
Ağaçların Dili..
Ağaçlar, toprağın içinden yükselen ve göğe uzanan sessiz anlatıcılardır. Sesleri yok gibi görünür fakat dallarında yankılanan kendilerine has dilleri vardır. Bizlere bazen şunu söylemek isterler:
Tehdit altındayım, yardımına ihtiyacım var!
Son yıllarda yaşanan olumsuz durumlar sadece bir tehlike değil; geleceğe dair de bir uyarı anlamı taşıyor. Yanan her orman, kesilen her ağaç sadece bir gövdenin devrilmesi değil; bir nefesin kesilmesi, bir hikayenin yarım kalması demek oluyor. Bu nedenle bazen onların sesine kulak vermek sadece onları değil, kendimizi de korumamız anlamına geliyor.
Peki neden bu kadar önemliler?
Ağaçlar bizlere nefes olur, yağmurun düzenini dengeler,hayvanların yuvası olur,biz insanlar için de bir sığınak, huzur ve yaşam kaynağıdır. Onlar yok olursa su kaynakları azalacak, hava kirlenecek, iklim düzeni bozulacak, yaşam çeşitliliği azalacak, gelecek nesiller nefes almakta zorlanacaktır.
Bir öğretmen olarak, öğrencilerime orman sevgisini ve ormanları koruma görevini, ÇEKÜL’ün Ağaçların Diliyle Kentim Programı kapsamında bir yıllık bir süreçte çeşitli etkinliklerle yürüterek aşılamaya çalışmaktayım. Program kapsamında ister doğada ister sınıfta yaptığımız çalışmalarla tüm okulların birlikte olduğu bir platformda paylaşımlar yaparak çocukların bu bilince sahip olmaları için çalışmaktayım. Doğayı bir oyun arkadaşı olarak gören, kenti yaşayan bir organizma olarak ele alan program, doğa-insan ilişkisini ele alarak doğa ile sağlıklı bir ilişki kurulmasını hedefliyor. Öğrenciler sürece aktif katılıyor ve bilgi sahibi oluyor. İnsanlık için önem arz eden bu konuda üzerimize düşen sorumlulukları küçük yaşlardan itibaren öğrenmeli ve görev haline getirmeliyiz.
Tüm çabamız iyi bir gelecek için.. O halde ne diyelim.








