Çevre Yolunda Anlam Arayışı

Ayşe Dudu Tuncel
Ayşe Dudu Tuncel

Yaşamın Anlamını Çevre Yolunda Arayanlardan Mısın?

“Üzülme bu kadar, herkes hata yapar. Silgili kalemler neden icat edildi sanıyorsun?”

4 Şubat Perşembe gününden herkese merhaba.
Dün: Bugünü inşa edebilmemiz için bize sunulan enfes bir şanstı.
Bugün: Yarını inşa edebilmemiz için bize sunulan enfes bir şans.
An: Dün ile bugün arasında sıkışıp kaldığımız hani kıymetini bilmediğimiz, içinde bulunduğumuzun bazan da farkında olmadığımız o muazzam zaman dilimi. Yavaşça en yakınında bulunan bir yere otur. Sadece odaklan. Sadece nefes alışverişlerini dikkat et…:) (Gülümse… En fazla mutlusun zannederler. Dosta huzur, düşmana nispet yaparsın fena mı?) Naçizane tavsiye: Bu hayatta hiç kimse düşmanın kabul edecek kadar kötü değildir. Herkesin kendine göre bir görevi var neticede. Ben biraz gülümsemek için yazdım amannn diyeyim:)
Tekrar merhaba. An’a hoş geldin… Ben de An’da sana eşlik ettiğim için açıkçası çok hoş buldum. Hayatın boyunca içinde sabitliğini koruyan boşluk hissin varsa… Ne yaparsan yap o duygudan bir türlü kurtulamadıysan… O boşluğu doldurmak için türlü denemeler yaptıysan… Bazan arkadaşlarını, aileni, işini, bazan da dinini veya farklı hobileri denediysen… Belki de tüm duygular gibi bu boşluk hissini de kabullenip yola devam etmeyi seçtiysen ve sonuç hep aynıysa… Çevre yollarını deneme zamanın geldi demektir.

Hayata Düz Bir Dürbünle Bakmaktan Vazgeçme Zamanı
Toplum olarak zor günlerden geçiyoruz. Herkes dertli, sitemkâr ve mutsuz. Bu kadar kaosun içinde gülebilen bir insanı görünce istemsizce de olsa akıl sağlığını sorgular olmuşlar. Şöyle bir anımı paylaşmak istiyorum. Sürekli alışveriş yaptığım çok tatlı bir kırtasiye işletmecisi hanımefendi var. Genelde kırtasiyeye gittiğimde tedirgin, yorgun ve memleket meselelerine canı sıkılan duyarlı bir yaklaşımı var. Yani dertleri boş magazin ve televizyon dizileri kokmuyor. O yüzden onun bu tavrını anlıyorum ama hak veremiyorum, üzgünüm… Yaklaşık beş yıldır tanıdığım hanımefendi sonunda dayanamadı ve sordu:
“Öğretmenim, iyi hoşta onca yaşanan olayların arasında nasıl bu kadar pozitif kalabiliyor ve gülümseyerek bakabiliyorsunuz olaylara.” Ben de olaylarla baş etme yöntemi olarak bu yöntemi tercih ettiğimden bahsettim. Hayatımızın her anında mutlu olamayacağımızı, duyarlı olduğu konularda hemfikir olduğumuzu ama dertli ve mutsuz dolaşıp, sitem ederek hiçbir şeyi düzeltemeyeceğimizi söyledim. Benim onunla anlaşamadığım noktanın ise zor zamanların illüzyonunu çözerek, mutsuzlukta ki mutluluğu keşfedebilmek olduğundan bahsettim. Hem bu dünya zıtlıklar dünyası değil miydi?

Elbette mümkündü, mutsuzlukta bile mutlu olacak küçük bir nokta bulmak. Herkesin kendine göre hayata bakarken kullandığı bir dürbünü var netice. Benim dürbünüm de dünyayı böyle gösteriyordu işte… Camları ister pembe olsun, isterse de mor… Hoşnutsuzlukların içinde hoşlukları görebilmekte benim dürbünün yeteneği işte… Hoşnutsuzluğu seçmenin, kabullenmenin korkaklara mahsus olduğunu düşündüğümü ve yaşamım boyunca korkak olmamak için hep çabaladığımı söyledim. Çünkü bu gezegende bana en dürüst davrananın hayatın kendisi olduğunu, her şeyi açıkça karşıma çıkardığını, insanların hayatta kalmak için ilk kurallarının kendi çıkarlarını korumak olduğunu ve bunun için çok rahat yalan söyleyebildiklerini, sözlerinde durmayabildiklerine şahit olduğumdan bahsettim. Ben de kendi çıkarımı seçerek; kimseyi incitmeden gülmeyi ve pozitif olmayı seçtiğimi ayrıca benim bu tercihimin diğerlerinin aksine bulaştığı kişilerde korku, kaygı değil; huzur yarattığını şuan gözlerinize baktığımda görebiliyorum dedim. Nükteli bir şekilde ;”Üzülme bu kadar, herkes hata yapar. Silgili kalemler neden icat edildi sanıyorsun?” dedim.
Gülümsedi… (Yaklaşık bir saatlik konuşma onu da rahatlatmıştı ). Sonra dedim ki kendime:
“ Her şey benimle güzeldi olumsuzlukların aksine”:)

Müzik Önerisi

İşte Huzursuzluktaki Huzura Çıkan Çevre Yollarım
1.Siyaha değil, beyaza odaklanıyorum.
2.Elimdekileri severek kıymetini biliyorum.
3.Arkadaşlığa, olmazsa olmazım iyi arkadaşlığa önem veriyorum.
4.Yaptığım işlere odaklanıyorum. En iyisini ortaya koymaya çalışıyorum.
5.Çocuklar gibi oynamayı ve içimdeki çocuğu ihmal etmemeyi biliyorum.
6.Her gün kendime hedef koyduğum iyi bir işi bitiyorum.
7.Zihnimin bana sürekli hatırlattığı kırgınlık, dargınlık, yorgunluk, kıskançlık, kötülük gibi olumsuz düşünceleri yazıyorum ve yakıyorum. Diğer insanlarla paylaşarak çoğalmasının ve yayılmasının önüne geçiyorum (Neticede insanız mükemmel ve masum değiliz hiçbirimiz).
8.Kötü durumlardan faydalanıyorum (Acılarımdan beslenmeyi öğrendiğimden beri zaaflarım ve zayıflıklarım beni daha da huzurlu ve güçlü hale getirdi. Korkularım ve endişelerim anlık veya geçici oldu).
9.Temizlik terapisinin gücüne inanıyorum. Çünkü ben herhangi bir insan değilim bunun farkındalığı ile hareket ediyorum (Evimi, hayatımı, ruhumu, çevremi temiz tutmaya ve gereksiz olan ne varsa duygusal bağ kurmadan sevgiyle uğurlamaya çalışıyorum).
10. Hayatımda yenilikler yapmaya özen gösteriyorum (Yeni insanlarla tanışma, evin eşyalarını yeniden dekore etme, yeni kitaplar keşfetme gibi).

Kitap Önerisi: Doğan CÜCELOĞLU/Öğretmenim Bir Bakar mısın?

Eksik olmayın, çünkü varlığınız çok güzel… Sevgiler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin