Eğitimde Yeni Arayışlar

Eğitimde Yeni Arayışlar
Eğitimde Yeni Arayışlar

Her geçen gün yeni gelişmelere tanık oluyoruz. Eğitim konusunda da bu yeni gelişmelere uyum sağlayabilmek için birçok arayışa girmiş durumdayız. Biz yeni nesil öğrencileri ve öğretmen adaylarını nasıl yetiştirmeliyiz? gibi birçok sorunlarla baş başa kalmış durumdayız. Aslında teknolojinin bu hızlı değişmesiyle bilgilere teknolojik açıdan kolay erişebilmekle birlikte bilgilerde hızla değişmekte ve bir anda bilgi patlamasını beraberinde getirmiştir. Bu ise her sektöre olduğu gibi, öğretim alanına da küresel boyut getirmiştir. Okulda yenilik ve okul geliştirme çalışmalarında bilgi patlamasının ve küreselleşmenin etkileri önemli etkenler arasındadır.

D. Bell’e göre (1973, aktaran: Kumar, 2010: 164) sanayi sonrası toplum, sanayi toplumundan sonradır ve bu toplumun adına ‘’bilgi toplumu’’ demiştir. Enformasyon toplumu ya da bilgi toplumu olarak adlandırılan 21.yüzyılda yükselen değerler, hızlı değişim, küresel rekabet, hızlı gelişme, yeni bilgi teknolojileri, insan kaynaklarının önemi, öğrenen organizasyonlar, bilgili insan, bilgi tabanlı yeni organizasyonlardır.

P. Drucker’ın bu saptamaları, bilgi toplumunda bireyi nasıl bir meydan okuma bekliyor sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bilgi toplumu her şeyden önce, bilgiye erişebilme, yararlı bilgiyi tarayabilme hızına, ulaştığı bilgiyi değere dönüştürebilme yeteneğine ve yeni bilgi üretebilmesine olanak veren yaratıcılık yeteneğine sahip bireyler üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda 21. Yüzyılda nasıl bir eğitim yolu izlemeliyiz?

M. M. Arslan ve L. Eraslan (2003: 1) bu durumu, ‘’21. yüzyılda başarının yolu eğitimli insan kaynaklarından geçmekte olduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle eğitimin çağın gereklerine uygun bir şekilde düzenlenmesi ve eğitim sisteminin bu gereklere uygun bir şekilde dönüştürülmesi gerekmektedir’’ diye söylemiştir. Bilgi toplumunda okulların temel görevleri evrensel düşünebilen, her türlü bilgiyi sürekli sorgulayan, sorunlara çözüm üreten, kendini sürekli yenileyip geliştirilebilen bireyler yetiştirmektir diye tanımlanabilir. Bilgi toplumu oluşturma ve toplum geliştirmede okulların yenileşmesi, değişmesi ve gelişmesinin çok önemlidir. Bilgi toplumu eğitim anlayışında bilginin ve eğitimin belirli bir zaman ve mekân sınırlaması yoktur.

Peki bu bilgi toplumumuzda eğitim hakkında ‘’bitmiş eğitim’’ şeklinde yorumlar alıyoruz. ‘’Bitmiş Eğitim’’ diye bir şey var mı günümüzde? Bir eğitim nasıl olurda bitebilir sorularını ardında getiriyor. P. F. Drucker’ e göre (1992: 248) bilgi toplumunda ‘’ Bitmiş Eğitim’’ diye bir şey olmadığını savunmuştur. Bu bağlamda, yükselen eğitim paradigması geleneksel eğitim paradigmasının tersine öğrenmenin sadece sınırları ve yeri belli olan okul gibi birtakım kurumlarda gerçekleşebileceği düşüncesi ile uyuşmamaktadır. Eğitim ve öğrenme artık kurumsallaşmış formunu terk etmekte, kurumlar-ötesi bir hâl almaktadır (Şimşek, 1997: 74). 21. yüzyıl eğitim örgütleri, aydınlanmış, kendini tanıyan, bağımsız, yenilikçi öğrenen örgütlerdir. Bunu sağlayacak olan ise sistematik, plânlı süreç olan “Okul Geliştirme’’ dir (Hesapçıoğlu, 1998, 818). Yeni eğitim anlayışında ve okul geliştirmede çok önemli işlevi olan öğretmenler, yenilikçi olmalı, değişimi ve gelişimi zamanında görüp bilgilerini sürekli güncel tutmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, öğrencileri yaşayacakları çağa uygun hazırlamamış olurlar. Öğretmenler bilgi kaynağı olmaktan çok bilgiye erişim rehberi, öğrenmeyi öğreten yeni nesil öğretmenler olmalılar. Öğrenme, eğitimde geleceğe yönelik gereksinimlerin temel felsefesini, öğrenmeyi öğrenme, küresel bakış açısı, ulusal ruh ve değerlerin benimsenmesi, kültürel kimlik kazanılması ve iyi yurttaş olma, yarışma güdüsü ve girişimci olma, problem çözme becerisi, iletişim kurabilme yeteneği, ekip çalışmasını oluşturmaktadır. Öğrenciler gelişmenin odağı olarak görülmeli, okulun tüm iş süreçleri öğrencilere bu özellikleri kazandıracak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitimde yeni anlayış, bireyin bireysel gelişiminin yanında öğrencilerin entelektüel gelişimine öncelik verilmesini gerekir. Okulların, bilgi toplumunun özelliklerine uygun olarak öğretimin eleştirel, yaratıcı, bilimsel düşünme gibi yeterlikler yanında; öğrencilere olgu, kavram ve olaylara karşı analiz, sentez ve değerlendirme yapabilme gibi özellikleri de kazandırmalıdır. Bu şekilde ‘’Bilim’’ geliştikçe biz öğretmenlerde kendimizi güncel tutabildiğimiz sürece daha dinamik, eleştirisel, yaratıcı ve bilimsel düşünen öğrenciler yetiştirebilmemiz kaçınılmazdır.

KAYNAKLAR
Aktan, C. C. (1998). Değişen dünya ve yeni global değerler. Yeni Türkiye 21.Yüzyıl Özel Sayısı I. Ocak-Şubat Sayısı, 4(19), s.669-672.
Akpınar, B. , Gezer, B. (2010).( Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 14 1-12
Kader, L. (2017). Eğitim ve öğretimde yeni yaklaşımlar. Anadolu Öğretmen Dergisi, 1(1), 37-40.
Kumar, K. (2010). Çağdaş dünyanın yeni kuramları. Ankara: Dost.
Parlar, H. (2012). Bilgi Toplumu, Değişim Ve Yeni Eğitim Paradigması. Informatıon Socıety, Change And New Educatıonal Paradıgm. İstanbul Ticaret Üniversitesi. Yalova Sosyal Bilimler Dergisi, 4.
Şimşek, H. (1997). 21. Yüzyılın eşiğinde, paradigmalar savaşı kaostaki Türkiye. İstanbul: Sistem.

Giresun Üniversitesi/Eğitim Fakültesi-Fen Bilgisi Öğretmenliği

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here