AYNADAKİ PERDE KALKARSA ?

“Bir adam yetiştirirsen bir kişi yetiştirmiş olursun, bir kadın yetiştirirsen bir aile yetiştirmiş olursun.” Anonim

Öncelikle merhabalar efendim. Yukarıdaki cümleden de hareketle yetiştirilemeyen kız çocukları hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım. Bugün günlerden “Kral Çıplak” deme günüm. Korkmayın! Ben bugünü kapitalist sistem gibi gözümü cüzdanınıza dikmek için icat etmedim. Bilinçli/bilinçsiz dünyaya getirilen, emanet edilen “KIZ ÇOCUK” larının günümüzde aynaya yansıyan acınası halleri üzerindeki (görünen ama görünmüyormuş gibi davranılan) perdeyi kaldırıp gideceğim… Neden mi?

Nerede doğacağına, ailesinin kim olacağına, dış görünüşünün nasıl olacağına, cinsiyetinin ne olacağına karar verebilen bir canlı görmedim. Lakin bilinçsiz anne/babalar (azımsanamayacak kadar fazla) yüzünden zehir olan hayatlara şahit oldum. Üretmek yerine tüketmeye, güzelleştirmek yerine çirkinleştirmeye, pozitiflik yerine negatifliğe, onurlu olmak yerine onursuz yaşamayı tercih eden, vicdanlı olmak yerine vicdansızlığı ile övünen, haklıyı savunmak yerine haksızı savunmayı seçen çocuklar ilk önce anne/babanın eseridir.

“Herkesin hayatı kendi seçimlerinden ibarettir” diyebilirsiniz ancak bende size “sizin yetiştirdiğiniz çocuğun özgürlüğü, benim yetiştirdiğim çocuğun özgürlüğünün başladığı yerde biter” derim cevap veremezsiniz. Bence hata yaptığımızın farkına varalım, ki bu da bir erdemdir. Sorunun ne olduğunu irdeleyelim…

ÇAĞIMIZIN MODERN VEBASI

“Sadist, narsist ruhlu, ne istediğini bilmeyen eğitimsiz kız çocuklarının artması”.
Günümüzde “ANNELİK” düşüncesi çoğu kadında farklı duygulara neden olabilir. Bazı kadınlar için “ANNELİK” şimdiye kadar tecrübe ettikleri en muhteşem duygu olurken, bazıları içinde farklı sebeplerden dolayı anneliğe zorlanan ve asla çocuk sahibi olmayı istemeyen kadınların olduğu gerçeğini de değiştirmiyor ne yazık ki. Sonuç olarak, “istense de istenmese de dünyaya gelen her çocuktan sorumluyuz”. Ancak sıkıntımız bununla da sınırlı değil; her şeyin fazlası zarar ve biz uçlarda yaşamayı seven kültüre sahip bir toplumuz. Çocuk sahibi olmayı isteyen anneler, “kusursuz anne olacağım!” , çocuk sahibi olmayı istemeyen anneler de “bu baş belasından nasıl kurtulacağım?” arayışına giriyor. Aslında mevzu o kadar basit ki uçlarda olmanıza gerek yok “İyi Anne Olun! “ Kızlarınızı önce kendisiyle sonra yaşadığı dünyayla, ne kadar farklı olsa da kişiliği ile ve yeni bir bebeği dünyaya getirme cesaretine sahip olacağı kadınlığı ile barışık yetiştiren iyi bir anne olun yeter.

VEBANIN BELİRTİLERİ

Yaşadığı topluma uyum sağlayamayan, çevreye zarar vermekle farklı olduğunu zanneden, karşı cins için hayvanlar gibi kavga ederek bununla sosyal mecralarda kendi üstünlüğünü ispatlamaya çalışan, yalan söyleyen, sorumluluk almayı bilmeyen, birilerini ezerek bir yerlere gelmenin kolay olduğunu düşünen, kendi kendine yetmeyi bilmeyen, namuslu olmanın inceliğini bilmeyen, evden uzaklaşınca etek boyunu kısaltmasının onu özel yaptığını zanneden, ahlak kavramının beyinde olduğunu bilmesi için okuması gereken, aklı yerine içgüdülerini kullanan yani “kişiliği yerine dişiliğini kullanmayı” tercih eden, kıskanılmakla sevilmeyi karıştıran, saygısızlığı kendine iş edinen, ikinci kadın olmayı küçük yaşlarda, ilkokul sıralarında benimseyen vsr. vsr.
Bu belirtiler size bir yerlerden tanıdık geldi mi?

YAN ETKİLERİ

•Dünyayla, kendiyle, kişiliği ve dişiliği ile asla barışık değildir. (Bu yüzden uyumsuzdur.)
•Kendilerinden emin bir şekilde büyümedikleri için, toplumda hep tutarsız davranışlar sergilerler,
•En kritik dönemlerde harekete geçmeyi beceremedikleri için sığ sularda bile boğulurlar. (Doğal olarak çevresindekileri de sürüklerler.)
•Hayatları söz konusu olduğunda pozitif seçimler yapmak yerine sahte ilgilere kurban olurlar. (Bunun sonucunda da sıkıntı çeşidi bol olur.)
•Kendini yönetmekten aciz olduklarından, başkaları adına iyi şeyler başarmak, onlar için ütopik beklentilerdir. (Kötü olaylarda çok iyi ara eleman olurlar.)
•Yaşadıkları dünyanın bırakın farkında olmayı, her şeyin sadece kendi başlarına geldiği düşüncesi ile sürekli kendilerine acıma halindedirler. (Çevresinde olduğunuz o günler ne kadar fazla ise ödeyeceğiniz bedel o kadar artar.)
•Duygularını ifade edemeyen, başkalarının duygu ve düşüncelerini egolarına açılan bir savaş olarak kabul ederler. (O yüzden sizi kendi bencil duygularının oyuncağı haline getirirler.)
•Zayıf kızlar, kendilerini sevmeyi dahi beceremez, ‘yapamam’ tavrıyla büyürler. (Sorumluluk almayı bilmeyenler etrafındakileri çok fazla tüketirler.)
•Kendine ve çevresine güvensiz, şüphe dolu anlar yaşarlar; onların bu duyguları, oldukça fazla tehlike arz eder, çünkü zayıf yetişen kızlar, sorunlarla başa çıkmayı beceremezler.

TEDAVİ SÜRECİ

Madem ki toplumumuzu kangren gibi tüketen bir hastalık söz konusu o zaman vakit çözüm vakti. Öneriler:
+ Bir şeye tutkuyla bağlanmasını sağlayın.
(Futbol tutkusunun olması, sanal dizilerde kaybolmasından bin kat daha iyidir.)

+ Karar verme süreçlerinde aktif olmasına izin verin.
(Hayat onun hayatı ilk karar verme yetkisi kendine ait olmalı. Siz sadece doğru ve yanlışı gösterirsiniz, tercih etmeyi ona bırakın)

+Aileniz için hangi değerlerin önemli olduğunu tanımlayın.
(İlk rol modeli sizsiniz. Önce değerleri kendiniz davranışlarınızla gösterin.)

+Problemlerini kendi kendine çözebilmesi için teşvik edin.
(Kendi karşılaştığı problemleri üç farklı (kendi, ailesi ve toplum ) açıdan bakmasını ve üç farklı çözüm önerisi bulmasını söyleyebilirsiniz. Aldığı kararlardan kendisinin sorumlu olduğunun farkında olması daha eğitici olur.)

+Fiziksel risk alması için teşvik edin.
(Kendini her anlamda tam hissetmesi ve özgüven sahibi olması için önemlidir.)

+Kızların birlikte hareket etmelerini sağlayın.
(Kız arkadaşlarını rakip olarak değil, takım arkadaşı olarak görmesi onu hayatta da daha sağlam durmasına katkı sağlar.)

+Kızınızın, onu yalnızca kendisi olduğu için sevdiğinizi bilmesini sağlayın.
(Kızınız doğrusu ve yanlışı ile sizin çocuğunuz bunun bilincinde olmalı. Doğru davranışlarını destekleyerek pekiştirmeli, yanlış davranışlarını değiştirmesi için alternatif çözümleri sunarak problemlerini kendinin çözmesini sağlamalısınız. Görmezden gelmeyin, ya da sadece benim çocuğum sorunlu değil diyerek mazeretlere sığınmayın.)

+Denk geldiğinizde kavgalara müdahale etmeden geçmeyin.
(Öfke gibi güçlü duygularını tanımlamalarına yardımcı olun, ilişkilerindeki değişimleri etkileyecek daha doğrudan ve olumlu yöntemler uygulamaları için destek verin.)

+Kızınızı dinlemeye düzenli zaman ayırın.
(Yaşadıklarını anlamlandırması için izin verin. Kendi kendine bulacağı yanıtlar, nihayetinde yaşamak için kullanacağı yöntemler olacak. Sadece dinlemek, müdahale etmeden ona konuşması ve kendini keşfetmesi için ona güvenli bir alan açmak, hem özgüvenini sağlamlaştıracak hem de kendi yolunu bulması için ona yardımcı olacaktır.)

+Kızınızın küçükken medya ve popüler kültürle olan ilişkisini sınırlandırın.
(Bu sınırlama, kızınızın kendi fikirlerini, yaratıcılığını ve hayal gücünü doğrudan yaşayacağı deneyimlerle geliştirebilmesini sağlayacaktır.)

+Ona filmlerdeki cinsellik ile gerçek hayattaki cinsellik arasındaki farkı anlatın.
(Kızınızla yaşına uygun bir şekilde kadın olmakla ilgili sorularını sizinle paylaşabileceğinden emin olun. Ona sunum yapar gibi anlatmak yerine, konuşmaya ihtiyacı olduğunda sizinle her şekilde konuşabileceğini bilmesini sağlayın.)

+Birlikte eğlenin.
(Özel bağa sahip olabilmek için birlikte zaman geçirmeniz ve eğlenmeniz çok önemli.. )

Kaynak:
https://hthayat.haberturk.com/anne-ve-cocuk/annelik/haber/
1029440 (Öneriler kısmındaki başlıklarda linkteki kaynaktan yararlanılmıştır.)

Dost acı söyler derler, siz bunları bi düşünün derim…Sevgilerimle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here