3. İBN Haldun Uluslararası Sempozyumu

SİYASET VE İKTİSAT ARASINDA MEDENİYET

Uygulamalı Haldunculuğa Doğru

ÜÇÜNCÜ ULUSLARARASI İBN HALDUN

SEMPOZYUMU

28-29 Eylül 2013, Bağcılar – İstanbul

(Sempozyum dili Türkçe, Arapça ve İngilizce’dir)

Uluslararası İbn Haldun Topluluğu (UİHT)

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü (MEDİT)

İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı (İSAR)

SİYASET VE İKTİSAT ARASINDA MEDENİYET

Uygulamalı Haldunculuğa Doğru

Bu sempozyumun amacı siyaset ve ekonominin medeniyetleri ve medeniyetler arası ilişkileri şekillendirmedeki rolünü Halduncu bakış açılarından incelemektir. Günümüzde dünya ekonomisinin ve dünya siyasetinin yapısı hızla değişmektedir. Ekonomi ve siyasetin bireyler, toplumlar, medeniyetler ve bunlar arasındaki ilişkiler üzerindeki etkisi inkar edilemez. İbn Haldun için medeniyet, siyasi ve ekonomik güçler tarafından sürekli şekillendirilen, akışkan ve değişken bir olgudur; fakat sosyal değişimin kuralları sabittir. Bu sempozyumun ana sorunsalı da Halduncu bakış açılarını, kavramları ve teorileri günümüz dünyasındaki toplumsal değişimleri incelerken, özellikle siyaset ve ekonominin rolüne odaklanarak nasıl kullanabileceğimizdir.

Sosyal bilimciler toplumsal değişimi açıklama yöntemleri açısından genelde ikiye ayrılırlar. Bir grup siyasi dinamiklerin daha önemli olduğunu iddia ederken diğerleri ekonomik güçlerin belirleyici rolüne dikkat çekerler. Sonuçta iki duruş da genelde indirgemeci bir yaklaşıma sahiptir. İbn Haldun gayet bilinçli bir şekilde bu iki indirgemeci yaklaşımdan da kaçınmaya çalışır ve ekonomi ve siyaseti toplumun birbirleriyle etkileşim içerisinde bulunan olmazsa olmaz iki boyutu olarak görür. Bu sempozyum da İbn Haldun’u günümüzde sosyal bilimlerdeki siyasi ve ekonomik indirgemeci yaklaşıma bir alternatif olarak sunmayı amaçlamaktadır. İbn Haldun’un eserleri ve fikirlerinin çok farklı şekillerde yorumlandığını ve yorumlanabileceğini biliyoruz. Bu yüzden tüm araştırmacıları, coğrafi bir sınırlama olmadan, günümüzdeki sosyal değişimleri veya tarihi vakaları Halduncu bakış açılarını kullanarak anlamaya ve açıklamaya davet ediyoruz.

Sempozyumun ele almak istediği güncel olgulardan birisi de Arap Baharı’dır. Çağdaş sosyal ve siyasi teoriler Arap Baharı’nı ne tahmin edebilmişler ne de henüz tatminkâr bir açıklama getirebilmişlerdir. Sempozyum araştırmacıları Arap Baharı’nı yeniden incelemeye davet etmekte ve ardından gelen yeni siyasi sistem arayışlarını İbn Haldun’un görüşlerini temel alarak tartışmaya çağırmaktadır.

Bu sempozyum, İbn Haldun hakkındaki yaygın algılamaları sorgulayan ve İbn Haldun’u günümüzün teorik, metodolojik ve ampirik tartışmalarına taşıyan araştırmacılar için disiplinler arası bir tartışma zemini sağlamayı hedeflemektedir. Dolayısıyla sempozyum, İbn Haldun’un eseri üzerine sarf edilecek teorik söylemlerin ötesinde, onun fikirlerinin tarihsel ve çağdaş meselelere uygulanabilirliği sorunsalına odaklanacaktır.

Üçüncü Uluslararası İbn Haldun Sempozyumu, Uluslararası İbn Haldun Topluluğu, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü ve İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı tarafından düzenlenmektedir. Uluslararası İbn Haldun Sempozyumu’nun birincisi 2006 yılında yine İstanbul’da yapılmış ve sempozyum katılımcıları bir Uluslararası İbn Haldun Topluluğu’nun kurulmasını ve her üç yılda bir İstanbul’da bu konuda uluslararası bir ilmi toplantı düzenlenmesini kararlaştırmışlardır. Birinci Uluslararası İbn Haldun Sempozyumu’nda sunulan tebliğlerden bir kısmı seçilerek Türkçe (İslam Araştırmaları Dergisi, 2006) ve İngilizce (Asian Journal of Social Science, 2008) olarak yayımlanmıştır. 2013 yılında düzenlenecek sempozyumumuzda da sunulan tebliğlerden yapılacak bir seçki yine Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak yayımlanacaktır.

Sempozyumumuz başta aşağıdaki konular olmak üzere, bu alandaki her türlü katkıya açıktır:

İbn Haldun ve Modern Sosyal Bilimler: Erken bir Öncü mü yoksa Alternatif mi?

İbn Haldun tarih yazıcılığı, sosyoloji, ekonomi, ekonomi-politik ve siyaset bilim gibi sosyal bilimlerin bazı alanlarında bilimsel yaklaşımı geliştiren erken bir öncü olarak mı görülmelidir? İbn Haldun’u bu şekilde okumanın sonuçları nelerdir? İbn Haldun’un politika, ekonomi, tarih ve toplum algısı modern sosyal bilimlere bir alternatif oluşturabilir mi? Bilginin ontolojik, epistemolojik ve metodolojik varsayımları bağlamında İbn Haldun’un teorik çerçevesiyle modern sosyal bilimler arasında ne gibi farklılıklar vardır?

İbn Haldun Düşüncesinin Tarihe ve Çağdaş Toplumlara Uygulanması

İbn Haldun’un teorisi günümüzde dünyanın değişik bölgelerindeki politik, ekonomik, kültürel ve dini çalışmalara nasıl uygulanabilir? Mesela sözde medeniyetler çatışması tezi Halduncu bakış açısıyla tekrar yorumlanabilir mi? Etnik çatışmalar, devletlerin, imparatorlukların, medeniyetlerin yükseliş ve düşüşleri, kültürler arası ilişkiler İbn Haldun’un teorisi bir alternatif olarak kullanılarak nasıl yorumlanabilir?

Günümüzde İbn Haldun’u Okumak: Riskler ve Fırsatlar

Sadece tarihsel bilgi ya da “Doğu”ya has açıklama modelleri sunuyor olmasının ötesinde İbn Haldun nasıl okunabilir? Bugünün anlaşılması ve açıklanması bağlamında İbn Haldun’a başvurduğumuzda nasıl bir resim ortaya çıkar? Bu çerçevede, yeni-Halduncu bir tarih yazımı, sosyoloji, siyaset bilimi ve ekonomiden bahsedilebilir mi?

İbn Haldun ve Günümüzde İslam Medeniyeti

Halduncu yaklaşımın Müslüman toplumların dönüşümü, dünya görüşleri ve geleceği gibi güncel konularla olan ilişkisi nedir? Bilhassa, İbn Haldun’un genel olarak Arap Baharı diye adlandırılan sosyal değişimin yeniden değerlendirilmesi ve yorumlanmasına yönelik katkısı ne olabilir?

BAŞVURU BİLGİLERİ

Tebliğ taslakları elektronik posta ile gönderilebilir. Tebliğ taslakları aşağıdaki bilgileri içermelidir:

1- Katılımcının adı ve soyadı, çalıştığı kurum ve ünvanı, elektronik posta adresi, telefon ve varsa faks numaraları,

2- 300 kelimelik tebliğ özeti,

3- Katılımcının araştırma sahalarını ve/veya son yayınlarını gösteren 200 kelimeyi aşmayacak kısa özgeçmişi.

SEMPOZYUMUN DİLİ

Tebliğler Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak sunulabilir. Simültane tercüme yapılacaktır.

SEMPOZYUM KİTABI

Seçilmiş tebliğler yayımlanacaktır.

TAKVİM

31 Temmuz 2013: Özetlerin ulaştırılması için son gün

5 Ağustos 2013: Kabul edilen başvuruların bildirilmesi

1 Eylül 2013: Tebliğ taslaklarının panel başkanlarına ve sekretaryaya ulaştırılması için son gün

28-29 Eylül 2013: Sempozyum

1 Aralık 2013 : Yayına hazır makalelerin gönderilmesi için son gün

PROGRAM

Sempozyum 28 Eylül 2013 Cumartesi günü başlayacak ve 29 Eylül 2013 Pazar günü sona erecektir.

MASRAFLAR

Tüm katılımcılar için üç güne kadar konaklama, sınırlı sayıda katılımcı için ulaşım imkânı sağlanacaktır. Detaylı bilgi için Sempozyum Sekretaryası ile irtibata geçilebilir.

AKTİVİTELER

Katılımcılarımız için İstanbul’un tarihi ve kültürel mekânlarına geziler ve boğaz turu düzenlenecektir.

İbn-i Haldun (1332-1406)

Ortaçağ İslam Dünyası’nın son büyük filozofu olarak kabul edilen İbn-i Haldun tarih felsefesi, iktisat ve sosyoloji gibi modern disiplinlerin temellerini Batı’lı bilim adamlarından çok önce ortaya koyan kişi olarak üne kavuştu ve özellikle Batılılar tarafından üzerine pek çok çalışma yapıldı. İbn-i Haldun eseri Mukaddime’deki görüşleri nedeniyle milliyetçilik ve sosyalizm gibi modern ideolojilerin ilk kuramcısı olarak da anılmaktadır.

İbn-i Haldun’un tarih, tarih felsefesi, sosyoloji, siyaset bilimi ve eğitim gibi alanlarda bir zirve olarak nitelendirilmektedir. Eserleri Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İbranice, Portekizce, Urduca, Farsça ve Hintçe gibi pek çok dile çevrilmiş olan İbn Haldun’un bu yönüyle dünyada en çok tanınan Ortaçağ İslam filozoflarındandır. Prof. Dr. Gum Ploughs, İbn-i Haldun’un Mukaddime adlı eserinin kendisinden bir yüzyıl sonra Machievelli tarafından ortaya konulan Hükümdar’dan daha iyi olduğunu düşünürken, A.Toynbee, onu bütün zamanlaarın en çığır açıcıc tarih filozofu olarak görmektedir.

Bazı araştırmacılar tarafından ‘iktisadın ve modern sosyal bilimlerin kurucu babası’ olarak nitelenen İbn-i Haldun’un görüşlerinin yüzyıllar sonra Adam Smith, David Ricardo, Karl Marx ve John Maynard Keynes tarafından tekrarlandığı kabul edilmektedir. İbn-i Haldun’un eserlerinin derinliği ve analitik yapısı sebebiyle oldukça etkileyicidir. O, meşhur eseri Mukaddime’de emek, artı-değer iş bölümü ve vergi teorilerini ortaya koymuştur.

Osmanlı âlim ve tarihçileri ile devlet adamları İbn Haldun’un görüşlerinden oldukça fazla etkilenmişler ve Mukaddime’nin ilk çevirisi Osmanlılar döneminde yapılmıştır. İbn Haldun’un görüşlerine olan bu ilgi, İbn Haldunculuk’tan (İbn Haldunizm) söz ettirecek boyutlara ulaşmıştır. Özellikle devletin zayıflama sürecine girmesinin ardından çeşitli çözüm yolları arayan devlet adamları ve tarihçiler İbn Haldun’un teorilerini Osmanlı Devleti’ne uyarlamaya çalışmışlardır. Bunlar arasında Kâtip Çelebi, Naîmâ, Taşköprüzâde, Müneccimbaşı, Hayrullah Efendi ve Cevdet Paşa dikkat çeken isimlerdir.

İlki, vefatının 600. yılı olması nedeniyle 2006 yılında düzenlenen ve ardından kurulan Uluslararası İbn Haldun Topluluğu tarafından üç yılda bir tekrarlanan İbn Haldun Sempozyumlarının ikincisi 29-31 Mayıs 2009 tarihlerinde, üçüncüsü ise 28-29 Eylül 2013 tarihlerinde “Siyaset ve İktisad Arasında Medeniyet: Uygulamalı İbn Haldunculuğa Doğru” adıyla İstanbul’da yapılacaktır.

İletişim
ibnkhaldunsociety@gmail.com
Medeniyetler İttifakı Enstitüsü, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
Merkezefendi Mh. Mevlevihane Cd. No:25
Zeytinburnu, İstanbul, Türkiye
Tel: + 90-212-582 90 70
Ercüment Asil (Dahili: 2013)
Enis Mansur Anaş (Dahili: 2005)
Fax: +90-212-582 81 10
medit@fsm.edu.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here