Dolma Kalem Tamircisi

22 Mayıs 2012’de BBC’de yer alan bir habere göre şaşırtıcı bir şekilde dolma kalem satış yüzdesi gittikçe artıyor. Malumunuz elektronik postanın yaygınlaşması, telefonla mesajlaşmalar vs. derken  bu rakamlar oldukça şaşırtıcı olmuş. Doğru ya, artık kimin dolma kaleme ihtiyacı var? Hele ki bu haberin üstüne yedi yıl geçmişken ve bir de akıllı telefonlar bu kadar yaygınlaşmış ve ‘akıllı’ uygulamalar böylesine hayatımıza ‘yardımcı’ iken! Takvimler, notlar, hatırlatıcılar, post-it hatta asistanlara bile gerek yok artık hayatımızda zira hepsi cebimizde; dolayısıyla çıkmayan mürekkep damlalarına sahip bir kalemi kim ister ki?

Öte yandan bir çok ‘önemli’ insan birer dolma kalem tutkunu; Pavarotti, Obama ya da Kraliçe 2. Elizabeth, aynı zamanda birer dolma kalem koleksiyoneri. Örneğin Kraliçe’nin bu tutkusu, tahta çıkışının 60. Yılı için özel altın kaplama bir dolma kalem istemesinden de anlayaşılıyor. Türkiye’de de 500’ü aşkın koleksiyoner olduğu yazıyor, bu konuyla ilgili yazılmış bir çok yazıda. Yani, dikkat edin iç ceplerinde mürekkep lekeleri ile aramızdalar! Mario Levi de onlardan biri, “Artık yazarlar genelde doğrudan doğruya bilgisayarda yazmayı tercih ediyorlar. Ama ben hala bütün romanlarımı eskiler gibi defterlere ve dolma kalemle yazmaya devam ediyorum.” diyor aynı zamanda bir dolma kalem koleksiyoneri olduğunu anlattığı bir röportajında. Ama şu an bir dolma kalem tutkununun bu yazıyı okuma ihtimaline karşı sormadan edemiyorum, bilgisayarlarımız varken neden dolma kaleme ihtiyaç duyarız, hele ki yazmak için?

Bu özel bir zevktir; söz uçar yazı kalır, kalem de aynı zamanda bunun göstergesidir; en önemli devlet anlaşmalarına atılan imzanın kalemi nasıl önemsiz olur; ve benzeri açıklamaları bir kenara bırakıyorum. Çünkü ben ne böyle bir zevke sahibim, bir devlet yöneticisi de değilim ve tahta çıkmama da daha var gibi görünüyor; demek istediğim bu açıklamaların hangisi cevap olabilir benim için? Fakat aradığım cevaplara ulaşmaya, baştaki haberi okumak ile başladım.

Habere göre Edinburgh’daki The Mary Erskine ve Stewart’s Melville ortaokulunun müdürü Bryan Lewis’in aldığı karar sonrası, okuldaki tüm yazılı ödevler dolma kalemle yapılmış. Fakat  dolma kalem 1827 yılında icat edildiğinde, amaç kaz ve tavus kuşu tüylerini hokkaya batırıp yazmaktan kurtarmaktı insanları. Bu yeni kalem, su bazlı mürekkep haznesi olan uçlu bir kalem olan dolma kalem, esasen tıpkı divite benzese de mürekkebi hazneden bir kanal aracığıyla alan ve mürekkebin kalemin ucuna ulaşmasını ardından da yer çekimi ve kılcallık sayesinde sayfaya aktaran özel bir mekanizmaya sahip olmasından dolayı oldukça fazla kolaylık sağladı. Ancak yine de Lewis’in belirttiği gibi dolma kalem ile yazı yazmak kolay değil özellikle de 10 yaşında bir çocuk için. Fakat her sabah okul için rapor yazarken dolma kalem kullanan Lewis, “Yaşam zorluk ve sıkı çalışma ile ilgili ve standartların düşmesine izin verirsek çocuklara bir kötülük yaparız” diyor. Ve gerçekten bu karardan iki yıl sonra öğrencilerin başarılarında kayda değer bir ilerleme görülmüş; “Dolma kalem ile yazmayı öğrenmek, yalnızca öğrencilerin daha iyi el yazısı elde etmelerine yardımcı olmadı. Ayrıca öğrencilerin özgüvenlerini de arttırdı.” diyor okulun müdürü.

Ve bu haberi okuduktan sonra bir şey daha öğreniyorum ki bu bilgi ile hem dolma kalem ile yazmayı niye bırakmamamıza dair bir cevap niteliğindeydi hem de bilgisayarımı bir kenara bırakıp ilerideki dolma kalemimin hayalini kurmama sebep oldu; özellikle altın uçlara sahip bir dolma kaleme sahipseniz, siz kalemi kağıda her değdirdiğinizde kaleminizin ucu bir damla mürekkebi kağıda damlatmakla kalmaz aynı zamanda kağıda bırakılan her mürekkep damlası ile kalemin ucu yazma tarzınıza yavaşça uyum sağlar . Zamanla el yazınız benzersiz bir hal alır; ne bir damla mürekkep fazla ne az, ne çok kalın fontlar ne çok ince. Artık kaleminiz sizin yazınızı unutmaz, sizin el yazınıza özel bir hal alır ve başkasına yakışmaz. Tutkulu bir yazar daha ne ister?

En sonunda asıl cevaba ulaşabileceğimi düşündüğüm bir yer daha buldum; İngiltere’ye yolunuz düşerse benim için de ziyaret edin lütfen, Birmingham’da,  Pen Museum! Bu müzenin içinde sadece çeşit çeşit dolma kalemler yok aynı zamanda yazmaya dair kurslar, toplantılar için ayrılmış için özel düzenlenmiş salonlar, yazıya dair bir çok etkinlik ve dahası var. Bir de öğrenciler için özel bir sayfa da ayrılmış müzenin internet sitesinde, ne yaşta olursa olsun bütün öğrencileri bekliyorlarmış. Öğrenciler için bir müzenin hayatlarındaki önemi ne kadar olabilir ki? Belki baştaki haberde bahsedilen okul müdürüne de aynı soru sorulmuştur en başta, bir el yazısının ne kadar önemi olabilir ki? Şimdi, kendime de benzer bir soru soruyorum, bir dolma kalemini nasıl bu kadar önemsiz sanabilidim?

3 YORUMLAR

  1. Sevgilinizden mektup geldiğinde hangi kalem ile yazılmış olması sizi daha çok heyecanlandırır? Güven verir?
    A. Kurşun Kalem
    B. Tükenmez Kalem
    C. Dolma Kalem

  2. Dolma kalem ile yazı yazma daki bazı iyi gelismeler gözlemiş. Buna bende kendi geçmişimi düşünerek doğruluğunu yazınızda da fark ederek ekleme yapmak isterim. Dolma kalem kullanmak çocukta sabır ve estetik duyguyu da geliştiriyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.