Aile Yanında Özel Üniversite mi, İl Dışında Devlet Üniversitesi mi…

Aile Yanında Özel Üniversite mi, İl Dışında Devlet Üniversitesi mi…

Artık gelişen dünyamızda üniversite mezunu olmak bir ayrıcalık değil zorunluluk hâlini almıştır. Üniversite size hiçbir zaman iyi bir iş garantisi vermez ama kendi ideallerinizin peşinde koşmanızda ve ufkunuzu geliştirmenizde önemli rol oynar. Üniversite kazanmak hiçbir zaman bizim amacımız olmamalı. Hayallerimizi gerçekleştirmede bir araç olmalı…

Şimdi asıl konumuza gelelim… Her öğrenci üniversite sınavına hazırlanırken iyi bir hedef koyar kendine. Ancak zaman geçince gerekli çalışma koşullarını sağlayamazsa bu hedeflerini değiştirebilir. Bir lise öğrencisinin en büyük hedefi iyi bir üniversitededir. İyi bir üniversitenin kendisini daha fazla geliştirmesine yardımcı olacağını bilir çünkü. İşte burada karşısına iki yol çıkar: Aynı bölümü ya il dışında kaliteli bir devlet üniversitesinde okuyacak ya da ailenin yanında özel üniversitede okuyacak. Eğer üniversite sınavı sonucunda hedeflediği puanı tutturamamışsa bölümünü değiştirmektense %50 burslu özele gitmeye razı olur. Bir de özellikle aile baskısı da buna eklenince öğrenci ilk tercihinden itibaren özel üniversiteleri sıralar (ilk beş tercihe %10 indirimi de eklenince tabii). Ancak burada şuna değinmek gerekir; başında özel olan bir kurumun da temel kaygısı ticaridir. Biz üniversiteden hemen mezun olmak yerine kendimizi yetiştirmek ve hayatın zorlu koşullarına ayak uydurmak istiyorsak kaliteli bir devlet üniversitesine (Tabii burada genelleme yaptık, ülkemizde çok kaliteli özel üniversiteler de var.) ve yaşadığımız ilin dışında okumamız gerekir. Çünkü aile her zaman senin en büyük destekçin ve her zor anında hemen koşar. Ancak okul bittikten sonra kendi hayatımıza atıldığımızda hayat ailemiz gibi davranmaz, bize sürekli zorluklar çıkarır. Hayatın bu zorluklarıyla ne kadar erken karşılaşırsak hayata karşı dik duruşumuz ve mücadelemiz de o kadar erken gelişir, bu da bizi hedeflerimize daha da fazla yaklaştırır.

Kendimize ilk önce hedef koymalıyız, daha sonra bizi o hedefe yaklaştıracak en iyi çevreyi ve üniversiteyi seçmeliyiz. Bu bizi daha mutlu kılacaktır. Peki, bu hedeflerimize nasıl ulaşacağız? Doğuştan zeki mi olmamız gerekir? Kesinlikle hayır. ÜNİVERSİTEYİ ZEKİ OLAN DEĞİL, ÇALIŞAN KAZANACAK…

Cem DOĞAN

1993 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2016 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik hayatı boyunca “Coğrafyacının laboratuvarı arazidir.” görüşünü benimseyerek 45 şehir gezdi ve TÜBİTAK Doğa Eğitimi projelerine katıldı. Bu teknik geziler sırasında birçok veri topladı. 2016 yılında özel bir kurumda Coğrafya öğretmenliği yapmaya başladı. Öğretmenlik hayatı boyunca mümkün olduğunca öğrencileriyle araziye çıkmış, derslerde öğrenilen teorik bilgileri arazide öğrencilerle birlikte uygulamış ve öğrencilere doğa sevgisi aşılamıştır. Öğretmenlik hayatına ilk yıllarından itibaren üniversite sınavlarına hazırlık alanında konu anlatımı kitapları ve soru bankaları hazırlamış, yayın hayatı aktif olarak devam etmiştir. 2017 yılından bu yana “7/24 Eğitim ve Bilişim Hizmetleri” bünyesinde aktif olarak görev yapmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.