Bilim ve Teknik Dergisi Ekim 2013 sayısı

Ekim 2013 sayısı Künye yazımız: Hep vurgulanır değişimin kaçınılmazlığı ve güzelliği. 1967’nin Ekim ayında yayımlanan ilk sayısından bu yana Bilim ve Teknik dergisi de bazen hızlı bazen yavaş hep değişti ve gelişti. Okuyucularını memnun edebilmek için arayışlarını hiç bırakmadı. 1 yaş daha gençleştiğimizi simgeleyen bu sayımızın bir kısmını kendimize ayırdık. Daha doğrusu size dünyanın dört bir tarafından gelişmeleri, bilinmeyenleri, fark edilmeyenleri ulaştıran bu müthiş ekibi kendi içinden birinin gözüyle tanıyın istedik. Okuyucularımızın ve yayın kurulumuzun hem kendimizi hem de nasıl çalıştığımızı anlatmamız için yaptıkları baskı bir yana, istedik ki Bilim ve Teknik’te değişmeyenleri size anlatalım. Derginin yazarları değişiyor, ama yazarların her seferinde yazısının başına oturduğu andaki heyecanı, her ay yazısını dergide basılı gördüğü andaki heyecanı değişmiyor. Bilgisayarlar, internet sayesinde yazıların nasıl yazıldığı değişiyor. Ama yazı için yapılan araştırmalar, okumalar değişmiyor. Gece uyku arasında gelen fikirler, tamamlanan cümleler, bitirilen paragraflar değişmiyor. Okuyucunun göreceği bile şüpheli bir kelime için, görse de fark etmeyeceği bir görsel ayrıntı için yapılan konuşmalar, tartışmalar ve hatta kavgalar değişmiyor. Harcanan emek, fazla mesai değişmiyor. Tüm bunlara rağmen hataları sıfıra indiremiyoruz, o da değişmiyor. Matbaaya basım için onay verilene kadar harcanan emek, duyulan kaygı ve heyecan giderek artıyor. Onay verildiği anda da bitmiyor. Dergi okuyucuların eline geçmeden bir iki gün önce elimize geçtiğinde kaygı ve heyecanla sayfalar çevrilmeye başlanıyor. Her yazar kendi yazısından başlıyor. Bu da değişmiyor. Okuyucular dergi sayfalarında gezinmeye başladığındaysa biz bir sonraki sayıya başlamış oluyoruz. İşte bu döngü de hiç değişmiyor. Bu değişmeyenlerin hepsini Özlem Ak İkinci’nin kaleminden, Ersan Yağız’ın çizgileri ve Ödül Töngür’ün tasarımıyla sayfalarımızda bulabilirsiniz. Bahri Karaçay özlediğimiz yazılarına yeni bir “beyin yazısı” ile devam ediyor. Beyindeki anomaliler ve rahatsızlıklar davranışlara yansır mı? Bu davranışlar suça dönüşürse ne olur? Bahri Karaçay yazısında benzeri soruların cevaplarını arıyor. Okulların açıldığı bugünlerde Özlem Kılıç Ekici bilgisayarın ve internetin araştırmacılara sağladığı yeni imkânları ve bilim ve toplum ilişkisinde değiştirebileceklerini seriyor gözlerimizin önüne. Börteçin Ege ise hayatımızın içine bu kadar girmiş internetin bugünlere nasıl geldiğinin hikâyesini anlatıyor. Zeynep Bilgici yaşam tarzımızı değiştirmeye aday teknolojilerden birini, organik elektronik alanındaki gelişmeleri mercek altına aldı. Sizler için plastik güneş gözelerinin mucidi Ordinaryüs Prof. Niyazi Serdar Sarıçiftçi ve organik elektronik alanındaki çalışmalarıyla Nobel Ödülü alan Prof. Alan J. Heeger ile konuştu. 47. yılımıza girdiğimiz bu sayımızla hep beraber mutlu olalım diye, öğrencilerin çok işine yarayacağını düşündüğümüz iki hediyemiz var: “Yaşadığımız Dünya” DVD’si ve “Sinir Sistemi” posteri. Hep beraber nice yıllara… Saygılarımızla,

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin