BİR AMACI OLMALI İNSANIN…

 

Bir Amacı Olmalı İnsanın…

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine,bu hasret bizim..

Nazım HİKMET

Dünyayı, amacı olan insan anlamlandırıyor, umutlandırıyor, gökkuşağı gibi rengarenk; bakınca içini açan, yaşayınca ömrüne ömür katan hale getiriyor. Amacı olan insana ihtiyacımız var. Her zaman ve her yerde. Özverili, her şartta koşulda önceliği amacı olan, herkese ve her şeye rağmen amacı uğruna savaşanlardan bahsediyorum… Ne geçmişe takılıp düşer ne de gelecek kaygısı ile hayallerinden vazgeçer. Geçmiş hatalarından ders alarak, geleceğinin planını An’da,  şimdisinde inşa eden, yapıların tasarımını yapan ve uygulayan sanat insanı hassasiyeti ile çalışır. İşte tam da bu yüzden bir amacı olmalı insanın…

*Hayat Amacı Ne Değildir?

Bu hayatta işin için, kendin için geçirdiğin her dakika o anı yaşamaktan fazlası olmalı. Televizyonda izlediğin dizi, bilgisayarda oynadığın oyun, ay sonunda hesabına yatan para, hayırlısı ile emekli olmak,  yeni bir ev almak, yeni bir araba almak, iyi bir meslek sahibi olmak, okulu bitirmek, üniversite okumak vesaire vesaire…

Sizce evren bulmacasında, insanın varoluş sebebi bu olabilir mi? Ağaç, ağaçlığını yaparken; dağ, dağlığını yaparken; güneş, her sabah doğarken; ay, her gece görevini yerine eksiksiz getirirken; insan asıl amacından neden uzaklaşmakta???

Bu durumu açıklamadan önce insan nedir? Onu bilmeliyiz.

TDK ’ya göre insan; toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Yapılan bilimsel çalışmalarda, insanın varoluşundan uzaklaşmasının en önemli etkenleri ise; dünya nüfus artışı, sosyal adalet arayışı, güven ile gücün yer değiştirmesi,korku ve kaos durumu yer almaktadır.

Yukarıdaki bilgilerden hareketle bence, teknolojinin hayatımıza büyük bir hızla girmesi ile KÜLTÜRÜMÜZ Türk Kültürü, bir toplumu diğer toplumlardan farklı kılan, geçmişten beri değişerek devam eden, kendine özgü, sanatı, inançları, örf ve adetleri, anlayış ve davranışları ile onun kimliğini oluşturan yaşayış ve düşünüş tarzıdır. Topluma bir kimlik kazandıran, dayanışma ve birlik duygusu “ değişmekte, bu durum;

DEĞERLERİMiZİ “Türk değerlerini, olumlu ve olumsuz ifade edecek olursak; olumlu değerler, Dilin (Türkçe) kullanımı, kahramanlık, yurtseverlik, mertlik, dindarlık, kanaatkarlık, tutumluluk, toprağa bağlılık, konukseverlik, saygı, hayırseverlik, hoşgörülülük, namus-şeref, ciddilik-ağırbaşlılık, alçak gönüllülük ve iç temizlik. Olumsuz değerler ise. Cahillik, hilekarlık, saldırganlık, hurafecilik bağnazlık, ihmalcilik, tembellik, zalimlik, hainlik ve katılımcılıktır. etkileyerek;

ALIŞKANLIKLARIMIZI “İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış” değiştirdiği için;

Hayata verilen anlam değişiyor bu da bizim tercihlerimiz de farklılıklara neden oluyor. 

*Hayat Amacı Nedir?

Hayat, kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık olan bireyin; çocukluğundan yaşlılığına taşıdığı bir mesajdır. Yaşarken yolda bu mesajı kaybetmemeye dikkat etmelidir. Hayat amacımız ise bu mesajı kaybetmeden her geçen gün yeniden taptaze, ilk günkü gibi canlı ve dinamik tutmaktır.

Nasıl mı? Çocukken iyi şeyler hayal eder, içinde herkesin mutlu olduğu bir dünya oluşturma isteğinde oluruz. İşte yaşlandığımızda da aynı duygularla hayatımızı (yolculuğumuzu) devam ettirmemizdir. Bu öyle bir mutluluk ki; güneşin doğuşunda, serçenin gülüşünde, yağmurun yağışında, yunus balığının türlü yaramazlıklarla yüzüşünde, kahverengi dalların açtığı pembe çiçeklerde, bir günlük bebeğin anne kokusunda duyduğu güvende. Keşfedebileceğimiz her nesnenin, her canlının mutlu olduğu bir dünya…

(Hayata Mola) https://www.youtube.com/watch?v=etP8eQwzySw

*Hayat Amacı Olan İnsanı Nasıl Anlarız?

Mutluluk hormonunun çalışma prensibi sonucu, fiziksel olarak gözlerde ışıltıya neden olur. Mutluluğun göze yansımasıdır. Ahmet Şerif İZGÖREN’inde dediği gibi “Hayat amacını gerçekleştiren insanların gözlerinde ışık vardır ve onları o ışıktan tanırız.”

*Bize Düşen Görev Nedir?

+Kendi kutsal köşemize çekilip, hayatı bir müddet sessize alarak, derin düşünelim.

+Doğru analiz yeteneğimizi güçlendirebilelim.

+Adil ve eşit bir anlayışla ve olması gereken iradeye kavuşup, cesaretli adımlarla istediğimiz yaşamı yaşamaya başlayalım.

+Ancak sadece kendimiz için değil, çevremizi düzeltmek için çalışmaya başlayalım. İşte  asıl o zaman nihai amaca ulaşmış olacağız.

Hayatı işe yarar bir şekilde kullanmak, onu kendisinden daha uzun ömürlü bir şey için harcamaktır.” WİLLİAM JAMES

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.