Bugün de Başkalarının Yerine Utandık!!!

”Biliyor musunuz? Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle, kemiğimle nefret ettim!” Cahit Zarifoğlu

Dünyanın “Çocuk Bayramına” sahip olan tek ülkesinde, çocuklara yapılanları (taciz, tecavüz, şiddet, mağdur edilme, fiziksel, cinsel, duygusal kirletmeleri) gördükçe, duydukça ve okudukça kanım bedenimden çekiliyor. Bir eğitimci olarak üzerime düşeni yapmaya çalışsam da bu vizyonsuz çağa tahammül edemiyorum. Oğuz Atay’ın da dediği gibi “Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor anlıyor musun?”

Neden Mi?

Her yeni güne umutla bakmak için “Güneşi Selamlamayı” planlarken, içindeki ilkel benliği dahi yönetemeyen aşağılık insansıların ( görünüş olarak insan, davranış olarak yaratık) yerine utanarak uyanır olduk.

İlkel Benlik;“Bireyi oluşturan üçüncü kişilik yapısından ilk gelişenidir. Kişinin isteğinin derhâl yerine getirilmesini ister. Canı ne çekerse ona ulaşmak birinci hedefidir ve onu elde edene kadar gözü kimseyi, evladını bile görmez. Kimse onun için bir anlam ifade etmez, tek düşündüğü “kendisi”dir. İşte tam da bu yüzden utanıyorum çünkü :

* Bu insansıları kimler yetiştirdi sorusuna cevap bulamamaktan utanıyorum.(Kimse suçunu kabul etmiyor ve kahretsin herkesin haklı(!) bahanesi var)

*Biliyorum ki bu bir katliam, hesabını sormadığım ve göz yumduğum için zehir-zıkkım edilen hayatlar, önceki cinayetlerden nemalandı ve nemalanmaya devam ediyor. Canlarını yaka yaka hayatları ellerinden alınanlara özür değil; çocuk sesleriyle, mutluluk çığlıklarıyla dolması gereken bir hayat borçluyum ve bunu düşünmekten utanıyorum.

* Zulme karşı birlik içinde hareket etmeyi beceremediğimiz için, üç maymunu oynadığımız için utanıyorum. (Çok severiz toplum olarak görmedim, duymadım, bilmiyorum oyununu oynamayı)Yapmıyoruz demeyin! Bile isteye öyle bir yapılıyor ki… Buyurun izleyin.

Rızası Yoktur!!!

“Kötüleri affetmeyelim ki iyiler cezalandırılmasın”

* 3 yaşındaki süt kuzusuna tecavüz edene, kanunların sağlayamadığı adaleti, içerideki mahkumların sağlaması için dua edenleri görmekten ve derdimi anlatamamaktan utanıyorum.

*Çocuklar, kadınlar, erkekler ve hayvanlar söz konusu olduğunda cinsel tatminsizliği, cinsel açlığı olan sapkınların, neden bitip-tükenmediği sorularına cevap aramaktan utanıyorum.

Yoksa sen utanmıyor musun? Utansan sessiz kalmazdın. “Alıştık artık, ilk defa olmuyor ki” diye bilmediğin, yaşamadığın, hissetmediğin yerden konuşmazdın.

“Sabrım bu gecede miadını aştı”, bari “küfrüm edebimi aşmadan”, derdimi yine insan olduğumu hatırlayarak, müzikle anlatayım.

Bir el alsın elimi
Bükülmez kılsın belimi
Bir bilge ki ben yapsın beni
Umursayıp duysun sözümü…

Tolga Çevik & Özer Atik Yalan Sanırım

Benim bu yazıyı yazma amacım cinsel istismar konusunda toplumun farkındalığını artırmak. Bu konu ıle yapılan bir projede taciz ve tecavüze uğrayan kişilere, saldırı anında söylenen cümlelerin neler olduğunun bilmenin yararı olacağı kanaatindeyim. Gelin birlikte bakalım kuzu görünümlü kurtların, kurbanlarına yaklaşımlarına ;

Dünyadan Cinsel İstismar Hikâyeleri -1

2011 yılının Ekim ayında 19 yaşındaki Grace Brown’un oluşturduğu Project Unbreakable, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan kadınların cinsel istismar hikâyelerine odaklanıyor; projenin amacı ise, cinsel istismar konusunda toplumun farkındalığını artırmak. Birçok dergi ve gazetenin yer verdiği bu önemli proje, içerisinde cinsel istismara uğrayan kişiye saldırı anında söylenenlerden bazıları aşağıda maddeler halinde derlemiştir.Bunlar;

* “Sakın kimseye söyleme, bu bizim küçük sırrımız olarak kalacak.”
Kaç kere olduğunu hatırlamıyorum, üç yaşındaydım ve onu affetmem 15 yılımı aldı.

* “Eğer gerçekten beni seviyorsan benimle beraber olmak zorundasın.”
Kafama silahı dayadı ve bunları söyledi.

* “Haydi, seninle büyü adında bir oyun oynayalım.”
– Amcam, ben 6 yaşındayken.

* “O şekilde giyindiği için oldu…”

* “Beni sevdiğini bana kanıtla.”- Babam
“Baban seni seviyor.”- Büyük babam -gerçek ortaya çıkınca-

* Çok tatlısın.”
Uyanmadan önce duyduğum son sözlerdi ve yedi saat sonra kalktığımda kanıyordum.

* “Hoşuna gidiyor mu?”
“Birilerine söylersen seni öldürürüm.”- Saldırganım
“Bence sen bunları uyduruyorsun.”- Polis

* “Bu aramızda kalmalı. Başkalarına söylersen baban ve amcan beni öldürür.
Çocuklarım babasız kalır ve bir evliliği mahvedersin.
Ve bu senin suçun olacak.”- Amcam

* “Çığlık atarsan seni bıçaklarım, fahişe.”
“Sakın polise söyleyeyim deme.”
Tecavüze uğradığımda 18 yaşındaydım ve saldırganım hiçbir zaman yakalanmadı.

* “Yalan söylemeyi kes, bunun istediğin şey olduğunu biliyorum.”

Evrende yaşayan hiçbir canlı bir başkasını bu kadar aşağılayamaz.
“Bir kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter!” Sence de yeterince can yanmadı mı?

Kaynak:
http://uzuncorap.com/2014/06/20/dunyadan-cinsel-istismar-hikayeleri-1/

1 Yorum

  1. Beynime kan gitmediğinden yazamadığım satırlar ile birlikte yaşamasının dünyadaki her kıza(gerçi onlar artık insan olmasa da azabilen yaratıklar) zararı dokunacak, ve bunu söylemek bana düşmez ama şuan aldıkları nefesi en erken şekilde vermeleri gereken aptal, insan olarak nitelendirilen fakat insanlık dışında bütün özelliklere sahip olan aşağılık yaratıklar. Ne diyeceğimi bilemiyorum 😥

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here