2017 ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ VE LİDER MARTILAR PROJELERİ SONUÇLANDI

Bilişimci Martılar
Bilişimci Martılar

2017 ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ VE LİDER MARTILAR PROJELERİ SONUÇLANDI
(5 Eylül 2017)

On dördüncü yılını tamamlayan Uluslararası Bilişimci Martılar ile dördüncü yılını tamamlayan Lider Martılar projeleri 22 Eylül 2016 tarihinde başlayıp 5 Haziran 2017 tarihinde tamamlanan uçuşunu bitirdi. Temmuz ve Ağustos aylarında akran değerlendirmesi sonrasında Jüri değerlendirmesine giren 115 projenin ardından 30 proje başarılı ve dikkat çeken çalışmalar olarak onur listemizde yerlerini almış bulunmakta. Bu yıl sadece bir yabancı ekibin bulunduğu Bilişimci Martı Projesinin Şampiyonluk Ödülü Sri Lanka’ya gitti.

Farklı yedi konunun belirlenmiş olduğu 2017 yılında Kocaeli Üniversitesinde gerçekleşen Barış Eğitimi Projesine katılan farklı Üniversitelerin öğrencileri renk kattı. Kocaeli ve Karadeniz Teknik Üniversitelerinin başarıyla tamamladığı projelere umarız ki gelecek yılda da katılımlar olur.

1. İnsan hakları (Kadın, Çocuk, vb.)
2. Şiddet X Şiddetsizlik / Barış
3. Çevre sorunları ve Sağlık
4. Sürdürülebilir Kalkınma denince akla gelenler
5. Alternatif Eğitim Sistemleri ve Program Geliştirme (Örnek: Köy Enstitüleri)
6. Engelliler ve Engelsizler arasındaki İmece için Empati
7. Liderlik (Örnek: Atatürk’çe Bakış)

Üniversite halkalarından oluşan Lider Martılarda Barış Projeleri dışında Boğaziçi Üniversitesi, Eğitim fakültesinde Sınıf Yönetimi dersimi alan 222 öğrencinin proje çalışmaları uzun süreli (3 hafta-2 ay) grup çalışmaları ve kısa süreli yaratıcı proje çalışmaları olarak ikili/eşli çalışma anlayışıyla yapıldı. İlk grupta PUKÖ Döngüsünün Planla, Uygula, Kontrol Et adımları beklenirken, ikili çalışmalar yaratıcı ve kısa vadeli idi. Sadece Planlama aşaması istendi.

Bu yıl yine son derece başarılı çalışmalara imza atan öğrencilerimin projeleri arasında derecelendirme yapma yolunu seçmedik. Her gruptan belli sayıda özgünlüğü, konu seçimi ve yöntemiyle farklılık gösteren projeleri belirledik ancak altta kırmızı başlıkla gösterilen projelerin çok ilginç ve çok başarılı olmaları nedeniyle kendilerine birer kırmızı kurdele takmayı da ihmal etmedik.  Tüm katılımcıları yürekten kutluyor, başarılarının daim olmasını diliyoruz. Beklentim, özellikle Sınıf Yönetimi dersi hocaları olarak, planladıkları çalışmaları atandıkları okul/ilçe ve/ya ilde hayata geçirmeleri. Bu konuda haberlerini bekliyor olacağım. Her zaman yanında olduğumu bilmelerini isterim. Sevgili Lider Martılarım yaşam boyu sonsuz başarılar ve mutluluklar sizin olsun.
Bu yıl ON BEŞİNCİ Yılımız. Yeni bir kategori ile: Bilişimci ve Lider Martıların yanında “Toplum Martıları” ile birlikte uçacağız. Bizi izlemeye devam ediniz.

A-(Uzun süreli) Sınıf Yönetimi Projelerinden Öne Çıkanlar:

• Ekip Çalışmasının Önemi/ Importance of Group Work (All Colors in One Berat Şahin, Berrak Uluer, Gamze Çetin, Hilal Bayar): Öğrencilerin sınıf arkadaşlarıyla olumlu davranış geliştirmeleri için ekip çalışmasının önemli olduğunu belirten proje ekibi, kalabalık sınıflarda bunu neden gerçekleştirilemediğini sorguluyor. Boğaziçi Üniversitesi, Eğitim Fakültesinden 70 öğrenci ile gerçekleştirilen anket sonuçlarından yola çıkan ekip 6 deneyimli lise öğretmeniyle yaptıkları röportaj sonucunda başarılı bir ekip çalışması için düşündükleri önerileri paylaşıyor.

• Suriyeli Göçmen Öğrencilerin Sorunları ve Çözüm önerileri/Syrian Immigrant Students & Problems (Infinite H. Kübra Karakuş, F. Hazal Merhan, Şule Kalkan): Projenin yapıldığı tarihte okul yaşında bulunan 833.000 Suriyeli öğrenciden sadece 475.000’nin okula gidebildiğini saptayarak işe koyulan grup okula gidenlerin uyum sorunları üzerinde çalıştı. Sistemde sıkıntılar bulan ekip proje konusunda önerilerini paylaşıyor.

• Yaparak Yaşayarak Öğrenme/Learning by Doing (Villagers Levent Kıran, Melahat Ateş, Turgay koç, Yasin Alkan): “Yeni yaklaşımlarda, eski tarz” sloganıyla yola koyulan grup Köy Enstitülerinin zamanımıza neden uygulanamadığını sorguluyor. Köy Enstitüleri sistematiğini paylaşıp 56 kişiye Enstitülerin yeniden açılıp açılmayacağını sorgulayıp şimdi yeniden açılsalar nelerin yapılabileceğini öneriyorlar.

• Eğitimde Standartların Kullanımı/Using Standards in Education (Harmonica Çağlar Faruk Bayraktar, Hacer Betül Kalıpçıoğlu, Şulenur Kule, Ogün Akay, Eren Kemer, Alaaddin Dündar): Sınıfta sınıf kuralları konusunda standart oluşturma konusunda öğretmene düşen rol, öğrencilerle ortaklaşa verilen kararların önemi ve öğretmen eğitiminde nitelik geliştirmenin önemine eğilen grup iki Lisede 70 öğrenci ve 15 öğretmen ve 247 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirdikleri anket sonuçlarını paylaşıyor.

• İmece Halkaları Yönteminin Etkin Kullanılmama sorunu/Unable to Apply SQC (Group Teacircle Esma Baş, İrem Türkmen, Kübra Türe, Miray Kaptan, Nurdan Turan): Bireysel çalışmaların önemli ama ekip çalışmasının son derece şaşırtıcı başarıları getirdiğine inanan ekip, “World Council for Total Quality and Excellence in Education-WCTQEE” tarafından üye devletlerin Eğitim Bakanlarına önerilen SQC (Öğrenci Kalite Halkaları) sistematiğinin Türkiye’deki uygulama modeli olan İmece Halkaları üzerinde incelemeler yaptı. İmece yöntemiyle çalışılan Köy Enstitülerine de değinen ekip niye okulların-öğretmenlerin bu yönteme direndiğini sorguladı. Sistemin bu konuda %44 etkili olduğunu saptayan ekip farklı Devlet okullarında çalışan 3 öğretmenle ve konunun uzmanlarından olan Johns Hopkins Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Syed Ali ile mülakatlar yaptı. Önerilerini özellikle öğretmen eğitimi konusunda Bakanlığa yönelten proje özellikle eğitim fakültelerinde bu yöntemin öğretilmesinin gelecek öğretmenler açısından önemini vurguladı.

• Velilerle İletişim Sorunu/Communication Problems with Parents (Teachain Mukaddes Çoban, Mihriban Kızılboğa, G.Elif Bayram, Hanifenur Kopan, Selin Yıldırım, Gülhizar Bollu): Etkin öğretmen-veli iletişimi konusunda çalışan ekip öğretmen-, öğrenci- ve veli-odaklı nedenlerden veli odaklı olanlara yöneldi. 20 öğretmen ve 20 veli ile çalışıp önerilerini proje sonunda paylaştılar.

• Engelli Öğrencilerin Eğitimi /Education of Disabled Students (The Equalizers Nazlı Ersoy, Perihan Kılınçarslan, Fadime Kocapınar, Muhammet Mustafa Ünlü): Engelli öğrencilerin neden eğitim ortamlarında daha az görüldüğünü irdeleyen grup 83 kişiyle yaptıkları ankette veli ve farkındalık üzerine odaklanıyor.

B-Kısa süreli_Sadece planlamaya dayalı, Yaratıcı_ Eşli Proje Çalışmaları:

01 Grubunun En Başarılı Projeleri:

– Doğru Kariyer Seçimi yapamama Sorunu/ The Problem of not making Right Career Choices (The Hero-ers Hayriye Öz, Emine Taşpınar): Ege Üniversitesinde Sarıkaya ve Khorsid tarafından 2009 yılında bin öğrenciyle yapılan bir araştırmayla işe koyulan ikili, o araştırmada %59.2 kişinin tamamen ve kısmen seçtikleri kariyerden memnun olduklarını gördüler. 1839 öğrenciyle yapılan başka bir çalışmada (Şahin, 2011) memnuniyet oranı %49.5 idi. Deneklerin fakültelerini seçme nedenleri; Gelecekteki iyi iş olanakları (%66), Alandaki prestij (%62), Alana duyulan ilgi (%61) ve Üniversiteye kabul edilememe korkusu (%28.4) idi. Bunun üzerine yanlış kariyer seçimini irdelemeye karar veren ekip ana nedenleri; öğrenciden, aileden, eğitim sisteminden, toplumdan ve öğretmenden kaynaklı nedenler olarak sıraladı ve aileye odaklanıp bu konuda öğrencilere anket, velilere bir dizi seminer, öğretmenlere de Microsoft Yenilikçi Öğretmenler Programında belirtildiği gibi “Kariyer Portfolyosu” projesini (Köksal, 2005)uygulayıp RIASEC Kodundan (Holland Codes) yola çıkarak öğrencilerin kendi ilgi ve başarı alanlarını keşfetmelerini önerdi.

– Türkiyedeki Devlet Okullarındaki Kütüphane Sorunu/ Inadequacies in School Libraries of State Schools in Turkey (Books Everywhere Seda Yaman, Ceyda Arıburnu): Türkiye’deki Devlet okullarındaki kütüphanelerin yetersiz ya da hiç olmaması sorununa odaklanan ikili konunun okul idaresince yeterince önemli bulunmadığı konusunu vurgulayarak gerekli finans ve fiziksel koşulun sağlanmadığına değindiler. Öğrencilerin en çok etkilenen ama en az rollerinin olduğu bu sorun alanında 7 sorudan oluşan bir anketi 48 ortaokul, 61 lise öğrencisine uyguladılar. Anket sonucu %80 okulda kütüphane olmasına karşın ancak öğrencilerin %10’nun Kütüphanenin yerini bildiğini, lise öğrencilerinin ortaokul öğrencilerinden daha seyrek kütüphaneyi kullandığını çünkü oraları depresif bulduklarını, kütüphaneyi kullanma nedeninin sadece ödev yapmak olduğunu, lise öğrencilerinin daha geniş ve rahat olursa ortaokul öğrencilerinin de daha çok kaynak bulunursa daha fazla kütüphaneye gidebileceklerini düşündüklerini gösterdi. Bu sonuca göre öğrencilerin kütüphanelerden çok yararlanamadıkları, sadece ödevlerine destek için orayı kullandıkları ve kullanımda fiziki koşulların önemli bir rol oynadığı ortaya çıktı. Önerilerini bu doğrultuda sıraladılar. Önerilerin çoğu doğal olarak idare ile ilgiliydi.

– Tek cinsiyetli eğitim özgüveni ve akademik başarıyı neden olumsuz etkiliyor? /Negative affects of Single sex sechooling (Group Leaf Ebru Uyar, Levent Kıran): Son zamanlarda Karma olmayan (Tek yönlü cinsle) eğitime yönelik kararların alındığı Türk Eğitim Sisteminde mevcut durumun ve koşulların ne olacağını incelemeye karar veren ikili öncelikle yaptıkları alan taramasında; 2012 yılında Blake’in yazdığı Kuzey Gürcistan’daki iki okul tipini irdeleyen makalesini, 2011 yılında Amal, Khalil, Eman ve Dawood’un kıyaslamalı çalışmasını, Loy’un 1994 yılında yaptığı; “Tek cinsiyetli eğitim ve Yasalar” çalışmasını incelediler. Tek cinsiyetle çalışan okullardaki öğrencilerin öz saygı-özgüvenleri ve akademik başarılarını objektif ve dikkatli bir şekilde araştırdılar. Okul, sistem ve çevre ana nedenlerine odaklandıkları Balık Kılçığında sistemin en önemli ana neden olduğuna karar verdiler. Uygulayacakları anketi hazırladılar, bir öğretmenle mülakat yaptılar. Beklenen sonuçları ve önerilerini paylaştılar. Zaman kısıtı nedeniyle projenin yakın gelecekte derinleştirilmesini hedefliyorlar.

– Dil Derslerinde Kaygıyı azaltma Projesi/How to Reduce Anxiety in Language Classes? (Team Saral Sena Naile Sarı, Büşra Albayrak): Öğrenci, arkadaş ve öğretmenden kaynaklanan nedenlerden dolayı öğrencilerin İngilizce dersinde kaygı yaşandığını düşünen ekip yaptığı Matris çalışması sonucunda öğretmen odaklı nedenlerin daha etkili olduğunu saptayarak 10 sorundan oluşan bir Anketi pilot çalışma olarak 20 kişiye uyguladı. Bir sistem kullanımı önerisinde bulunan çift ayrıca 13 farklı öneriyi de çalışmalarına ekledi.

– Devlet Okulları İngilizce öğretiminde neden başarısız? / Why State Schools Unsuccessful in English? (Lumos Aslı Küçük, Mihriban Hilal Şahan): Stajlarını Devlet ve Özel okullarda yapan bu ikili, iki okul tipi arasında İngilizce öğretme açısından büyük farklar olduğunu gözlemlemişler. Öğretmen ve öğrenciler için iki ayrı anket hazırlayan ikili anketlerini uygulayacak zamanları olmasa da olası sonuçları gözlemlerinden yola çıkarak bizimle paylaşmışlar ve önerilerini sıralamışlar.

– Üstün Zekâlı-Yetenekli öğrencilerin İletişim Sorunları/Gifted Students’ Communication Problems (Ingenious Özge Gürleyen, Onur Hunce): Üstün zekâlı/yetenekli öğrencilerin yaşıtlarıyla iletişim kurmakta zorlandıklarını ve bu nedenle kendilerini yalnız hissettiklerini sorun olarak saptayan ikili buna bir çözüm bulmak istemiş. Bu alanda alan taraması yaptıktan sonra ana nedenleri Yüksek IQ, düşük EQ, eğitimsel nedenler ve aileye bağlı nedenler olarak belirlemişler. Bu konuda veri toplamak için “Queendom Emotional Intelligence Test”i kullanmaya, TEVİTOL’de röportaj ve gözlem yapmaya karar verdiler. Paylaşımcı grup çalışmasının iyi bir öneri olacağını düşünen ekip çalışmasını gelecekte hayata geçirmeyi düşünüyor.

– Okula Uyum Sürecindeki Yeni Öğrencilere Yardımcı olma/Helping New Students with their Adaptation Processes (Adaptation Cansu Aykan, Simge Büyükgümüş): Staj yaptıkları iki özel okulda sınıfa yeni katılan öğrencilerin yaşadıkları sorunları çözmek için öğretmenlere anket vermeyi ve ne tür sorunlarla karşılaşıp ne tür çözümler getirmeyi düşündüklerini planlayan ikili, Kültürel şok, Okul koşulları, Arkadaş ilişkileri ve Ailelerin sosyo-ekonomik koşullarına odaklanmışlar. Pilot çalışmayı biri devlet okulu olmak üzere 5 farklı okulda çalışan 50 öğretmenle gerçekleştiren ikili öğretmenlerin yeni gelen öğrenciyle yüzeysel değil daha derinden iletişim kurarak yakınlaştırma çalışmaları yapmalarını öngörüyor.

– Eğitime Ebeveyn İlgisi/ Parent Involvement in Education (Involvement=Development Ebru Demiral, Yasemin Gök): Gözlem derslerinde ailelerin okullarla gerekli iletişimi kurmadıklarını saptayan ikili bu konuda aile ve öğretmenlere anket verilip ardından gerekli seminerlerin verilmesini önerdi.

– Öğrenmenin Kalıcı olma sorunu/Permanent Learning Problem (Practice Şule Kalkan, F.Hazal Merhan): 2016 PISA sonuçlarından yola çıkan ikili uzun süreli/kalıcı öğrenmeyi neden gerçekleştiremediğimiz sorununa odaklandı. Eğitim sistemini ve ezberci eğitimi bu konuda en önemli neden olarak gören ekip; öğrencinin ve eğitim sisteminin eksik yönlerini sorguladı ve nedenleri büyük oranda sisteme, %42 oranında da öğrenci özelliklerine bağladı. Öneri olarak kalıcı öğrenmeyi başaran Köy Enstitüleri sisteminin yeniden hayata geçirilmesini, öğretmenlerin bu konuda hizmet içi eğitime alınmasını, üst düzey düşünme becerilerine ağırlık veren ders kitapları hazırlanmasını, sınıf yerine daha fazla laboratuvar açılmasını, proje tabanlı eğitimle öğrenmenin kalıcı yapılmasını, teknolojinin etkin kullanımını ve uygulamalı derslere önem verilmesini önerdi.

 Türkiyedeki Öğretmen Kalitesi/Teacher Quality in Turkey (Group KuTo Emine Kutay, Ebru Toka): Ülkemizde öğretmen olmak isteyenlerin girmesi gereken sınavlar: KPSS ve ÖABT. 2015 KPSS sınavında Eğitim Bilimleri alanında sorulan 80 soruya verilen ortalama doğru yanıt oranı %38.9 oldu. Bu durum Kuto ekibini öğretmen yetiştiren fakültelerin başarısını sorgulamaya yönlendirdi. Öncelikle Bakanlığın Öğretmen eğitimine ayırdığı bütçenin yetersizliğini vurguladılar. Bu sistemde yetişen öğrencilerin girdiği uluslararası sınavlarda da (PISA gibi) sonuçlar iyi değil. Bu sorunu tartışan ikili Öğretmen kalitesinin durumunu Eğitim sistemi, Yüreklendirme-Motivasyon, Değerlendirme sistemi(Teftiş) ve Bireysel özellikler olmak üzere dört ana nedene bağladı. Yaptıkları çözümleme Eğitim Sisteminin en önemli neden olduğunu belirleyince 15 sorudan oluşan bir anketi devlet okullarında çalışan öğretmenlere uygulamaya karar verdiler ve bu bağlamda önerilerini sıraladılar.

02 Grubunun En Başarılı Projeleri:

– Türkiye’deki Okullardaki Seminer Dönemlerinin Verimsizlik sorunu/ Unproductive Seminar Time for Teachers in Turkey (Education for Teachers Gizem Özkan, Gülhan Demirel): Haziran ve Eylül aylarında İlkokul, Ortaokul ve Lise öğretmenleri için düzenlenen seminerlerin çoğu okulda sadece imza atmak, günlük olaylar konusunda sohbet etmek ve cep telefonunda oyun oynamaktan öte gitmediğini belirten ikili sorunun Bakanlığın, Okul müdürlerinin ve öğretmenlerin tavırlarından kaynaklandığını düşünüyor. Bu konuda detaylı bir anket verilerek öğretmen ve idarecilerin görüşlerinin ve önerilerinin alınması gerektiğini vurgulayan ikili seminer süresince okunacak kitapların tartışmaya açılabileceği, bazı eğitim odaklı filmlerin izlenebileceği, yani içeriğin daha zevkli ve çağdaş yaklaşımlara uygun olabileceği konusunda hemfikir. Drama çalışmalarının iyi bir çalışma modeli olabileceğini belirterek birkaç oyun önerisini de projelerinde paylaşıyorlar.

– Köy Eğitim Müzesi / Village Educational Museum (VilEdMus Ogün Akay, Çağlar Faruk Bayraktar): “Okullarımızda verilen eğitim; donanım eksiği, yer kısıtı ve nitelikli öğretmen sıkıntısı nedenleriyle genelde kurama dayalı ve uygulamaya geçirilememekte. Gelişmiş ülkelere bakınca eğitimde daha interaktif uygulamaları görmekteyiz. Gelişmek için eğitim modelimizi değiştirip geçmişin başarılı bir uygulaması olan Köy Enstitüleri modelinden yararlanmalı; Köy Eğitim Müzesi yaklaşımını getirmeliyiz”, diyor ikili. Kuramsal bilgili uygulamaya dökememenin ana nedenlerini; sistem, ebeveyn, öğrenci, toplum ve öğretmen olarak belirleyen ikili sisteme odaklanıyor. Eğitim paydaşlarıyla mülakat yapmayı öneren ekip geçmişin güzel modeli Köy Enstitüleri hakkında bilgilendirici paylaşımların ve anketlerin de işe yarayacağını belirtiyor. Geliştirdikleri Müze Modelini projelerinde bulabilirsiniz.

– Fen eğitimine kadınların ilgisini çekememe sorunu/ Womenless in Science (Team T Derya Ak, Esra Yazıcı): Kariyer için fen bölümlerini neden az sayıda kadın öğrencinin seçtiğini merak eden ikili sorunun temeline iniyor. Ekonomik, sosyal, eğitimsel ve sistemle ilgili ana nedenleri araştıran ekip sosyal ve eğitimsel sorunların önemli olduğunu düşünüyor. Boğaziçi Üniversitesindeki beş kadın akademisyen ile mülakat yapan ikili neden bilim insanı olmaya karar verdiklerini, bu yolda ne tür sorunlarla karşılaştıklarını ve Fen Bölümlerindeki kadın öğrenci sayısının düşüp düşmediğini ilk ağızdan öğrenmeye çalışıyorlar. Fen ve bilim yaşamımızın önemli bir kısmını kaplarken neden kadın öğrencilerin bu alana yönelmedikleri konusunda detaylı çalışmalar yapılıp, ülkemizi ancak bu yolla gelişmiş ülkelerle yarışabilecek bir konuma getirebileceğimizi vurguluyorlar.

– Okullardaki Çocuğa şiddet olaylarının yaygınlaşması/ Prevelance of Child Abuse in Turkish Schools (Stop For Future Aycem Kırbıyık, Özgün Adebali): Son yıllarda okullarda son derece yaygın olarak görülmeye başlayan çocuğa şiddet ve cinsel istismar sorunu üzerinde çalışan ikili; çocukların geleceğimiz olduğunu, parlak bir gelecek istiyorsak onların başarılı ve mutlu bireyler olarak yetiştirilmeleri gerektiğini vurguluyor. Yaptıkları Alan taraması sonucunda şiddetin çocukta travma yarattığını, tacize uğrayanların kurban değil suçlu olarak algılandığı bazı vakalar nedeniyle çocukların sessiz kalmayı seçtiklerini ve onları bu duygudan kurtarmak için neler yapılabileceğini öneriyorlar. Sorunun ana nedenleri; Yasal boşluklar, suçlunun özellikleri, toplum ve aile olarak belirleniyor. Taciz vakalarını derinlemesine inceleme amaçlı detaylı bir anket ve kurbanların aileleriyle röportajı gelecekte yapılması gereken iş olarak saptayıp çözüm yolu olarak da hem kurban ve hem de suçlunun tedavi edilmesi gerektiğini, ailelere ve çocuklara gereken eğitimin verilmesi gerektiğini vurguladılar. Sivil toplumun da bu konuda daha etkin olması gerektiği öneriler arasındaydı.

– Öğrencilerin Kimya Dersini Daha iyi anlamasını sağlama/ Enhancing Students’ Chemistry Understanding (Undertech_Merve Ayaz, Ecem Büşra Sulh): Staj dersleri sırasında öğrencilerin kimya ile ilgili kavramları anlamada zorluk çektikleri için kimya dersine olan ilgilerini kaybettiklerini düşünen ikili sorunun öğrenciden, sistemden, öğrenme ortamı ve öğretmenden kaynaklandığını düşündüler. Öğretmenin sınıfta teknoloji kullanması ile öğrenme arasındaki ilişkiye odaklandılar. Johnston’ın (1990) Üçgeninden yola çıkarak kimya dersinin Makro, Mikro ve Sembolik düzeylerde paylaşımı için teknolojiyi kullanmak öğrencilerin konuya odaklanmasına neden olacaktı. Araştırmalar multimedya kullanımının öğrencilerde mental resimlemeyi geliştirdiğini belirttiler. Özel okullarda çalışan 20 öğretmene anket uyguladılar. Öğretmenlerin %10’u teknoloji kullanıyordu ve %13’ü bu konuda hizmet içi eğitim almıştı. Bu konunun öğrenci motivasyonunu arttırdığı kendilerine söylendiğinde ise teknolojiyi kullanırım diye yanıtlayanlar %10, bazen kullanırım diyenler %58, nadiren ya da hiç kullanmam diyenlerin oranı ise; %31 idi. Hizmet içi eğitimi gerekli gören ikili, IB programının teknolojiyi nasıl sınıfa sokarım konusunda önemli bir etken olduğunu da vurguladı.

– Araştırma-Odaklı Ders işleme konusundaki isteksizlik/ Unwillingness about the use of Inquiry-Based Instruction (Scientist Students F.Selenay Öngiden, Kübra Ekşioğlu): Öğretmenlerin araştırmaya dayalı (Inquiry-Based) işlemesi gereken Fen derslerini bu yöntemi kullanmadan yürüttüklerini düşünen ekip, yeni yetişen öğretmen adayları bu konuda eğitim alırken sistemdeki mevcut öğretmenlerin bu yöntemi neden fazla kullanılmadıkları konusunu araştırmaya karar verdi. Mesleki gelişim konusunda son yaklaşımlar Fen derslerinin araştırmaya odaklı işlenmesini göstermekte. 2012 ve 2014 tarihli kaynakları paylaşan ikili nedenin; sistem, öğretmen, çevre ve öğrenciden kaynaklandığını ama çözümün öğretmene bağlı olduğunu belirttiler. Öğretmenlerle röportaj, anket ve gözleme dayalı veri toplamayı düşünen ekip önerilerini projelerinde detaylı bir şekilde paylaştılar.

– Matematik dersinde Akran Öğrenmesi/Peer learning in Maths (Peer Learners Miray Kaptan, Nurdan Turan): Öğretmenlerin Matematik derslerinde akran öğrenmesine yönelmedikleri konusunda çalışan ikili, Sınav odaklı yarışmacı sınıf ortamı, öğretmenin öğretme yöntemi, öğrencilerin özellikleri, müfredat yükü, sınıfın yapısı ve sınırlı zaman gibi nedenlerle bu sorunun yaşandığını, çözümün öğretmende olduğunu vurguladılar. Anket, gözlem ve mülakat gibi araçlarla veri toplamaya karar verip yeniden yapılanmanın önemini vurguladılar.

– Türkiye’de Atanma sonrası öğretmen performansı/ Teacher Performance after Appointment (Quality Pushers Emine Safi, Emine Beyza Can): Devlet okullarına ataması yapılan öğretmenlerin performansında bariz bir düşüş olduğunu ve bu durumun öğrencinin derse olan ilgisini ve eğitimin kalitesini etkilediğini düşünen ikili; iki öğretmenin “ikili/eşli” çalışmalar yapıp birbirine destek vermesiyle sorunun çözülebileceğini belirttiler. Düşük maaştan kaynaklanan motivasyon eksikliğini, önemsiz görülmekten denetlenmediklerini, atılma korkusu olmadığı için kendilerini garantide gördüklerini, tatminsizliğin sebep olduğu bedbinliğin ana nedenler olduğunu belirleyen ekip 9 sorudan oluşan anketi öğretmenlere vermeyi planladı. Mesleklerinin toplumda önemsenmediği ve kendilerinin değersiz olduğunu düşünmeyle oluşan performans düşüklüğü konusunda çalışmalarını sürdürecek olan ekip projelerinde önerilerini de paylaştılar.

– Türkiye’deki Öğretmen Eğitimi Sisteminin Yarattığı Sorunlar/ Problems of Teacher Training System in Turkey (Group SürEr Nur Şenel Sürüç, Serpil Eren): “Niye tam donanımlı öğretmenler yetiştiremiyoruz?” sorununa odaklanan ikili, öğretmen adaylarının mezuniyet öncesinde gerçek sınıf ortamlarında gereğince pişmeleri gerektiğini vurguluyorlar. “Teoride; teoriyle uygulama aynı şeyi söylerken uygulamada öyle olmadığını” anlamanın öneminden söz ediyorlar. Öğretmen yetiştiren programların, öğretmenlerin bireysel özelliklerinin, sistemle ilgili konuların ve öğretmen adaylarının özelliklerinin farklılıklarını ana nedenler olarak vurgulayarak sorunun öğretmen eğitiminin iyileştirilmesiyle düzeleceğini belirtiyorlar. Pilot çalışmayı Boğaziçi Üniversitesinden on öğretim görevlisi ve on öğretmen adayı ile yapan ekip farklı üniversitelerin eğitim fakülteleri arasındaki nitelik farkının da önemine dikkat çekiyorlar. Ayrıca staj döneminin uzatılması gerektiğini de belirtiyorlar.

– Türk öğrenciler neden kitap okumuyor?/Why don’t Turkish Students read books? (Page Turners Hilay Merve Özmen, Zeynep Adalı): Türk öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığının önemli bir sorun olduğunu, PİSA sonuçlarının da bunu kanıtladığını düşünen ikili nedenlerin ne olduğu, bunların nasıl çözümleneceği ve her öğrencinin gelecekte nasıl birer “Kitap Sayfası çeviren kişi”ye dönüşebileceğini projeleştirdiler. Eğitim sisteminin, öğrenciden, aileden ve medyadan kaynaklanan nedenlerle öğrencilerin okumayı sevmediğini belirtip 20 ortaokul, 20 lise ve 20 üniversite öğrencisine anket uyguladılar. İlerde 10 aileyle de mülakat yapmayı hedefleyen ekip aileden ve okuldan gelen olumlu yönlendirmelerle öğrencilere okuma aşkının geliştirilebileceğini belirttiler.
BARIŞ ODAKLI ÜNİVERSİTE PROJELERİ / PEACE-FOCUSED, UNIVERSITY PROJECTS:

– Kocaeli Üniversitesi, Eğitim Fakültesi (Barışçıl Lotus- Seda Avcı, Elif Gündüz) (En Başarılı “Barış” Projesi)
Barış çocuklara nasıl öğretilir? /How to Teach “Peace” to Chldren?: “Dünyanın şuan en çok ihtiyaç duyduğu ‘barış’ her zaman olduğu gibi çocuklarla başlar. Çocukların eğitiminde öğretmenin rolü çok büyüktür. Bu sebeple barışın yayılmasının en etkili rolü öğretmenlerin oynayacağına inanıyoruz” diyen ikili sistem, müfredat, aile ve öğretmenin bu konuda ana nedenler olduğunu vurguluyor. Öğretmenin gereğince bu alanda eğitim almasına inanan ekip idareden aldıkları destek ve izinle komşu bir İlkokulda Barışla ilgili bir uygulama yapıyor, ön ve son-test yardımıyla başarılarını belirliyorlar. Daha fazla bilgi için: http://bariscillotus.wordpress.com

– Karadeniz Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi (Fair Players Sefa Enes Özçam, Rumeysa Balkan) (İkinci En Başarılı “Barış” Projesi)
Sporda Centilmenlik/Fair Play: Sporun bütünleştirici etkisinin azalarak ayrıştırıcı bir hal alması konusundan yola çıkarak Centilmenliğe (fairplay) odaklı yeni kuşaklar yetiştirmenin gerekliliğine inanan ekip, alan taraması, toplum gözlemi ve spor kompleksleri ziyaretlerinden sonra Sporda centilmen olamamanın ana nedenlerini; Sistem, İnsan, Finansman ve Medya olarak belirledi. İnsan faktörünün önemli olduğunu düşünerek centilmenliği öğretebileceklerine ve toplumun spor algısını değiştirme fikrine odaklandı. Bu konuda Trabzonspor Kulüp yöneticileri ve taraftar dernekleriyle işbirliği yapan ekip esas çalışmasını gelecek yıl yapmaya karar verdi. Daha fazla bilgi: https://ozcamsefa9.wixsite.com/fairplayers

ULUSLARARASI PROJE/OVERSEAS PROJECT:
Sri Lanka, Puttalam Zahira College (Hawk Eyes S.A.F. Shamha Nahdha, M.R.Risdha Farwin, R.Rasnas, M.N.Najla Hashmin, M.M.F. Ayasha, S.A.A. Nafry Shiham) (The Champion International ICT Seagulls Project)
Innovative Alternative Program Development in Educational System: İki farklı sınıfta iki farklı uygulama yaparak eski eğitim modeli (Karatahtalı sınıf) ile Modern Derslikte (Projektör ve Bilgisayar ile) eğitim yapan ekip modernize edilmiş derslikte çalışan öğrencilerin daha aktif ve başarılı olduğunu saptadı. Yapılan uygulama konusunda öğretmen ve velilere anket uygulandı. Daha fazla bilgi için:
http://hawk-eyes-alternative.simplesite.com

Dr. Hayal KÖKSAL
Proje Tasarımcısı ve Genel Koordinatörü
WCTQEE Türkiye Genel Direktörü
YİMEDER Kurucu Başkanı
www.bilisimcimartilar.com
www.hayalkoksal.com
0 532 373 84 87
[email protected]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
lütfen isminizi buraya girin