Alfa Çocukları İçin Yeni Nesil Disiplin Felsefesi

Alfa Çocukları
Alfa Çocukları

Alfa çocukları olarak tabir ettiğimiz 2010-2024 arası doğan, yeni nesil çocuklarımız için standart disiplin uygulamaları artık yetersiz kalmaktadır.

Araştırmalar, alfa nesli çocuklarının daha uzun bir ergenlik süreci yaşayacağı yönünde sonuçlara ulaşırken bunun anlamı, finansal özgürlüklerini kazanmak, evlenmek ve çocuk yapmak için daha fazla bekleyecekler ve Y kuşağı olan anne-babaları ile aynı evde olmaya uzun bir süre daha devam edecekler sonucuna varmamızı sağlıyor.

Ve bizlere şu soruyu düşündürüyor;

Alfa çocukları için yeni nesil disiplin felsefesi nasıl olmalı?

Disiplin, ebeveynlik sürecinin belki de en zor becerilerinden biri. Disiplin denince akıllara ilk önce, ceza ve olumsuz tutumlar gelmekte fakat disiplin kelimesi Latince’de “Öğretme, terbiye” anlamında karşılık bulmaktadır.

Disiplin kavramı, çocuklarımızı cezalandırmak için değil, seçimlerinin ve kararlarının sonuçlarına hazırlamak, sorumlu, saygılı ve becerikli bireyler olmalarına yardımcı olmak ile ilgili uzun vadeli planları kapsamaktadır. Birçok farklı disiplin modelleri olduğunu bilmekteyiz fakat aileler çoğunlukla geleneksel yöntemleri ya da popüler kültürün getirdiği ancak kültürümüze uyum konusunda yeterince araştırılmamış reçete uygulamaları kullanmaktadırlar. Bütün bu yaşananların üzerine de kuşak çeşitliliği de eklenince, Alfa nesli ile bir önceki nesiller arasında anlaşmazlıkların başlaması kaçınılmaz olmaktadır.

Yeni nesil disiplin felsefenizi yeniden düzenlerken, kaçınılması gereken hatalardan başlıcaları; ailelerin kendilerini kıyaslamak için her zaman birilerini bulabilmesi ayrıca teorik yöntemleri okuyarak uygulamaya geçince bocalaması ve akabinde kendini başarısız bir anne-baba olarak değerlendirmesi ya da bir günah keçisi olarak çocuğu görmesi diyebiliriz.

Unutmayın ki, disiplin için doğru tek değildir. Kimileri ödülün kötü bir bağımlılık yaratacağını düşünürken, kimileri için ise ödül, pozitif bir koşullayıcıdır, kimileri yapma, etme demenin doğru olduğunu savunurken kimileri bu sözcükleri söylemeyi dahi savunmaz. Kısacası, çocuklarınızı en iyi tanıyan sizlersiniz, akılcı ve sevgi temelli yaklaşımlarınız, çocuklarınız hakkındaki idealleri gerçekleştirmek için iyi niyetle gerçekleştireceğiniz her eylem, olumlu şekilde onların dünyalarında karşılık bulacaktır.

Yeni nesil çocuklar için yöntem geliştirmek adına atacağınız ilk adım; önce kendi farkındalığınıza ve içsel dönüşümünüze başlamak olmalıdır. Ardından çocuklarınızdan ne istediğinizi anlayabilmek için şu soruları kendinize sormalısınız; Benim disiplin felsefem nedir ve bugün çocuklarıma gösterdiğim disiplin davranışım, kendi ailemden bana miras kalan, okul zamanlarında pekiştirilen, eski tutumları mı yoksa yeni nesil işlevsel tutumları mı içeriyor?

Çocukların disiplin sınırlarını aştığı durumlar şöyle sıralayabiliriz;

  • Çocuklar sınırlarının ne olduğunu net olarak bilmek ister ve sınırlılık onlara güven verir, bu sebeple sınırlarını görene kadar sizi çileden çıkarması gayet olası bir davranış olacaktır.  
  • Çocuklar anne-babaları tarafından cesaretlendirildiklerinde ve aidiyet duygularına yönelik doğru tutumlar içinde hareket ettiklerinde, olumlu davranışlar sergiler ve işbirliğine yanaşırlar. Yanlış davranışların altında yatan sebep genelde cesaretlerinin kırılmış olmasıdır.

   Çocuklarımızı disiplinli bir şekilde büyütmek istiyorsak, öncelikle kendi farkındalığınıza yönelik adımları atmış olmalı ve daha sonra da bir acil durum müdahale planınızı kafamızda tasarlamış olmamız gerekir. Şimdiden, acaba nedir gibi soruları duyar gibiyim. Üzülerek belirtmek isterim ki, bunun tek bir formülü yok ve her çocuk kendi içinde biricik ve özel. Pozitif ilkeler ve değerler ışığında sevgi ile uygulanabilir aşağıdaki bazı disiplin yöntemlerini çocuklarınıza uyarlayarak başlayabileceğinizi söylemek isteriz.

  • Çocukların rol model alarak öğrendiğini unutmayın, onların karşında, olmasını istemediğiniz kişilik özellikleri sergilerseniz aynı şekilde karşılık bulabilirsiniz. Sesinizi yükseltirseniz, onlar da yükseltir ve bağırırlar, elinize terlik alırsanız, onlar da alırlar. Klasik bir öneri gibi gelse de uygun zamanlarda kullanıldığında hayat kurtaran ve aile ilişkilerini yeniden uyarabilen yöntem ise, sinirleriniz iyice gerildiğinde odadan ayrılın, arkadaşlarınızla konuşun, kafanızı dağıtacak bir şeyler bulun. Sakinleştiğinizde onlarla konuşmayı deneyin fakat sen dili içeren ifadelerden uzak durun, samimi ve empatik bir yaklaşım içinde olun ve ilişkinizi düzeltmek için çabaladığınızı gösterin. Yapacağınız en kötü şey, sinirliyken disiplin uygulamaya çalışmak olacaktır.
  • Çocuklara çok fazla yapma, etme, koşma vs. gibi sözcükler kullanmışsanız artık onlar için bir anlam ifade etmemeye başlamış olabilir ve bu tarz söylemler artık etkisini çoktan yitirmiştir. Bunun yerine yaptığı davranışı oyun oynar gibi modelleyin. Örneğin, oyuncaklarını dağıtmış ve toparlamak istemiyorsa asker-komutan oyunu oynayın, şınav çektirin, asker gibi durmasını selam vermesini isteyin, birlikte haritaya bakın, oyuna ısınınca mıntıka temizliğine başlayabilirsiniz. Arada onun da komutan olmasına izin vermeyi lütfen unutmayın. Ceza vermek yerine yaratıcı çözümler üretmelisiniz. Ceza anlık işe yarıyor gibi gözükse de kalıcı değildir, zedeleyicidir ve iyi olan davranışları da söndürebilir.
  • Disiplin felsefenizin içerisinde somut ödüllerden ziyade soyut ödüllendirmelere yer verin. Onunla oyun oynamak, zaman ayırmak, takdir etmek ve onu sevdiğinizi söylemek gibi.
  • Üç yaştan küçük çocukların bir kısmı akıl yürütmeye yeni yeni başlamaktadır, bu sebeple onlar için daha seçici ve özel tutumlar içerisinde olmalısınız. Daha büyük çocuklar için seçim şansı sunun.

Eski işlevsel olmayan tutumları bir kenara bırakıp, disiplin felsefenizi pozitife çevirdiğinizde çocuklarınızın bu duruma uyuma sizi zorlayabilir, hatta kimi zaman pes edecek duruma gelebilirsiniz. Ama iyi niyet ve sevgi çerçevesinde vazgeçmeyerek bu yolda yürümeyi seçerseniz, güçlü iradeniz sizi daha da ileriye atacaktır.

Olumlu disiplin anlayışında değişimi tek bir davranışta veya tek bir günde aramayın. Süreç yorucu ve uzun olacaktır, ama kazanımlarınız sizi bir ömür rahat ettirecektir.

Sevgilerimizle…

Hüseyin Gürkan Solmaz  

Psikolog, Eğitmen, Üstün Potansiyelli Çocuklar Danışmanı

Merve Karakuş

Eğitimci/Rehber Öğretmen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here