BİYOLOJİK ŞİFA

PROJENİN AMACI: Toplumumuzda sağlıkla ilgili her şey ilaca bağlanır. İlaçlara karşı bağımlılığımız var. Boğazlarımız biraz ağrıyınca veya biraz öksürünce gelişigüzel bir antibiyotik alırız. Bu antibiyotikler de balgamı söktürmez, vücuttan mikrobu çıkaramaz. Antibiyotikler zamanla vücutta bağışıklık sağlarlar ve etkileri kalmaz. Amacımız, bu antibiyotikler yerine kullanabileceğimiz doğal antibiyotikler üretmek ve insanları doğal antibiyotik kullanmaya teşvik etmek.

GİRİŞ: projeye başlamadan önce geniş bir literatür taraması yaptık ve tüm ilaçların hammaddesinin bitkiler olduğu sonucuna ulaştık. Antibiyotiklerin insan sağlığına olumludan çok olumsuz etkilerinin olduğunu, yan etkilerinin çok fazla olduğunu gördük. Bunun üzerine insanları ilaç bağımlısı olmaktan kurtarmak adına doğal antibiyotikler ürettik. Bu konuda Diyarbakır Askeri Hastanesinin doktorlarından ve Diyarbakır Güneydoğu Tıp Merkezinin doktorlarından yardım aldık. Hazırladığımız antibiyotik tariflerini Diyarbakır Güneydoğu Tıp Merkezi doktorlarına danışıp test ettirdik.

KULLANILAN YÖNTEM: Doğal antibiyotikler nedir?

Sarımsak, soğan, adaçayı, zencefil, kekik,ekinezya, meyan kökü, karabaş otu, propolis doğal antibiyotiktir. Bunları çok fazla tüketmek lazımdır.

Özel reçete olarak tavsiye ettiğimiz doğal antibiyotik tarifleri:

SARIMSAK
5000 yıldır ilaç olarak kullanılan bu kıymetli sebze mutfağımızdaki en kuvvetli doğal antibiyotiktir. Hem virüsleri, hem bakterileri hem de mantar ve parazitleri öldürücü etkisi vardır. Mısır piramitlerinin inşası sırasında işçilerin salgın hastalıklardan sarımsak yedirilerek korunduğunu tarih kitapları yazar. Her yeni çıkan antibiyotiğe birkaç yıl sonra mikroplar tarafından direnç geliştirilip, işe yaramaz hale gelmelerine rağmen 5000 yıldır bu doğal antibiyotiğe direnç gelişememiştir, çünkü içerisinde bir değil yüzlerce antibiyotik mevcuttur ve mikroplar birine direnç geliştirse diğerine geliştiremezler.

TARİF :

1 baş sarımsakYarım limonYarım litre suCam kavanozailüminyum folyo

Hazırlanışı: 500 CC (yarım litre) kaynatılmış soğumuş suyu cam bir kavanoza koyduktan sonra içine kabukları soyulmuş bir baş sarımsağı rendeleyip, yarım limonu da kabuğu ile dilim dilim doğrayıp atın.

Kapağını kapattıktan sonra (alimünyum folyo ile sararak ışık almasını engelleyebilirsiniz) karanlık bir ortamda 4 gün bekletin. Dört gün beklettikten sonra içinden posasını alın.

Her kışa girerken bir kaç defa bu doğal antibiyotiği tekrarlarsanız savunma mekanizmanız güçlü olur.

Kullanımı: Her yemekten 15 dakika önce aç karnına bir yemek kaşığı içebilirsiniz.

Dışarıdan gelen mikrop ve virüslere karşı etkilidir. Hiç bir yan etkisi de yoktur. Limonu hayatınızdan çıkartmayın.

Tarifimiz bir kişiliktir. Daha fazla su ve ölçüyle de yapabilirsiniz.

ADAÇAYI

Sarımsaktan sonraki en güçlü antibiyotik bitkilerden biri adaçayıdır. Dizanteri, boğaz ve üst solunum yolu hastalıkları için idealdir. Haricen mikrop kapmış yaralar için de kullanılır.

TARİF: 250 ml suya 2 çay kaşığı kuru bitki yaprak koyup 15 dk. Demliyoruz. Süzdükten sonra bal ve limon ilavesiyle tatlandırılabilir.

Yan Etkisi: Emziren kadınlarda süt salgısını azaltır ve hatta durdurur. Hamilelik sürecinde düşüğe sebep olabileceğinden kullanımı önerilmez.

ZENCEFİL:

Genel olarak soğuk algınlığı ve gribin tedavisinde tercih edilen bir bitkidir. Zencefilin öksürük önleyici etkisi ve balgam sökücü etkisi vardır. Üst solunum yolları enfeksiyonları için mükemmel bir bitkidir. Bunun yanı sıra ağrıyı azaltır, iltihabı azaltır, terlemeyi arttırır ve ateşin düşmesine yardım eder. Bulantı önleyicidir. Ayrıca zencefilin özsuyu bir pamuğa emdirilerek yanıklara uygulanırsa anında ağrı kesici etki gösterir.

TARİF :

1,5 çay kaşığı kuru kök tozu,250 ml suda 10 dk çok kısık ateşte kaynatılır. Akut dönem boyunca gün içinde içilir.

Yan Etkisi: Hamilelikte yüksek miktarda alınmaktan kaçınılmalıdır.

KEKİK

Halk arasında doğal antibiyotik olarak bilinen kekikle ilgili birçok bilimsel araştırma yapılmıştır, bu araştırmalar sonucunda bu bitkinin mikrop öldürücü özellikte olduğu ve yoğun şekilde fenolik maddeler içerdiği saptanmıştır.

Kekik, içeriğindeki maddelerle vücutta hücre koruma sistemlerini güçlendirmesiyle antioksidan, kanser oluşumunu engellemesiyle antikanserojen, diyabet hastalığını engellemesiyle antidiyabetik ve vücuttaki kolestrol oranını ayarlamasıyla antikolestremik özellikler taşımaktadır. Bu özellikleri ile kekik, yaşlılığı geciktirmekte, tümör oluşumunu engellemekte, şeker hastalığına iyi gelmekte ve gıdaların bozulmasını doğal yollarla engellemektedir.

Kekiğin, sağlık açısından faydaları göz önünde bulundurularak çok farklı alanlarda kullanılabilir, gıda sektörünün yanı sıra tıp, eczacılık ve kozmetik alanlarında da yararlanılabilir, hayvan yemlerine katılarak et kalitesi ve hayvan sağlığı korunabilir, çay olarak içilerek de insan sağlığına faydası sağlanabilir.

Hangi hastalıklara iyi geliyor?

Bedeni kuvvetlendirir, Hazmı kolaylaştırır, İştahsızlığı giderir, Sinirleri kuvvetlendirir, Kalp çarpıntılarını keser, Bağırsak iltihabını iyileştirir, Salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar söktürür, Adet düzenleyicidir, Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder, Böbreklerde ve mesanedeki mikropları öldürür, Hastalıklara karşı direnme gücünü artırır, Çocuklarda görülen kansızlığı giderir, Kan dolaşımını düzenler, Müzmin öksürük, astım, bronşit ve zatüreede faydalıdır, Grip, nezle ve anjinde şikayetlerin azalmasına yardımcıdır, Kekik suyu ile banyo romatizma ağrılarını dindirir, Kandaki şeker miktarını azaltır.

Kekiği kullanırken nelere dikkat etmeliyiz, yan etkileri var mı?

Önerilen dozlar aşılmadığında bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Fakat alerjik bünyeli kişilere önerilmez.

Hamileler kullanmamalıdır, düşüğe sebep olabilir!

Tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir.

TARİF :

Kekik çayı nasıl hazırlanır ve nasıl kullanılır?

Kekik çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekiğin üzerine, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar su dökülür, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.

Gribi antibiyotiksiz atlatın

İnsanlar hem tedavi olmak hem de önlem almak için antibiyotiklerden medet umuyorlar. Ama işin iç yüzü hiç de öyle değil. Şöyle ki, gribe sebep olan etken mikrop türü virüsler, ama antibiyotikler sadece bakterilere karşı etkili, virüslere karşı etkisiz, olay bu kadar basit yani! Etkisiz olması da bir yana, gereksiz yere aldığınız her antibiyotik kapsülünün kemik iliğinize, kan değerlerinize, böbreklerinize, cildinize ve bağırsaklarınıza verdiği zarar da cabası. Peki, grip olacağımızı hissettiğimizde ne yapalım? Tabii ki doğadan yardım alın, doğa bu konuda da çok cömert, işte grip olmanızı önleyecek, olduysanız yatıştıracak bitkilerin en etkilileri… Bunları ister tek tek, isterseniz de karışık çaylar olarak tüketebilirsiniz.

EKİNEZYA
Gripteki en önemli etkisi bağışıklığı güçlendirmesidir. Bağışıklık sistemimizde zaten grip virüsünü deyim yerindeyse ‘yalayıp yutan’ doğal öldürücü hücrelerimiz olan akyuvarlarımız vardır ve ekinezya bunların hem sayısını hem fonksiyonlarını artırır. Dikkat edin, gripli biriyle her karşılaştığınızda grip olmazsınız, bağışıklık sisteminizin zayıf olduğu stresli ve yorgun dönemlerinizde yakalanırsınız bu mikroba.

MEYAN KÖKÜ
Hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi, hem de içerdiği virüs öldürücü onlarca antiviral doğal antibiyotikle virüs enfeksiyonları için yaratılmış bir bitki gibidir. Hele bu etkilerine bir de balgam söktürücü ve öksürük giderici özelliklerini eklersek grip için ideal olduğu apaçık ortaya çıkar. Hepatitlerde de mucizeler yaratır, ancak bu ciddi durumda mutlaka doktor kontrolünde ve ekstre, kapsül gibi konsantre formları kullanılmalıdır. Yüksek tansiyon, şeker ve böbrek hastalığı olanların kontrollü kullanması gereken bir bitkidir.

KARABAŞ OTU
Bu bitkide 70’den fazla birbirinden farklı antibiyotik tespit edilmiştir. Hem bakterilere hem de virüslere karşı etkilidir. Gribal enfeksiyonlarda bazen virüslerin tahriş ettiği üst ve alt solunum yolları mukozasına bir de bakteriler hücum ederler, bu gibi durumlarda oldukça etkilidir.

PROPOLİS:

Doğada bulunan milyonlarca mucizeden biri olan arılar kovanlarının içini dezenfekte ederken kullandıkları madde olan propolis, penisilinden 20 kat daha kuvvetli bir antibiyotik.

Arılar bir doktor gibi kovanların içini dezenfekte ediyor.

Bunu yaparken kullandıkları madde olan propolis, penisilinden 20 kat daha kuvvetli ve çok sayıda rahatsızlığın doğal tedavisinde de kullanılıyor.

Bal, polen, arı sütü gibi ürünleri insanlara sunan arıların bir başka özelliği ise adeta doktor gibi kovanların içini dezenfekte etmeleri.

Bunu yaparken Propolis adı verilen ve doğal antibiyotik olarak adlandırılan bir madde kullanıyorlar.

Kovan içi sıcaklık ve rutubet virüs, bakteri ve mantarlar için ideal bir ortam oluşturmasına rağmen, arılar Propolis sayesinde hastalıklara yakalanmadan yaşamlarını sürdürebiliyor.

Tıp Dünyasında da Kullanılıyor

Penisilinden 20 kat daha güçlü bir antibiyotik olan Propolis, tıp dünyasında da kullanılıyor.

Yaraların iyişleşmesini 4 kat hızlandıran propolis , ağız içi, solunum ve deri enfeksiyonlarına, sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geliyor.

Propolis maddesini toplayabilmek ise oldukça zahmetli.

Öncelikle bitki örtüsünün zengin olduğu ve yerleşim yerlerinden uzak olan doğal ortam gerekiyor.

Konulan tuzaklarla, yılda bir kovandan sadece 30-50 gramarası propolis toplanabiliyor.

ZEYTİN:

Yeryüzündeki en dayanıklı ağaçlardan biri olan zeytin ağacı bu uzun yaşam süresini içeriğindeki ? Oleuropein? adlı etken madde ile sağlamaktadır.

Oleuropein, insan vucudunda bulunan iki enzim (Esteraz ve Beta-glukozidaz) tarafından elenoik aside dönüşürülür.Bu bileşik, güçlü bir antbakteriyal, antifungal, antivirütik ve antikanserojen etkiye sahiptir. Virüsleri yok etmeye iki şekilde yardım eder. Birincisi, virüsün kendini kopyalama yeteneğine direkt etki ederek virüsün yayılmasını önler. İkincisi ise immün sistemini daha fazla hastalıkla savaşan hücre üretmesi için destekler. İnsan vücuduna önemli faydalarından dolayı Mucizevi Bitki olarak da adlındırılmaktadır.

Yaprakta bulunan fenolik asit ve flavanoid bileşikler vücudun bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlar. Bakteri ve mantara karşıda etkili Zeytin Yaprağı Ekstraktı(özü)?nın içinde ayrıca A vitamini, Selenyum, C vitamini ve askorbil palmitat bulunmaktadır. Oleuropein, yaprağın en etken fenolik bileşiğidir. Bu bileşik aynı zamanda terapötik etkiye sahip, sekoiridoid bir glikozittir.

YARARLARI

Bağışıklık Sistemini güçlendirir.

Güçlü antivirütik etki (Grip enfeksiyonlarında çok etkilidir.)

H1N1, H3N2 Virüsleri (Domuz Gribi)

H5N1, H9N2 Virüsleri (Kuş Gribi)

Ayrıca antibiyotiklerle tedavi edilemeyen yada aşırı antibiyotik

kullanımından kaynaklanan bağışıklık sistemi zayıflıklarında etkilidir.

Kan Şekerini düzenler.

Tansiyonu dengeler

Kanser riskini azaltır. (Tümör varlığında konunun uzmanına danışılarak destekleyici ajan olarak kullanılır)

Romatizmalı Hastalıklarda ve MS de etkilidir.

Hücre yenileme (Cilt yaşlanmasına karşı koruyucu ve cildi sıkılaştırıcıdır.Cildin nem oranını dengeleyerek cilt esnekliğini arttırır.)

Kronik Yorgunluk Sendromu?nun bazı semptomlarına iyileştirici etkisi vardır.

Oleuropein içeriği dolayısıyla solucan ve tenya gibi birçok bağırsak parazitine karşı etkilidir.

Kalbe giden kan dolaşımını artırır. Zeytin yaprağı ekstratı kalp kasının pompalama hareketini geliştirerek kalp krizlerini önlemeye yardım eder

Zararlı bakteriler yüzünden oluşan ishalleri hafifletir; Peptik ülserleri azaltır; Üriner kanal enfeksiyonlarını hafifletir.

Kronik Sinüzitlere çok etkilidir. Saman nezlesini ve farenjit’i hafifletir

Kullanım Şekli:

Kapsül,likit ve damla formlarında mevcuttur.

Kapsül : 1-2 Adet / Gün (Koruyucu olarak)

3-4 Adet / Gün (Hastalık durumunda)

SIVI : 1 Ölçek / Gün (Koruyucu olarak)

2-4 Ölçek / Gün (Hastalık durumunda)

Damla : 30-45 Damla /Gün

**Çocuklarda, yukarıda belirtilen kullanımların aynı sayıda yarım doz olarak kullanılması tavsiye edilir.

YAN ETKİLERİ

Bilinen yan etkisi yoktur.*

*Çok yüksek doz kullanımında baş ağrısı, ishal görülebilir. Yapılması gereken yanlızca gerekli dozda kullanmaktır.

TARİF :

Öksürüğü kesen bu tarifte 1 orta boy soğan küp küp doğranır. İçine 1 yemek kaşığı katkısız kestane balı katılır ve karıştırılır. Karışım bir kavanozun içinde 2 saat bekletilir. Oluşan su 24 saat içinde tüketilir. Uygulanan kişilerde öksürüğü 2 gün içinde kestiği görülmüştür.

TARİF :

Öksürüğü kesip balgamın kolay atılmasını sağlayan bu tarifte 1 çorba kaşığı karanfil toz haline getirilip 1 çorba kaşığı kestane balıyla karıştırılır. Karışım kaşık kaşık hasta kişiye yedirilir.

TARİF 7 :

Bronşit hastalığına iyi gelen bu tarifimizde kara turp eninden tepe kısmına yakın yerden ikiye kesilir. İçi oyulur ve içinin alabildiği kadar katkısız bal içine konulur. Kesilen parça üstüne şapka gibi kapatılarak 1 gece bekletilir. Günün belli saatlerinde kaşık kaşık hasta bireye yedirilir.

TARİF :

Balgamın kolaylıkla atılımını sağlayan bu tarifte 1 yemek kaşığı tereyağının içine karıştırılan 3 kaşık keçiboynuzu pekmezi ocakta köpük köpük olana kadar ısıtılır. Ağzın dayanabileceği maksimum sıcaklıkta hasta bireye yedirilir. Hasta bireyler üzerinde birkaç saat içinde balgamın kolaylıkla atıldığı ve öksürüğün azaldığı görülmüştür.

PROJE BÜTÇESİ: Afiş hazırlamak için karton, kalem v.s: 10 TL

Antibiyotikleri hazırlamak için gerekli bitkiler: 20 TL

Toplam: 30 TL

TAKVİM:

Ekim: Problem tespiti, Kaynak taraması

Kasım: Hazırlanan doğal antibiyotiklerin bireylerde uygulanması

Aralık: Sponsor desteği aranması

Ocak: Projenin sonuçlandırılması

SONUÇ: Antibiyotiklerin yan etkilerinin çok fazla olmasından dolayı insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği ve bu problemin doğal yollarla yapılan ilaçlar sayesinde ortadan kalktığı, doğal antibiyotiklerle de hastalıkların iyileşebildiği görüldü.

SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: Hazırladığımız doğal antibiyotikleri bireyler üzerinde denedik ve olumlu sonuçlar elde ettik.

KAYNAK: İnternet

Bilim Teknik Dergisi