleri arasında proje raporu hazırlandı.

ULAŞILAN SONUÇLAR:

Patates ve soğandaki çimlenme oranları gözlemlenerek yorumlanmış ve veriler tablo haline getirilmiştir (Tablo 1). Hazırladığımız tablo resim bölümünde yer almaktadır.

Patates ve soğanda çimlenme miktarı gözlerden çıkan sürgünlerin adet ve büyümelerine bakılarak yorumlanması şu şekilde yapılmıştır.

Sürgün yok-çimlenme yok: –

Sürgün var-çimlenme var: +

İle sembolize edilmiştir.

Sürgün sayısı ve büyüklüğü arttıkça (+) sembolü de artarak gösterilmiştir.

SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Sonuçlar değerlendirildiğinde karbonatsız kapta bekletilen patatesin bekleme süresine göre sürgün miktarının ve büyüklüğünün arttığı ve gittikçe daha kötü olduğu görülmüştür.

Ayrıca karbonatsız kaptaki patatesin, karbonatlı kaptaki patatese göre renginin daha kahverengiye döndüğü, içinin boşaldığı, yumuşadığı, dokusunun bozulduğu görülmüştür.

Karbonat nem çekme özelliğinden dolayı ortamdaki suyu emmiş, solunum hızını yavaşlatarak patatesin çimlenmesini geciktirmiştir. Karbonatın ortamdaki nemi çektiği elle dokunulduğunda nemli olmasından anlaşılmıştır.

Soğanda ise dört hafta boyunca herhangi bir değişiklik olmamıştır. Buda bize patatesin çabuk bozulan bir sebze olduğunu kanıtlamaktadır.

Projemizle patates daha uzun süre yenilebilir hale getirilerek hem insan sağlığı korunmuş hem de ekonomiye destek sağlanmış olunacaktır.

ÖNERİLER:

Patates bitkisi çalışmamız için seçilen sebzelerden biridir ve yaptığımız deneyler sonucu karbonatın olumlu etkisi ortaya konmuştur. Bu çalışmanın başka bitkilerle denenmesi ve onların raf ömrüne etkilerinin araştırılması projemizin devamı olacaktır. Elde ettiğimiz sonuçlara göre, karbonatın ev hanımları tarafından kolaylıkla uygulanabilecek bir ürün olduğunu düşünüyoruz. Kapalı ortamlara ya da dolaplara yerleştirilecek özel karbonat içerikli paketler yiyeceklerin ömrünü uzatarak hem sağlıklı beslenmeyi sağlayacak hem de aile bütçesine katkı sağlanacaktır.

KAYNAKLAR:

ÖZEL GÜNEŞLİ OKYANUS ORTAOKULU
BAĞLAR MAH.ATATÜRK CAD.GÜRAY SOK.NO:2 BAĞCILAR/İSTANBUL
BİYOLOJİ – UZUN ÖMÜRLÜ KAR-PA
EDA GARİP DENİZ MERİÇ TUNA
ÜNZİLE ORHAN

Fen Projesi / Matematik Projesi
Bu Benim Eserim Fen Bilimleri ve Matematik Projeleri Yarışması
Bilim Şenliği Projeleri