Çanakkale ve Yakın Çevresinde Ekoloji 2011

Proje Adı : Çanakkale ve Yakın Çevresinde Ekoloji 2011

Projenin Yürütüleceği Kurum/Kuruluş :Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

Proje Yürütücüsü : Emel OKUR

e-mail : emelokur17@gmail.com

Hedef Kitle : Öğretmenler,  Lisans ve lisansüstü öğrencileri, kamu çalışanlar

Etkinlik Yeri :Çanakkale

Etkinlik Tarihleri :15 – 24 Temmuz 2011
SON BAŞVURU TARİHİ :1 Temmuz 2011 saat 17:00

Proje Bilgileri
İnsan, hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşama hakkına sahip olan bir varlıktır. Bu bakımdan günümüzde yaşayanlar ve gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek bakımından oldukça ciddi bir sorumluluk altındadır. Hem günümüz yaşayanları için hem de gelecek nesiller için optimum düzeyde özenli planlama ile küresel doğal kaynaklar, hava, su, toprak, flora ve fauna dahil olmak üzere doğal ekosistemlerin temsilcileri korunmak zorundadır. Doğal ekosistemlerin korunması için öncelikle tanınması gereklidir. Ekosistem yapıları, elemanları, fonksiyonları bilimsel yolla çok iyi analiz edildiğinde, bunları tehdit eden faktörler de kolayca izlenebilir, böylece korunması yönünde sözde olmayan daha bilimsel ve sorun giderici önlemler alınabilir. Maalesef ülkemizde ekosistem elemanlarının fonksiyon analizleri, bir yana, henüz biyoçeşitlilik konusunda dahi yeteri kadar envanter bulunmamaktadır. Araştırmacılar tarafından sınırlı sayıda ve zor koşullar altında tamamen bilimsel dille yazdıkları mevcut bilgiler, çoğunlukla üniversitelerin veya kamu kurumlarının kütüphanelerinde tozlu raflarda bu konuya meraklı olup da bilgi edinmek isteyen insanları beklemektedir. Ülkemizdeki bu anlamda en büyük sorunlardan biri bilim ile toplum arasındaki uçurumdur ve TÜBİTAK ülkenin bu sorununu çok iyi analiz ederek bilim ve toplum arasında köprü kurulmasını öncelikli hedefleri arasına almıştır. Bilim popüler hale getirilerek topluma ulaştırılabilir.

Elbette ki söz konusu ekolojik yapının ve sorunlarının analizi sistem içinde yaşanarak en etkili bir biçimde ortaya konabilir ki bu projede hedef kitle olan gençlerin, öğretmenlerin ve kırsal kamu görevlilerinin bu görevi üstlenmeleri esas alınmıştır. Bu projede genel olarak şu amaçları hedeflemiştir. Birincisi Çanakkale ve çevresinin jeolojik, arkeolojik, tarihi, biyolojik zenginlikleri bilimsel verilere dayalı olarak popüler bir dille tanıtmak, ikincisi, bu zenginlikleri tehdit eden insan sebepli sorunları analiz etmek, üçüncüsü de hedef kitlede ekoloji temelli bir sürdürülebilir bir çevre bilinci oluşturarak bu bilincin yaygınlaşmasını sağlamaktır.

Bu projede Çanakkale ve çevresi doğa eğitimleri için bir merkez olarak seçilmiştir. Çünkü;

Çanakkale Boğazı, bir merkez olarak, dünyanın en önemli su geçiş yollarından biridir. İl topraklarının özellikle doğu kesiminde önemli bir kısmını birinci zamana ait eski kayaçlar oluşturmaktadır. Biga masifi adı verilen bu temel içine yer yer de granitik kütleler girişim yapmıştır. Çanakkale’nin batı yakası ve boğazın çevresinde daha çok üçüncü zaman oluşumları gözlenir. Bunlar bazı yerlerde volkanik kayaçlarla ara tabakalı halde bulunmaktadır; bazen de kesilmiş halde bulunmaktadır. Neojen devir yeni sedimanların oluşturduğu bir senklinoryumun en çukur hattı boyunca uzanır ve üstten az tuzlu Karadeniz sularının Ege Denizi’ne ve alttan nispeten daha tuzlu Ege sularının Karadeniz’e geçişine olanak sağlar. Üst akıntı ile Ege Denizi’ne aktarılan debi 13000 m3 s-1 civarında iken alt akıntı ile Ege’den Marmara’ya akan suyun debisi bunun yarısı civarındadır. Çanakkale il sınırları içerisinde hem Marmara Denizi’ne hem Çanakkale Boğazı’na hem de Ege Denizine dökülen akarsular vardır. Anadolu kesiminde irili ufaklı akarsuların kaynağı mistik bir nitelik kazanmış olan Kaz Dağı iken diğer akarsular daha kısa niteliktedir ve bazıları zaman zaman kuruyabilmektedir. Avrupa yakasında yer alan Kavak Çayı ise bir haliç niteliğindedir. İl Akdeniz ikliminin Marmara ve Ege bölgesel iklim değişiklikleri arasında bir geçiş alanıdır. Doğal bitki örtüsü bu iklim şartlarına bağlı olarak kıyılardan iç kısımlara ve dağlık alanlara doğru değişkenlik gösterir. Ağaç türleri güneyden kuzeye ve yüksekliğe bağlı olarak değişir. Bunlar arasında meşe, karaçam, köknar ve kayın bulunmaktadır. Meşe palamudu öteden beri ilin en önemli ticari metalarından biri olagelmiştir.

Çan ilçesi sınırları içerisinde yer alan Ağı Dağı’nda (Çanakkale) 93 familyaya ait 300 cins, tür ve türaltı düzeyde 518 takson tespit edilmiştir. Ağı dağı ve çevresinde genel olarak Akdeniz elementleri (% 23,6), Avrupa-Sibirya elementleri (%17), Doğu Akdeniz elementleri (%11,8), Öksin elementleri (%1,5) ve İran-Turan elementleri (%1,2) bulunmaktadır. Bu çevrede 17 endemik tür belirlenmiştir.

Aynı şekilde Çan ilçesi sınırları içinde yer alan Ağı Dağı ve çevresi omurgalı hayvanlar açısından da oldukça zengindir. Bölgede IUCN kriterlerine göre vulnerable = savunmasız, kolay zedelenebilir kategorisinde yer alan iki tatlı su balık türü (Capoeta bergamae Karaman, 1971 ve Ladigesocypris ghigii (Gianferrari, 1927)) bilinmektedir. Ayrıca iki yaşamlı ve sürüngenler bakımından da bölge oldukça zengin olup bu bölgede yakın zamanda proje ekibindeki eğitmenler tarafından yapılmış bir envanter çalışması da bulunmaktadır.

Çanakkale’de zengin maden kaynakları vardır ve bunlar arasında en önemlilerinden birisi olan linyit Çan’da kurulu ülkemizin ilk ve tek akışkan yataklı termik santrali olan 18 Mart Termik Santrali’nde değerlendirilmektedir. Bazı kömür yatakları ise özel sektör tarafından işletilmektedir ancak bu tür işletmeler asidik maden atıksularına neden olabilmektedir. Üretiminin büyük bir kısmını ihraç eden bir çimento fabrikası, Marmara Denizi kıyısında yer alan büyük ölçekli bir demir-çelik üretim tesisi ve ülkemizin seramik ihtiyacının önemli bir miktarını karşılayan seramik üretim tesisleri ilin doğal zenginliklerini değerlendiren ana endüstrilerdir.

Öte yandan Bayramiç ve çevresi ürettiği meyveler bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Çanakkale tarla domatesi ise son yıllarda ününü artırmış bir başka üründür.

Çanakkale şehir merkezinde bulunan arkeoloji müzesi tarih öncesi dönem eserlerini de bünyesinde barındıran önemli bir zenginliktir. Ayrıca tarihi bir öneme sahip olan Çimenlik Kalesi, aslında Osmanlı döneminden önce de pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Çanakkale’nin esas önemini Osmanlı döneminde gelişmesinden kaynaklanmakta olduğunun bir göstergesidir.

İşte bünyesinde iki tarihi milli parkı barındıran, hem Asya hem de Avrupa kıtalarında toprağı olan üstüne üstlük iki tane ada ekosistemini barındıran; zengin flora ve faunaya sahip, alternatif enerji kaynaklarının canlı olarak gözlemlenebildiği Çanakkale’de bu zenginlikler mevcut iken bir yandan da asidik maden atık suları, çeşitli kentsel kaynaklardan boğaz ekosistemine atık su deşarjı, hızlı bir kentsel büyümeye bağlı olarak kent sınırları içinde kalmış katı atık depo tesisinin de gözlemlenebildiği bir örnektir. Tüm bu sebepler bakımından ekoloji temelli doğa eğitiminin verilmesi için Çanakkale ve çevresi ideal bir ortam oluşturmaktadır. Ancak bu çalışmanın amacını sadece ideal ortam olan Çanakkale ve çevresinin doğal kaynaklarını tanıtmak değildir. Bu çalışmada esas amaç; öncelikle kırsal alanlarda çalışan öğretmenler dahil kamu kurumlarında çalışan personelin tamamen doğayı laboratuar gibi kullanmak suretiyle uygulamalı olarak eğitimi ile çevreye karşı duyarlılıklarını geliştirmektir. Böylece söz konusu hedef grubun kendi yaşadıkları ortama bilimsel bir bakış açısı ile yaklaşarak doğayı çözümlemeleri ve doğa sorunlarını bilimsel olarak analiz edebilme yeteneği sayesinde daha yapıcı çözümler üretebilmeleri sağlanmış olacaktır. Unutmamak gerekir ki doğal alanları en iyi koruyanlar bu alanları en iyi tanıyan doğal kullanıcılarıdır.

Proje ekibinde yer alan eğitmenler kendi konularında söz sahibi aynı zamanda benzer birçok projede görev almışlardır. Bu bakımdan eğitmenlerin önemli bir kısmı konuların ne şekilde işleneceği konusunda gerekli tecrübeye sahiptirler

2011 Doğa Toplum Bilim Projeleri TÜBİTAK