EĞİTİMİ DERT EDİNDİK!!! ONDANDIR BU ENDİŞEMİZ…

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana, ya da yazık olur adabına.” /Mevlana/

Merhaba Kıymetli Okuyucu

Konuya nereden nasıl giriş yapacağım bilemiyorum. Beni bu yazıyı yazmaya sürükleyen neden ise boşa mı çabalıyorum endişesi. Benim ve arkadaşlarımın duyduğumuz, tanık olduğumuz ve yanlışı düzeltelim diye dert edindiğimiz endişelerden bir tanesi. Bu dert ne olabilir? Hiç düşündünüz mü?

Hemen söyleyeyim. İyi niyetli ve bilinçli velileri tenzih ederim. Lakin evde çocuğuna pul kadar değer göstermeyen, ancak okulda öğretmene işini öğretme hadsizliğine vardıran veliler. Geçenlerde yaşadığım bir olayla örneklendireyim 🙂 Gülüyorum çünkü yaşadığım olay trajikomikti. Okulda yasak olduğunu bile bile okula telefon getiren bir öğrenci ve ailesi ile yaşadığım diyalog.

Öğrenci telefonunu almak için yanıma geldi. Kendisine veremeyeceğimi, ailesine teslim edeceğimi söylediğimde öğretmenler odasının kapısını çarparak çıktı. Bende peşinden giderek kapıyı çarparak, öğretmenlerine saygısızlık ettiğini ve özür dilemesi gerektiğini söyledim. Tekrar öğretmenler odasına geldi ve öğretmenler odasında bulunan öğretmenlerinden özür diledi. (Buraya kadar sorun yok. Asıl entrika buradan sonra başlıyor.) Şimdi kendince hem telefonu kaptıran ailesine nasıl açıklama yapacağını bilemeyen, hem de yaptığı saygısızlık yüzünden tekrar öğretmenler odasına gelen öğrencinin yapacağı ilk hamle öğretmene iftira atmaktır. Ki böyle de yaptı zaten. Anne ve babasına öğretmen bana şiddet uyguladı diyerek okula çağırdı. Anlamadan, dinlemeden okula gelen veli başladı hesap sormaya. Seslerinin dozu yükseldi de yükseldi… Bende “Görev başındaki devlet memuruna hakaret etmekten dava edeceğimi” söyledim. Annenin umurunda değil hala bağırarak tepki vermeye devam ediyor. Tabiri caizse “Babanın jeton düşmeye” başladı. Kadını susturmak için gözümüzün önünde kadını tartaklamaya, tokatlamaya başladı. Tam adamı sakinleştirdik diye sevinirken, olayın aslında çocuğa şiddet uygulanması falan değil, telefonu alındığı için korkudan attığı iftira olduğunu araya sıkıştırarakta olsa söyleyebildik. Bu defa da anne başladı çocuğu tokatlamaya “niye yalan söylüyorsun”” diye. Bu kez de annenin elinden çocuğu kurtardık.Sen neden şiddet uyguluyorsun? diye sorduğumda “Ben Annesiyim” karşılığını verdi. Peki öğretmende ikinci anne- baba değil mi? Şiddet uygulama açısından söylemiyorum. Sadece nasıl ki biz öğretmenler (çocuğun canına kast edilmediği durumlar hariç ki bu durumda doğru mu yanlış mı diye bin bir titizlikle araştırırken) evde ailenin işine müdahale etmiyorsak, aile okulda benim işime müdahale etme hakkını nereden alıyor? BEN DE ÖĞRETMENİYİM! Olayın başına dönecek olursak; çocuklarına şiddet uyguladığımı söyleyen anne ve baba zincirleme aile içi şiddeti birbirine uyguladılar. Benim ise bu olayda kafamda sadece kalan annenin söylediği şu cümle oldu :
“Sen nasıl öğretmensin?”
O ailenin bu yazıyı okuyacağını düşünmüyorum. Ama o aile nezdinde bu düşünceyle öğretmenlerin, öğretmenliğini sorgulayan velilere de şunları söylemeden geçemeyeceğim.

ÇOCUKLARIMIZA BUNLARI ÖĞRETTİK Mİ?

1) İki kişi konuşurken araya girmemeyi.

2) İletişimde “Günaydın”, “İyi günler”, “teşekkür ederim”, “lütfen” gibi sözcükleri kullanabilmeyi.

3) Yemeğe başlarken besmele çekmeyi bittiğinde şükretmeyi ve ziyade olsun demeyi,

4) ) Vatan, Cumhuriyet, Bayrak gibi kutsal değerleri içselleştirmeyi,

5) Kişilere “bu” diye hitap etmemeyi,

6) Hapşırırken ağız mendille ya da kolla kapatılmayı, yere doğru hapşırmamayı, yere tükürmemeyi, yere çöp atmamayı,

7) Birinin odasına girerken kapısını çalıp izin istemeyi, çıkarken de nazikçe izin isteyerek çıkmayı,

8) Karşısındakini dinlemeyi, sözü bitmeden cevap vermemeyi, onu suçlamak yerine beğenmediği tavırlarının kendisini nasıl üzdüğünü ve rahatsız ettiğini ifade etmeyi.

9) Başkalarının fiziksel özellikleri ve giyim tarzıyla dalga geçmemeyi, aşağılamamayı onu ötekileştirmemeyi ,

10) Birisi “Nasılsın?” diye sorduğunda “İyiyim” dedikten sonra “Teşekkür ederim, siz nasılsınız?” diye sormayı.

11) Misafirliğe gittiği evden ayrılırken ev sahibine geçirdiği keyifli zaman için teşekkür etmeyi.

12) Birisinin yardımını aldığında teşekkür etmeyi ve başkalarını eşyaları izinsiz almamayı.

13) Birinden hediye aldığında teşekkür etmeyi.

14) Herhangi bir yerde yanlışlıkla birine çarparsa “Affedersiniz ” demeyi.

15) Başkalarının yanında burnunu karıştırmamayı, geğirmemeyi…

16) Yemek yerken küçük lokmalarla yemeyi, ağzını şapırdatmamayı, dirseklerini masaya dayamamayı, tabağının üstüne başını eğip yememeyi.

17) Yolun sağından yürümeli merdivenin sağından inip çıkmayı, asansörde gideceği yönün düğmesine basmayı ve engelli ve çocuklulara öncelik vermeyi yürürken ayaklarını sürmemeyi.

18) Topluluk içinde kulaktan kulağa konuşmamayı vsr vsr

Evet kıymetli veli “Sen nasıl anne babasın ki yukarıdaki 7. Ve 11. maddenin eğitimini çocuğuna vermeden okula gönderiyorsun, benim gibi işini aşkla yapan bir öğretmene; sana rağmen senin çocuğunda eksik kalan eğitim açığını düzeltti” diye öğretmenlik anlayışını sorguluyorsun. Kendi işinde çırak dahi olamayan bir veli, benim ve meslektaşlarımın ustalık alanı olan “ÖĞRETMENLİĞİNİ” sorgulayamaz.

VELİLERE TAVSİYELER

Değerli veliler, çocuğunuzu ne geçmişte sizin yaptığınız hatalarınızın telafisi olarak, ne de gelecekte sizin yapamadıklarınızı yapacak olan proje olarak görün. Onlar için önemli olan “şu an”dır.

Mesela onun en büyük sorunu büyüyünce ne olacağı değildir. Onun en büyük sorunu; içinde bulunduğu topluluğa uyum sağlamak,yaptığı yanlış varsa ailenin arkasına sığınmadan sonuçlarına katlanabilecek cesareti göstermek, ufakta olsa kendi alanında sorumluluk almak, öz denetim becerisini geliştirmek bir de çocukluğunun ve gençliğinin tadını çıkartmaktır.

Çocuk Yetiştirmemizdeki Amaç

-Kendi gibi oturan, kendi gibi konuşan, kendi gibi gülüp ağlayan, kendi gibi düşünen bir birey ,Ne derler değil, ben buyum diyebilen özgür bir birey …İnsanın konuşmasını taklit eden papağan yetiştir miyorsunuz!
Yeterince zarar gördük düşünmeden konuşan insanlardan.

Keyifli Pazarlar

KAYNAK
M.FATİH AYTAÇ /ÇOCUĞUNU TANIMA SANATI/ LİDER YAYINLARI

Öğretmen olarak “BEN BÖYLEYİM, KENDİ YOLUNDA” 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.